“Ben her şeyi bilirim” edası…

Yaşamınızda bu türle sık sık karşılamışsınızdır. Hem akıl sorarlar hem de yine bildiğini okurlar...
Yaşamınızda bu türle sık sık karşılamışsınızdır. Hem akıl sorarlar hem de yine bildiğini okurlar...

Eğer soruyorsan en azından bazı düşüncelere katılır ve uygularsın... Her şeyi bildiğine inanıyorsan o zaman sormayacaksın kardeşim...

Öğretmek söz konusu olduğunda, hemen öğretmenler (ve tabi ki kendim) aklıma gelir. Bu sıkıntıları en çok ÖĞRETMENLER yaşamıştır inanın.

Öğrenmek istemeyen, bu konuda ayak direyen, inat eden, sabit fikirlilerle çok karşılaşmışlardır...

Şu anda bu yazıyı okuyan pek çok öğretmenimin kafasını salladığını görür gibiyim...

Toplumlarda BİLMEDİĞİNİ BİLMEYEN o kadar çok insan var ki!
Okumuş cahil misali...

Oysa gelişmenin ve ilerlemenin tek yolu neleri bilmediğimizi fark etmek ve eksiğimizi severek tamamlamaktır...

Hani halk arasında pek sık tekrarlanan bir öykü vardır:
' Deneyimli kadın, yeni evlenen komşusuna incitmeden öğretmek adına, her gün yapacağı yemeği tarif edermiş.

Yarın fasulye pişireceğim. Fasulyeleri geceden ıslatırım.... diye başlarmış anlatmaya...Taze gelin de, o anlatırken hep BİLİRİM BİLİRİM dermiş.

Bir gün kadının canı sıkılmış, ' Dur ben sana bir oyun oynayayım da gör...' demiş.

Yaprak dolmasını nasıl yaptığını anlatmış... Anlatmış ama en sonunda da yaprakları iplikle bağladığını da eklemiş... Sonuç malum... Gelin sofraya iplikli dolmalar koymuş...

İnsanoğlu, öğrenmeyi sevmeli... Çocuk yaşlarda başlar bu eğitim.

Ne iş yaparsanız yapın, onu keyifle, neşeyle, mutlulukla yapın... Ki sizi gören çocuklarınız da aynı keyfi tatsın...

Bence en büyük erdem neleri bilmediğinizi kabul etmek ve hemen öğrenmeye başlamaktır...

Öğrendikçe hayatın içinde yer alırsınız, dışlanmazsınız...

Sevgiyle kalın...

EVREN

meleklere yaraşır zekaların
suskun ışığı...

bedensel sevginin
imgeye dönüşen tutukluluk hali
sözcüklerin büyüsü...

kaç bahar geçti üstünden
gün batımlarının...

sen
ellerinsiz düşünemezsin ki!

evren konuşkandır
şayet
onu okumayı bilirsen...

Ayşe TURAL

BİR KENTİ YAŞAMAK…

Yaşadığım yerleri hep sevmişimdir. Bilirim ki, bir yeri sevmekle başlar her şey… Sevdiniz mi gerisi tamam…

İnsanını, sokağını, ağacını hatta çöpünü bile seversiniz o zaman…

SEVMEK KOŞULSUZDUR çünkü … Koşulladığınız anda sevgi, çıkara dayanır veeee gitgide azalır…

Bir kenti yaşamak kısa bir zaman dilimine sığmaz elbette…

Havasını koklayacaksınız…
Suyunu içeceksiniz…
Hem de kana kana…

Sonra mı?
Sonra sokaklarını arşınlayacaksınız…
Sıcağında, yağmurunda, çamurunda…

DOLUNAY ÇİÇEKLERİ

büyü çiçek gibi
sevgi tarlalarında
boy atsın ekinler...

evreni kucaklasın
gözbebeklerinin ışıltısı...

BARIŞ türküleri öğret
acımasız yüreklere...

taç olsun başına
dolunay çiçekleri...

Ayşe TURAL

BALIK EKMEKLERİNİZ HAZIR

🐠🐠🐠🐠🐠

Kendimi ayçiçeği tarlasının 🌻🌻🌻
çiftçisi gibi hissediyorum bazen...

Hayatın güllük gülistanlık olmadığının o kadar farkındayım ki!

Pollyannacılık oynuyorum; onu da biliyorum. Hatta hepinizi bu oyuna çekiyorum.

Çocuklarına balık yediremeyen annenin, bayat ekmekleri yumurtaya bulayıp kızartması gibi, “ Haydi çocuklar balık- ekmekleriniz hazır!” diye sofraya çağıran anneye benzediğimi de biliyorum. 😥

Hayatın sıkıcı, bunaltıcı anlarından sizi kaçırmaya çalışıyorum. Zaten siz bunları biliyorsunuz, birebir yaşıyorsunuz. Bir de ben, üstüne TUZ ekmeyeyim, diyorum. Yaralarınız daha çok acımasın.

UMUT bizi hayata bağlayandır. YARINLARa koşmamızı sağlayandır.

Oturup beklemek yerine kalkıp koşmamızı,
SEVGİye sarılmamızı,
GÜZEL GÜNLERİ GÖRECEĞİMİZE inancımızı tazeler.

Güzel duyguları yüreklerinize sağlam ekmeliyim.

Herkesin bildiğini, hissettiğini yazsam UMUT, buhar olup uçuverir. 😥

Haydi şimdi, bu sabah doğan GÜNEŞe
dön yüzünü...

YENİ GÜN HOŞ GELDİN, diye haykır var gücünle...

HOŞ GELDİN...
Umudu, sevgiyi, güzellikleri getirdin bana...
Şükürler olsun...🙏🙏🙏

OLSANIZ/ OLUVERSENİZ

hani benim için
hatırım için
bu akşam
nisan olsanız, diyorum
oluverseniz...

taksanız/ takıştırsanız
kırmızı rujlar sürseniz
bahar gibi açılıp saçılsanız hani...

gelmeleriniz/ gitmeleriniz
küstüm çiçekleri gibi
nazınız niyazınız olsa...

benim için
güzel hatırım için
kasım ya da aralık olsanız
oluverseniz...

güz yaprakları misali
süzülse gözyaşlarınız
dökülse ellerinize...

bir gece vakti
ipeklere sarınsanız
inerken merdivenlerde
gül kokunuz kalsa
diyorum...

sizi uğurlarken geçmişe
elvedalarınızda
iç çekişlerinizde
ben de olsam, diyorum...

Ayşe TURAL

KENDİMİZE YABANCIYIZ...

Kendimize yabancıyız mı dedim. Evet hem de çoook... Kendimizi bir iyice tanımadan, başkaları için ahkam kesmeye (hüküm vermek) başlarız.

Bana, özellikle röportajlarda ' Kendinizi tanıtır mısınız?' sorusu zor gelir. Doğduğunuz yer, okuduğunuz okullar, eserleriniz, neler yaptığınız?

Oysa ben bu değilim ki!

Ben nelerden hoşlanırım?
Nelere kızarım?
Alışkanlıklarım nelerdir?
Biriyle olduğumda nasıl biriyim?

Pek çok insan maskeleriyle dolaşırken, olduğum gibi olabiliyorsam işte o BENim...
Siz kendinizi ne kadar tanıyorsunuz?

SICACIKSIN

rıhtımlarda
yaz aşkları serilmiş...
sardunyalar pencerelerde
guguk kuşları
müjdesinde günün...

aşkımı dalgalara bıraktım
martılar çığlık çığlık...
özlemin kalbimde

sen
yaz akşamları kadar
sıcacıksın içimde...

Ayşe Tural

GÜZELLİK YÜREKTEN GELMELİ

Eve yakın markete hemen her gün uğrarım... Çalışanlarla da aram iyidir... İsimlerini öğrenir, biraz sohbet ederim.

Geçenlerde yeni bir eleman başladı... İşi öğrenmeye bu kadar meraklı olanını görmedim... Gerçekten...

Adını soruyorum... AYŞE... Adaşız yani...

Acelem var, şunları bana getirebilir misin, diyorum...

Elbette efendim, seve seve... Başka bir arzunuz var mı, diye soruyor...

Dallarda şakıyan serçelere benziyor... Hep gülümsüyor..

Ne isteseniz koşa koşa bulup getiriyor... Kocaman iri kara gözleri, omuzlarına dökülen saçlarıyla ' Sevin beni' der gibi...

Bugün bakıyorum kasada oturuyor... İşi kaptı demek ki!
Nasıl seviniyorum, bilseniz...

Beni görünce: A siz miydiniz? Işığınızdan gözüm kamaştı! diyerek yerinden kalkıyor...

Olamaz diyorum...
Bazı sözler öğretilmez... Ezberlenmez...
Güzellik yürekten gelince bambaşka oluyor...

Gençlerle ilgili umutlarım büyüyor... Büyüyor...
Tüm evreni kaplıyor...

Güzel gün dileklerimle...

UMUDA YOLCULUK

Dokunulmamış sevgiler
İnci çiçeği gibi
Deniz dibinde
Midye sedefi bir yürek
Açar açmaz
Güneşe gülümseyen papatya…

İçimin ırmağında bir serseri mayın
Geceye inat yanıp sönen ateş böceği...
Umutlarım gökyüzünde uçurtma
Çoğalmanın coşkusu yüreklerde…

Dinle bak
Ruhum Girne akşamlarını
Soluyor derinden derine
Erguvan renkli suda Haşim
Geçmiş zamanları dinliyor…

Yaşamın sarhoşluğunda
Bin bir renk bin bir koku
Yüreğim
Filizkıran fırtınalarından uzak
Yamalarımı bir iyice saklayıp
Sığınmış limanına hüzünlü gözlerim…

Akşamlardan herhangi bir akşam işte
İçimde dünden kalma şaşkın bir telaş
Bir/ yeniden bulma/ sevinci sanki
Kaybedilenlerin yerine…

Gecenin mavisinde buğulu dolunay
Umuda uğurluyor beni
Aydınlık yarınlara…

Ayşe Tural

SEVGİ DOLU ZAMANLARA YÜRÜMELİ İNSAN...

Sahip olduklarımızın farkına varıp şükredebilmek güzel bir duygudur.

Bizi sakinleştirir…
Mutlandırır…
Günlük hayhuy içinde kıskançlıklarımızı önler…

HAYAT,
küçük didişmelerle, kendimizi yiyip bitirmelerle geçmez.

En doğrusu dingin (huzurlu) nefes alışlarla, birlik ve dayanışma içinde, sevgi dolu zamanlara yürümeli insan...

AVUNAMAM

bir ince sızı
incelir akar yüreğime
damla damla...

şarkılardaki o ince tını
alır da götürür beni
ta uzaklara...

ne etsem
ne eylesem
avunamam...

sensizlik
bir başka koyar
unufak olur
kırılır yüreğim
incinir en ince
yerinden
en
ince....

Ayşe Tural

GÜNE GÜLÜMSEMELİ İNSAN...

Bazı günleriniz vardır: Sanki dünya yıkılmış ve siz altında kalmış gibi hissedersiniz...

Suratınız asık, kaşlarınız çatılmış mı?
Her zamankinden daha mı bezginsiniz?
Rutin işler sıkıcı mı gelmeye başlamış?

Öyleyse hemen önleminizi alın… Unutmayın sonbahar geldi.

Önce karma vitaminlerle gücünüze takviye yapın… Ardından kendinize özel zamanlar ayırın… Bu yarım saat bile olsa, gücünüze güç katacaktır.

Küçük bebeğinizi uyutunca kendinize keyifli bir banyo hazırlayın… Müzik açın… Gözlerinizi kapatıp kendinizi başka yerde hayal edin…

Yeni bir iki giysi satın alın… Özenle makyaj yapın… Bir yere gitmeniz gerekmez, kendiniz için süslenin…

Mümkünse en sevdiğiniz arkadaşınıza içinizden geçenleri anlatın… Rahatlayın…

Yeni güne gülümseyerek uyanmayı deneyin… 💖🎼💖

Göreceksiniz kendinizi çok daha iyi hissedeceksiniz…

ŞİİR OLUYOR
tan ağarırken
gün yaprağa değiyor
gülümsüyor çiçek
günaydına duruyor evren
şiir oluveriyor...
bir kırlangıç kanadı
ansızın dokununca buluta
nisan yağmurları yağıyor
ebemkuşaklarınca
gönlüm şiire boyanıyor...
bakışların dokununca tenime
al basıyor yanaklarımı
deli gibi çarpıyor kalbim
aşkınla sarhoş ruhum
derinden derine şiir kokuyor...

Ayşe TURAL

Bu haber 158 defa okunmuştur

:

:

:

: