Çember Daralıyor

Olayın işlenmesinden 18 gün sonra Suudi makamlarınca açıklama geldi.

Olayın işlenmesinden 18 gün sonra Suudi makamlarınca açıklama geldi. Bu açıklama öyle tuhaf açıklamaydı ki insanların akılları ile dalga geçer nitelikteydi. Açıklamaya göre; 'Cemal Kaşıkçı ile şüphelilerin bazıları arasında kavga çıkmış ve elle ‘’arbede’’ meydana gelerek olay büyümüş ve vatandaş Kaşıkçı nın vefat etmesine neden olmuştur. Bu olayın akabinde şüpheliler olayı kapatarak örtbas etmeye çalışmışlardır’’ denilmiştir.

Bu itirafın Suudi makamlarınca gelmesi malumun ilanıdır. Kaşıkçının konsoloslukta öldürülmesinin uluslar arası hukuk da izaha değecek hiçbir yanı yoktur. Suudi Arabistan krallığı için çanların çaldığının göstergesidir. Lakin ortada önemli bir şey vardır, o da kaşıkçının halen cesedinin bulunmaması ve suud yönetiminin olayı Türkiye de kimler ile beraber organize ettikleridir.
Soruşturma her yönüyle Türk makamlarınca incelenmekte ve ortaya çok enteresan konular çıkmaktadır. Öyle ki soruşturma neticesinde 45 kişinin ifadesi alınmış ve konsolosluk çalışanlarına olaydan 2 gün izin verildiği çalışanlar tarafından ifade edilmiştir. Ayrıca izinin ise 1 gün öncesine rastlaması aslında olayın planlı bir şekilde Suudi makamlarınca organize edildiği açıktır. Diğer önemli bir hususta Suudi başkonsolosluğun önemli bir yayın kuruluşuna elektrik panosunu açık göstermesi bazı odaları yüzeysel açıp göstermesi açıkça insanların aklı ile dalga geçme ve olayın içinde Suudi başkonsolosunda olduğuna dair emareleri gösterir. Şöyle ki birkaç gün önce ortaya ses kayıtları çıktı. Bu ses kayıtlarının bazı yerleri ‘’ yeni şafak’’ gazetesi tarafından açıklandı. Ses kayıtlarına göre; olay Suudi başkonsolosun bulunduğu ortamda oluyor. Habere göre Konsolosluğa belge için gelen Cemal Kaşıkçı ya korkunç işkenceler yapıldığı belirlendi. Sorgu sırasında Cemal Kaşıkçı nın önce parmakları koparıldı ardından kafası kesilerek öldürüldü. Kayıtların birinde apar topar Riyad’a kaçan Başkonsolos Muhammed Uteybi, “Bu olayı dışarıda yapın. Benim başımı belaya sokacaksınız” diyor. Cevap “Yaşamak istiyorsan sus!” oluyor.

Buradan anlaşılıyor ki olay başkonsolosun gözleri önünde cereyan ediyor. Buna binaen de başkonsolos çıkan haberler sonrası insanları aldatmaya yönelik haber yaptırıyor. Ayrıca yapılan eylem de üst makamların haberi olmadan hareket etmek imkansız. Eylemi yapan 15 kişilik infaz ekibi özel bir uçakla İstanbul a gelmesi 2 ekim saat 13;14 de Suudi Arabistan İstanbul başkonsolosluğunda pusuda bulunması asla tesadüf olamaz. Olaydan sonra birkaç saat içinde kendilerini bekleyen uçakla mısır ve birleşik Arap emirliklerine doğru yola çıkmaları olayın planlı olduğunu hiçbir şekilde arbede esnasında öldürme olayının gerçekleştirilmediğini göstermektedir. Diğer önemli hususta gelen ekibin normal turist ya da sade vatandaş olmaması şüpheleri kraliyet ailesi üzerinde uyandırmıştır. Bu kişiler istihbaratçı asker ve adli tıpta çalışan ekip olması çok önemli husustur. 15 özel eğitimli kişinin 1 masum gazeteciyi hedef almasının arkasında önemli şeyler vardır.
Suudi Arabistan yapılan arbede esnasında cemal kaşıkçı öldü açıklaması alelacele verilmiş bir karar ile yapılan açıklama olduğu yukarıdan söylediklerimiz ile belirtilmektedir. Küresel baskı neticesinde Riyad yönetimi böyle basit akıla sığmayacak saçma bir açıklama yaparak kendi tabiri caizse ‘’kendi ayağına’’ sıkmıştır.
Tüm bunları bir yana koyalım esas önemli olan cesedi nerede olduğudur. Bunun üzerinde durulması gerekmektedir. Ceset bulunursa tüm olay her yönüyle aydınlanacaktır. Suudi Arabistan İstanbul başkonsoluğundan tutun, kraliyet üyelerine kadar hepsi olayın başından bu yana kadar yalan söylemiştir.Olaydan 4 sonra Veliaht prens Selman Bloomberg Tv ye demeç vermiş kaşıkçının işlemlerini yaptıktan sonra konsolosluktan ayrıldığını beyan etmişti. Türk makamlarının da isterlerse binaya girip arama yapabileceklerini söylemişti. Lakin hepsinin yalan olduğu ilk günden belli idi nitekim öyle de oldu. Zaten doğru bir ifade olsa idi olayın failleri 15 kişilik ekip ve başkonsolos İstanbul dan alelacele kaçırılmaz ve kaçmazdı.
Bu olay Türkiye, katar ve İran üzerine yıkılmaya çalışıldı. Çeşitli sansasyonel haberler ile durumdan sorumlu bu ülkeler tutulmak istendi ama Türk yetkililer olayın başından bu yana doğru adımlar atarak Riyad yönetimini bir adım attırarak itirafa sürükledi. Arbede diye söylenen şey yukarı da anlattıklarımız ile kesinlikle bağdaşmamaktadır. Türkiye’nin şuan olayı izlerken izlediği tavır ve adımlar tüm dünya tarafından takdir ediliyor.

ABD yönetimden gelen açıklamalara da bakılırsa Suudi yönetimi bedavaya satmayacağıdır. ABD, Mısır ve Birleşik Arap emirliklerinin de bu işin bir tarafında olduğu basın da geçmektedir. Kişilere karşı uygulanan hukuk kuralları keşke devletleri de adilce yargılaya bilse… Yukarı da saydığımız ülkelerin Türkiye ile ilişkilerine son dönemde baktığımızda iyi olmadığı görülmektedir. Öyle ki Suudi veliaht prens Selman açıklamalarında Türkiye yi hedef alan bildirgelere imza atmıştı. Birleşik Arap Emirlikleri yetkilileri de öyle idi. ABD ile olan gerilim zaten ortadadır. ABD’nin ekonomik bakımdan Türkiye üzerine uyguladığı baskı KKTC’de de hissedilmektedir. Dolar kuru üzerinden faiz ve enflasyonu hortlatmak ve baskı ile dediklerine boyun eğdirmek istemektedir. Bunların hepsi Doğu Akdeniz de ki gelişmeler, Suriye de ki gelişmeler ve kısacası orta doğu da Türkiye siz bir siyasal yapılanma… KKTC ve Türkiye siz orta doğu da bir düzen kurulamayacağı bellidir. Türkiye’nin kaşıkçı olayında olduğu gibi uluslar arası alanda itibarsızlaştırma çabaları boşa çıkacaktır. enerji konusunda Son dönemde artan işbirliği kktc ve Türkiye nin istikrarlı bir şekilde konuya odaklı ve sonuca gidecekler adımların atılacağının göstergesidir. Tüm bu yönleri ile bakılırsa cemal kaçıkçı cinayeti şahsi bir cinayet değil ülke menfaatleri noktasında siyasal işlenmiş cinayettir.

Emin olduğumuz tek şeyin adaletin elbet bu konuda da tecelli edeceğidir.


Bu haber 1397 defa okunmuştur
  • Türkiyeye oyun Ahmet Tacgın ardıç - 23.10.2018 Nedense amarikada verilmesi gereken evraklar neden türkiye``den alınsın dendi

:

:

:

: