Öğrenmeyi istemek gerek...

Öğrenmek için okumak, araştırmak, incelemek ve farkındalığımızı artırmak gerek...
Öğrenmek için okumak, araştırmak, incelemek ve farkındalığımızı artırmak gerek... Bunu seve seve haz alarak, keyifle yapmak o kadar önemli ki! Bence yaşamın öğretisi en çok da kitaplarda gizli... Biliyorum sizler de benim gibi düşünüyorsunuz...

Sizi çok etkileyen bir kitabı düşünün... Aradan geçen yıllara rağmen hala belleğinizin bir yerlerinde taptaze duran bölümleri yok mu?

Başarmak, hepimizin hedefleri arasındadır. Başarıda en önemli etken de BİLGİdir.

Yaşamda hedefler belirler ve yürürüz. Hedef için gereken çaba da elbette akılcı olmalı, tıpkı haritadaki gibi yollar belirlenebilmelidir...

Öğrenmekten ne kadar keyif alırsak, yaşama bakış açımız da o oranda gelişecektir. Bu da bizi daha olumlu ve pozitif yapacaktır...

Sonuçta, kendine güvenen, cesur bir insan oluruz. Çünkü BİLGİ güçtür. Güç de enerji verir... İşte o zaman ne kadar kolay mutlu olduğumuzu fark edeceğiz...

Öğrenmeyi, hayatın her evresine yayabiliriz... Onun sayesinde kendimize olan güvenimiz artacak, konuşmamız güzelleşecek, kendimizi ifade etmemiz kolaylaşacaktır...

Bir önemli nokta daha var elbette... Bu sayede gerçekten değer vermemiz gereken konulardan seçmeler yapabileceğiz. Gereksiz şeylere kafa yormak yerine omuz silkip geçebileceğiz...

Bence OMUZ SİLKMEK de bir cesaret işidir... Gerçekten huzur denilen büyülü zamana katkı koyar...

Sözün kısası öğrendikçe YAŞAMI YENİ BAŞTAN KEŞFEDİP, onu daha çok SEVECEĞİZ...

BEKLEYİŞ

Umudun ışıtsın gözlerimi
Kaldır aramızdaki soru işaretlerini
Umutla beslenirim ancak...
İçimdeki kuşkuların
Yamasını sök artık...
Güzelce bir akşamı paylaşmalıyız seninle...
Hatırla....
İlk yaz serinliği
Karıştırıyor saçlarımı
Gözlerin geziniyor yüzümde...

Bir kuş sesi duyuyorum
Sevgin kanat çırpıyor yüreğimde....
Ayşe TURAL

AKIL PAZARI

Her zaman yaşamımızı gözden geçirmeliyiz… Yaptıklarımız, yapamadıklarımız… Eksiklerimiz, fazlalıklarımız…

Törpülemeliyiz aşırılıklarımızı… Yaşamda deneyim kazandıkça OLGUNLAŞIRIZ…

Rahmetli anneannem “ Sokma akıldan akıl olmaz…” derdi.

Yine de bizler, zaman zaman başkalarından olumlu akıllar almalıyız, derim ben…

Hemen aklınıza öyküsü gelmiştir… Hani herkes aklını pazara çıkarmış da ama yine kendi akıllarını beğenip satın almışlar...

SONBAHAR

YAPRAK aslında veda eder sonbaharda,
pervasızca ayrılırken ağaca...

Özgürlüğe koşar gibi danseder giderken...

Yaprağa sormalı, tutsaklığından kurtulmak nasıl bir şey...

Ayşe TURAL
🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁

GELECEKSEN

geleceksen
güneşli bir bahar sabahı
deniz maviye, yaprak yeşile dönerken
serçeler de tam su içerken
bir eski zaman hikayesiyle çıkagel...

geleceksen
öğle sıcağı Mesarya'yı kavururken
saçlarımın gölgesine sığınmaya
en güzel gülüşlerinle
sıcacık öpüşlerinle hemen gel...

geleceksen
güz ikindileri yürürken akşama
gülümseyen bakışlarınla
içimin aydınlığına
ruhunun sessizliğini katarak gel...

geleceksen
ay büyürken bir gece yarısı
yakamozlanırken deniz
içim kumsalına koşarken alev alev
sevdadan yana her ne varsa
topla da gel...
Ayşe TURAL

ELVEDALAR CAN YAKAR

Şarkılar vardır, dizelerinde geç kalışları anlatır...

SEN BANA GEÇ KALDIN... BEN SANA ERKEN (geldim)...

' Bir bahar akşamı rastladım size/ sevinçli bir telaş içindeydiniz/ derinden bakınca gözlerinize/ neden başınızı öne eğdiniz/ daha önceleri nerelerdeydiniz...'

Filmlerde de böyle rastlantılar anlatılır...
Gelirsiniz...
Gelirsiniz de limandan gemiler ayrılmıştır; hem de az önce...

Ya da tam birine rastlarsınız: ne kadar SİZ gibidir... ne kadar size benzer... ama geç kalmıştır... Ya da siz erkensinizdir ona...

Yaşam ne erken gelişlere çare bulur ne de geç kalışlara... Elden bir şey gelmez...

Yazıklanmalar işe yaramaz... Başınızı eğip kendi yolunuza gitmekten başka çareniz yoktur... Öyle de yaparsınız zaten...
ELVEDA...

MUTLULUK BU OLMALI

balkona çıkıp
Beşparmaklar'a bakıyorum...
gözlerimi kapatınca
güneş geziniyor yüzümde,
pencerede gülümseyen hercailer...

bir güvercin havalanıyor
havuzun kenarından
bir serçe taşıyor gagasında
yaşamın tohumunu...

uzakta bir çocuk
kahkaha atıyor...
MUTLULUK bu olmalı, diyorum...

AYŞE TURAL

SABAH

Sabah uyandığımızda başlıyor HAYAT...

Uyanıp esnememiz için doğuyor GÜNEŞ...

GÖKYÜZÜ yaşama çağırıyor...
Bizi yeni güne hazırlıyor...

GÜNAYDIN diyeceğimiz insanlar oluyor etrafımızda...

Gün eksilmiyor hayatımızdan...

Inadına yeni bir GÜN ekleniyor

YAŞAMAK için,
KAHKAHA atmak için,
SEVMEK için...

GÜZ

İç çekişleriyle penceremde
Bir çift kumru özlemiyle güz...

Bulutlar inadına
Güneşi saklıyor bencil bakışlardan
Kirpiklerimin ucunda sen...

Zamanın dolunayında
Neden saçların mavi?

Yağan yağmur damlası
Ulaştı yasemine
'Ne olur! Kucağında tut beni...'

Yazın turuncu ipeği
Solalı çok oldu...

Saman sarısı saatlere dönüştü
EYLÜL ellerinde...

Ayşe TURAL

🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁🍁

İÇİMDEKİ YALNIZLIK

Ben yeni günün, günün doğuşu ile başladığına inanırım nedense...

Gece yarısı, günün diğer dilimine geçiştir oysa... Dışarda yıldızlı, aylı bir gece var... Kıyıda köşede birkaç dilim de bulut... Lacivert gökyüzü muhteşem görünüyor...

Hafiften gece esintisi ağaçların yapraklarını hışırdatıyor...

Kıbrıs'ın ikinci baharı başlar neredeyse... Havalar serinleyip ara ara yağmurlar düşmeye başlayınca; doğa, ağaçlar, çiçekler daha bir canlanır, uyuşukluklarından silkinir, adeta neşelenirler...

Yeni baştan çiçeğe dururlar, gelin gibi süslenirler... Ben her zaman bu baharlara VURGUNUMdur...

Yalnızlığı çok seviyorum ben... Ona bayılıyorum adeta... Orası benim mutluluk ülkem... Orada saltanat süren benim. Benim iznim olmadan oraya kimse adım atamaz.

Bazen küçük bir gezgin, bazen maceracı bir çocuk olurum... Yalnızlığın gizemli bahçelerinde dolaşmaya bayılırım... Ruhumu, kendimi tanırım. Bir sürü sorular sorar, yanıtlar ararım...

Ardından artık dış dünyaya çıkabilirim... Perde arkasında işim bitti...

Hayat sahnesinde kendim için seçtiğim rolü, en güzel şekliyle, mükemmel oynamalıyım.

Yaşamımı, kendi felsefeme uygun kararlarla yürütmeliyim. Umutsuzluğa düşmeden, gerekirse tökezleyerek ama asla BIKMADAN, USANMADAN, ÖFLEYİP PÜFLEMEDEN... Bana yakışan şekilde, onurlu, gururlu, dimdik ayakta...

Ben yakınmayı sevmiyorum... Mızmızlanmayı da... Kendime yakıştıramıyorum çünkü...

İnsan ONURLU davranmalı her zaman, her koşulda... Zayıflığınızı ilan ettikçe zayıf olursunuz çünkü... İnanın çoğu insan sizi çaresiz görmeye bayılır... Unutmayın kendinizi güçlü hissettikçe daha güçlü olursunuz...

Yaşadığım sürece yapacak çoook işim var...

YAŞAMA DÖRT ELLE SARILIŞIM, onu ÇOK SEVİŞİM BOŞUNA DEĞİL...

Siz de öyle yapın. Başınızı kaşımaya zaman bulmayanlardan olursanız, inanın çok mutlu olursunuz... Hem de kolay mutlu olursunuz...

' Boşuna değil çırpınışlar, boşuna değil haykırışlar
yaşamak bu kadar güzelken...'

' Yaşama biraz kulak verin ne olur...
Onda harika melodiler bulacaksınız...'

GÜNAYDINIM

günaydınım
günler aydınım...
yüzü güzelim
ipeğim
tezgahlarda saçı dokunanım...

ışığım
gün ışığım
güz ışığım
aşığım...
parlağım, yanardönerim...

ayım
ay ışığım...
dolunayım
döne dolana
aşkına yandığım...

günüm gecem
dünüm bugünüm...
gecemin beyazı
günümün karası
iki gözüm...

günaydınım
günü aydınım...
yoluna
yer ile yeksan olduğum...
Ayşe TURAL

HOŞ GELDİN HAZAN...
HOŞ GELDİN HÜZÜN...

Nedense hüznün mevsimi gibi gelir bana sonbahar...Bir o kadar da çok severim hani... Bana yakışır...Şiirime yakışır...

Havalar serinlemeye başladı bile...Günler kısaldı... Güneş battıktan sonra içimiz ürperiyor... Beşparmaklar'ın başı dumanlı artık...

Akşam üstleri sırtımıza ince bir şal alır olduk... Ağaçlar yavaş yavaş sararan yapraklarını dökmeye başladı... Her rüzgar esişinde cemilenin pembe beyaz çiçekleri öteye beriye savruluyor...

Rüzgarın soluğu da hırçınlaştı sanki...Ara sıra minik bir bulut pıtır pıtır akıtıveriyor gözyaşlarını...

Hele hele ekim yağmurlarının kokusu da duyuldu mu, artık sıcacık odalara doluşmaya başlarız...
Daha bir yakınlaşırız...

Dışa açılan kapılarımız içe açılmaya başlar... Yakınlaştıkça yüreklerimiz de ısınır... Sofralarda sıcacık çorbaların buğusunda ne de mutlu oluruz...

Hoş geldin hazan... Hoş geldin hüzün... Ömrümüz olmalı da yeniden yeniden yaşamalı tüm mevsimleri...


HÜZÜN

gözlerinden
düşlerime inciler düşüyor...

hüzün
bir denizin adıdır
ve
onu kimsecikler bilmez...
Ayşe TURAL

ANNE OLMAK...

ANNE sözünün çağrıştırdıkları sayfalara sığmaz elbette…

KADINsanız,
anneyseniz,
kendi annenizi,
ancak kendiniz anne olduğunuzda daha iyi anlıyorsunuz…

Kapıdan çıkarken “ Sırtına bir şey al…”diye seslenen annenin kızı, kendi çocuğuna bakar önce, aman o üşümesin diye… Herkes kendi yavrusunu düşünür…

Annenizin sizin için endişelerini, gözünüzün içine bakışını, her şeyini sizin için fedaya hazır oluşunu işte tam da o zaman anlıyorsunuz… Anne olduğunuz zaman…

Ara sıra arkamıza bakmakta da fayda var elbette… Anne ve babalarımıza yani…

Ömürleri özveriyle geçen, artık yorgun yürekler ve yorgun bedenler…

Sadece bizden tatlı bir çift söz ve gülümseme bekleyen büyüklerimiz… Onlar bizi gördükçe mutlanırlar…

GÖZLERİMİ KAPATINCA

gözlerimi kapatınca ben
düşlerime konuk oluyorsun sen...

sevgilerinden
kır çiçekleri deriyorum
kucaklar dolusu...
bir yağmurunda ıslanıyorum çisi çisi...
bir güneşinde ısınıyor yüreğim.
inanki seni çok seviyorum....
Ayşe TURAL

BORALAR...
FIRTINALAR...

Zaman zaman hayatın hiç de adil olmadığını düşünürüm...

Adalet var mı ki! dediğinizi duyar gibiyim...

Bir yerlerde açlıktan ölen insanlar/ diğer yanda büyük bir han-ı iştiha ile patlayıncaya kadar yiyenler...

Derme çatma evlerde oturup bir kasırga ile onu da kaybedenler/ diğer yanda saraylarda oturup can sıkıntısından patlayanlar...

Yoklukla terbiye edilenler/ sahip olduklarının farkına varmadan birbirleriyle didişip hayatı kendilerine zindan edenler...

Neyse ki ORTA DİREK olanlar var da insanın içine biraz su serpiyor...

Var Git Başımdan Eylül

var git başımdan eylül
var git...
sustur şu hüzünlü şarkıları
nihavendler çalmasın...

nerden çıktı şu deli rüzgar
yüzümü kırbaçlayan yağmur
yüreğimi donduran tipi...

eylül
var git başımdan
yaslar
ayrılıklar istemiyorum artık
sustur geceyarısı baykuşlarını
tünemesin bacalarıma...

Ayşe Tural

SAĞLIKLI, MUTLU VE HUZUR DOLU BİR HAFTA GEÇİRİN EFENDİM...

Bu haber 174 defa okunmuştur

:

:

:

: