UBP’lilerin kurultaydan sonra iktidara gelme beklentisi

Bir takım insanlar da bir beklenti oluştu. Nedir o?
Bir takım insanlar da bir beklenti oluştu.
Nedir o?
UBP kurultayı sonrası mevcut Genel Başkan Hüseyin Özgürgün kaybederse UBP iktidara ortak olacak.
Peki nasıl?
Onlara göre 2 senaryo var.
Birincisi DP hükümetten ayrılıp UBP-DP-YDP koalisyonu oluşacak. Ki bu en son ihtimal olarak görülüyor.İkincisi ve üzerinde en çok konuşulan ise UBP-HP koalisyonu.
Bu algının oluşmasının en büyük sebebi ise UBP’de Genel Başkanlığa aday olanların üyelerine karşı yaptıkları propagandaların bir yansımasıdır bu beklenti..
Peki gerçekten öyle mi?
Şu an için böyle bir şeyin olmadığını HP ve DP yetkililerinin zaman zaman yaptıkları açıklamalardan anlıyoruz.
Dolayısıyla UBP ile olası bir koalisyon hazırlığı gündemlerinde yok.
Lakin siyasette 24 saat bile uzun bir süredir.
Yani UBP kurultayı sonrası eğer mevcut Genel Başkan Hüseyin Özgürgün Kaybederse kuşku yok ki,UBP’de yeni bir süreç başlayacak.
Bu sürecin hem UBP için hem de ülke siyaseti için farkı dinamikler yaratıp yaratmayacağını hep birlikte göreceğiz.
Fakat şu çok nettir ki UBP’de Genel Başkan adaylarının üyelerin karşısına koydukları en önemli argüman UBP’nin yeniden iktidara gelmesidir, ya da gelecek olması beklentisi yönünde bir algı yaratılmasıdır.
Buradan da anlıyoruz ki UBP’nin Sayın Özgürgün dışında kalan tüm
adayların elindeki en büyük silah iktidar olma vaatleri dir.
Bu doğru bir strateji mi peki?
Bana göre değil.
Fakat UBP’nin genel anlamda iktidar odaklı siyasi geçmişini ele alırsak, bu onlar için doğal olandır..
Peki burada şöyle bir soru sorsak yerinde olur mu?
UBP iktidarların üzerinden beslenen büyüyen bir parti midir?
30 yıl önce bu sorunun cevabını verecek olsaydım tereddütsüz evet derdim.
Fakat bugün için bunu söylemek pek mümkün değil.
Zira bu 30 yılda devletin kadroları dahil birçok alanda kökleşmiş dallanmış budaklanmış bir UBP var.
Bu, UBP’nin gücünü iktidarlardan aldığı gerçeğini değiştirmese de bugün artık bu süreç geride bırakılmış olup UBP muhalefette iken bile iktidarın imkanlarını zamanıyla devlet kadroları içinde yaptığı kadrolaşmalarla kullanabilmektedir.
Dolayısıyla KKTC Cumhuriyet Meclisi dahil, Başbakanlık, Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Turizm, Maliye, Tarım ve Orman bakanlıkları..
Kısacası bugün hangi bakanlığı ve bu bakanlıklara bağlı daireleri ele alırsanız alın, o bakanlıklarda ve dairelerinde UBP’nin etkili olduğu kadrolar mevcuttur..
Bunu çok iddialı olarak yazıyorum..
Zira bu bir varsayım falan değildir..
Tüm yalınlığı ile ortada duran bir gerçektir.
Bugün bir çok bakanlıkta ve bu bakanlıklara bağlı kurumlarda UBP kadroları etkilidir.
Hoş bu durumun mevcut hükümet de idraki içindedir.
Kısacası demem o ki Genel Başkan adaylarının UBP’nin kurultay sürecinde bile iktidara gelme beklentisi yaratması geçmişten gelen bu sürecin bir sonucudur.
Bugün güçlü bir UBP’nin bu gücünü koruyabilmesi için iktidar olması gerektiğini düşünen UBP’li dostlarım çoğunlukta.
Bu nedenle Genel Başkan adaylarının üyeler üzerinde böyle bir algı oluşturmaları göreceksiniz 28 Ekim Pazar günü gerçekleşmesi beklenen UBP kurultayına da yansıyacaktır.. Çünkü UBP’li üyelerin neredeyse tamamı iktidar olmanın şu veyahut bu şekilde avantajlarını, ya da olumlu yanlarını görmüş birebir yaşamış insanlardır..
Sakın ola bunu bir abartı da sanmayın..
Zira UBP tarihinde Rauf Denktaş’tan bu yana Dr.Derviş Eroğlu’na, ve Hüseyin Özgürgün’e varıncaya kadar uzanan UBP içindeki iktidar mücadelelerinde etkili olan en büyük etken menfaat sağlama olmuştur..
Bu gerçeği de bu ülkede bilmeyen yok sanırım..
Bu haber 161 defa okunmuştur

:

:

:

: