Başsavcılık, önemli olan isimler değil, kurumdur

Dönemin ABD Başkanı Barack Obama, Kongre'de, 'Birliğin Durumu' hakkında ki konuşmasını yaparken, Yüksek Mahkeme yargıçları ayakta alkışlamaya katılmamıştı.
Dönemin ABD Başkanı Barack Obama, Kongre'de, 'Birliğin Durumu' hakkında ki konuşmasını yaparken, Yüksek Mahkeme yargıçları ayakta alkışlamaya katılmamıştı.

Bunun sebebi;

'Yargıçlar, tarafsızlıklarına gölge düşeceği endişesiyle ayakta alkışa katılmıyorlar. 9 kişilik mahkemenin bazı üyeleri, bu nedenle 'Birliğin Durumu' törenine katılmayı da reddediyor. Bu yıl sadece altı üye Obama'yı dinlemek için Kongre'ye geldi.'

Tarafsızlık ve tarafsızlığa gölge düşmesinden duyulan endişe, konuşan, gelen, giden kim olursa olsun bu davranış değişmiyor.

Elbette olması gereken de budur.

Yargı, ayakta kalan, her türlü imkansızlığa rağmen, temelleri direnen taşlarımızdandır.

Yargıyla ilgili bir çelişki, her türlü düzenleme, ihtiyaç giderme yine siyasetin, hükümetlerin elinde.

Bizdeki gibi herşeyin en iyisini bilip, yaptığını, her icraatı ile ortaya koyan siyaset kurumu, yargı için de kendi bildiğini, kendine göre yapıyor.

Yargı sistemini kimler, nasıl, neye göre şekillendiriyor?

Siyaset, yasama organı nasıl şekil verirse, yargı o şekil de, o sınırlar içinde hizmet verir.

Yargı, kişiler arasında ve kişilerle devlet arasındaki ilişkileri, hukuk kurallarına göre düzenler.

Herkesin ortak yaşadığı bir düzen vardır ve bu düzeni de kurallar sağlar.

Yargı, hukuksal bir bütündür.

Yargı, geniş bir tavanın direğidir, yıkılırsa herkes altında kalır.

Mahkemelere ne kadar az dava gidiyorsa, o ülke hukuk sistemi o kadar oturmuş demektir.
Savcılık, yargı kurumunun önemli parçalarından biridir.
Tartışmalı Başsavcılık seçiminde, tartışma çeşitlenerek sürüyor.
'Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Başsavcısı, Devletin, Cumhurbaşkanının, Başbakanın, Bakanlar Kurulunun, Bakanların ve diğer Devlet organlarının hukuk danışmanıdır.

Kendisine bu Anayasa veya yasa tarafından verilen veya emrolunan diğer bütün yetkileri kullanır ve görevleri yapar.

Başsavcı, kamu yararının gereğine göre, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mahkemelerinde, herhangi bir suç hakkında dava açmak, izlemek, davayı devralmak, devam ettirmek veya ettirmemek yetkisine sahiptir.

Ceza mahkemelerinde, kovuşturmanın kesin yönetim ve sorumluluğu Başsavcıya aittir. Bu yetki doğrudan doğruya kendisince veya yönerisine uygun olarak Başsavcı Yardımcısı veya savcılar tarafından kullanılır.

Başsavcı, Devletin taraf olduğu hukuk ve Anayasa davalarında Devleti veya organlarını da temsil etme yetkisine sahiptir.'

Başsavcılığın görevleri, önemlidir, geniştir, güçlüdür.

Aşkan İlgen emekliliye ayrıldı, bu önemli makam, gecikmeden, tartıştırılmadan gereği yapılarak doldurulmalıydı.

Başsavcı seçimiyle yaşanan süreç, bu önemli dönemde, bu kuruma gölge düşürdü.

Uygulanan ve belli bir teamül olan yöntemin dışına çıkıldı.

İsimler hiç önemli değil, önemli olan kurumun kendisidir.

Bu makam aynı zamanda önemli bir güçtür, kilit bir noktanın adıdır.

Kurumlar, yıpranıyor, tartışılıyor, yazık oluyor.

Tarafsızlık, tarafsızlığın yitirilmesinden duyulacak endişe, esas olmalı, bu kurumun bunu sağlayacak gücü var.


Bu haber 412 defa okunmuştur

:

:

:

: