UBP’de ikinci tur..

Cumartesi akşamı fırsat buldum internet üzerinden UBP’nin Genel Başkan Adaylarının kurultay konuşmalarını izledim.
Cumartesi akşamı fırsat buldum internet üzerinden UBP’nin Genel Başkan Adaylarının kurultay konuşmalarını izledim.
Bu hitaplarda hangi adayın hangi yönü ve vizyonu diğerlerlerinden daha farklıdır diye merak ettim.
Açıkçası bu anlamda adaylar arasında bariz bir farkın olduğunu söylemem çok da gerçekçi olmaz.
Nitekim tüm adaylar iktidar olma beklentisi üzerinden ulaşmaya çalıştı parti üyelerine. Bunun yanında kendilerince öne çıkardıkları bakanlık dönemlerinde yaptıkları icraatlar oldu..
Adaylar 2.tur hesapları ile birbirlerine ihtiyaç duyabilecekleri gerçeğini de öne koyarak mümkün olduğu kadar birbirlerini eleştirmekten kaçındı..
Bu arada yazmadan edemeyeceğim, bazı adayların iki kelimeyi yan yana koyup konuşmakta zorlandıklarını , cümle kurmakta güçlük çektiklerini gördük.
Kurultay salonunun boş olmasına gelince, malum süreç iki güne yayıldı. Cumartesi ve Pazar olarak belirlendi. Haliyle Cumartesi adayların hitaplarını gerçekleştirecekleri gündü.. Fakat partililer buna ilgi göstermedi.
Kuvvetle muhtemel kurultayda oy verecek üyeler kime oy verecekleri konusunda netti. Yani adayların ne söyleyeceği konusu onları ilgilendirmiyordu.
Fakat yine de ülkenin en büyük siyasi partilerinden birisi olan hatta tartışmasız en büyüğü olan UBP’de bu süreci koordine edenlerin o salonu doldurmaları gerekirdi Cumartesine dair.
Belli ki burada iyi organize olamadılar..
Tabi bugün bunlar artık geride kalanlar.
UBP yeni Genel Başkanını belirliyor.
Mevcut Genel Başkan Hüseyin Özgürgün’ün kaybetmesi durumda UBP’de ne değişecek diye bir soru sorsam bunun cevabının çok farklı gelişmeler olacak diye verileceğini açıkçası ben düşünmüyorum.
Zira UBP’nin tarihsel süreçte karakteristik yapısında politikalarına yenilik katabilecek insan kaynağı potansiyeline sahip olmasına rağmen bu düşünceleri destekleyen bir vizyonun gelişmediğini görüyorum..
Dolayısıyla böylesi katı ve zorlama bir duruşa sahip siyasi partilerde gelenek üzerinden politika belirlenmesi o partinin vizyonunu da büyük ölçüde belirler.
İşte böyle yerleşmiş siyasi bir algı içinde UBP’de Genel Başkan seçimi sadece makam odaklı olur.. Nitekim bu seçimi kazanacak adayın ileride Başbakan olma ihtimali yanı sıra Cumhurbaşkanı olma ihtimalini de beraberinde getirir.
Ve bugün adayların pozisyonlarına baktığım zaman UBP Genel Başkanlığının partiye yeni bir soluk kazandırmak, ileri bir siyasi konjonktürü yakalamak veyahut olandan daha farklı bir vizyon geliştirmekten çok öteye yüksek bir makam garantileme yeri olduğunu görebiliyorum..
Toplam üye sayısı 11309.
Katılım oranı yüzde 58.8.
Oy kullanan üye sayısı 7002 kişi.
Bu durumda UBP’li üyelerin yüzde 42’si seçime katılmadı.
Seçime katılmayanların oranı haliyle büyük.
UBP yetkili organları bunu mutlaka sorgulayacaklardır.
Lakin 4 adaylı bir seçim de yüzde 42 oranında katılım olmaması üyelerin seçilecek adaylar içinde pek bir fark görmemesinden kaynaklanmış olabilir, veyahut da listeler üzerindeki üye sayısı gerçek sayıyı yansıtmamaktadır..
Yani üye listeleri güncel olmayabilir.
Her halükarda bu durumun incelenmesinde fayda var.
Ve gelelim seçim sonuçlarına.
Öyle anlaşılıyor ki 2 aday, Ersin Tatar ve Hüseyin Özgürgün haftaya ikinci tur için yeniden yarışacaklar..
İlk tur seçimini Ersin Tatar 2592 oyla önde tamamladı.
Mevcut genel başkan Hüseyin Özgürgün ise 2005 oyu üyelerden almayı başardı.
Faiz Sucuoğlu 1340 oy alırken, bir diğer aday Sunat Atun ise 1016 oyda kaldı.
Dolayısıyla ikinci turda kaybeden 2 adayın tavrı büyük önem kazandı.
Zira onların destekleyeceği adayın kazanma ihtimali kuvvetle muhtemel.
Tabi bu gibi mevzularda sıkı pazarlıklar söz konusu.
İşte bu minvalde önümüzdeki 4 gün içinde Ersin Tatar’ın da, mevcut genel başkan Hüseyin Özgürgün’ün de kaybeden diğer 2 adayın desteğini almaları gerekecek..
Bu haber 144 defa okunmuştur

:

:

:

: