Doğu Akdeniz hattında gerilim

Tarih boyunca doğu akdeniz uluslararası ticaretin en önemli kavşak ve geçiş noktası olmuştur.

Tarih boyunca doğu akdeniz uluslararası ticaretin en önemli kavşak ve geçiş noktası olmuştur. Öyle ki bazı uluslararası ilişkiler üzerinde uzmanlaşmış teorimciler bile bu konu hakkında fikirlerini belirtmişlerdir.Görüşlerinde, bölgeye hüküm sürenlerin coğrafya ya hüküm süreceğini, coğrafyaya hüküm sürenlerinde dünyaya hüküm süreceğini belirtmişlerdi... Doğu Akdeniz aynı zamanda enerji kaynaklarının varlığından dolayı da son dönemlerde gözleri bu bölgeye çevirmiş kendi jeostratejik konumunun önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu saydığımız sebeplerden dolayıdır ki komşu ülkeler arasında devamlı uyuşmazlık söz konusu olmuştur. Ayrıca uluslararası ticaret yolları üzerinde olmasından ötürü de devamlı Kıbrıs adası üzerinde istila girişimler tarih boyunca görüşmüştür.

Son dönemlerde giderek derinleşen enerji kaynakları aramaları ve Kıbrıs Rum kesiminin Türkiye ve KKTC yi hesaba katmadan parsellerde arama yapmaları krizi tetiklemiştir. 10. Parsel üzerinde tarafların çekişmesi de krizi doruk noktasına taşımıştır. Yunan gemilerinin Türkiye'nin Barbaros Hayrettin paşa gemisine tacizde bulunması Türkiye dış işleri bakanlığı tarafından ve KKTC tarafından kınanmış ve sert açıklamayı beraberinde getirmişti. Türkiye ve KKTC nin aralarında yaptığı anlaşma ile bölge de arama yapan ve askeri unsur ve silah taşımayan bir gemiye müdahalenin kabul edilmeceği ortadadır. KKTC ve Türkiye nin uluslararası hukuktan doğan haklarının kısıtlanmak istenmesi sorunun daha da büyümesine sebep olacaktır. İşte bu nokta da İstanbul Tersanesi Komutanlığı nda düzenlenen deniz Kuvvetleri'nin araçlarının teslimi açılışında Recep Tayyip Erdoğan ve hulisi akar konuşmalarında bu konulara değindi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunları söyledi ;Türkiye'yi adeta denize ayak basamayacak hale getirmeyi amaçlayan çabalara asla izin vermeyeceğiz. Aynı şekilde Doğu Akdeniz'deki doğal kaynakların ülkemiz ve KKTC dışlanarak adeta gasbedilmesine yönelik girişimleri kesinlikle kabul etmeyeceğiz. Bizim kimsenin hakkında, hukukunda, hele hele toprağında gözümüz yoktur. Biz sadece ülkemizin ve kardeşlerimizin haklarını koruyoruz. Türkiye'ye rağmen Doğu Akdeniz'de veya Ege'de adım atabileceklerini sananlar ne kadar büyük bir hata yaptıklarını anlamaya başladılar. Suriye'deki teröristlere nasıl günlerini gösterdiysek denizlerdeki haydutlara da meydanı bırakmayacağız' dedi aynı açılışta Türkiye cumhuriyeti savunma bakanı Hulusi akar da benzer nitelikle açıklama yaptı. Açıklamasında; Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ve Deniz Kuvvetleri unsurlarımızın hepimizin, bir bütün halinde bu tür provokasyonların tekrarına müsaade etmeyeceğimiz, hak ve menfaatlerimizin korunması için gereken her türlü adımı atacağımız da herkes tarafından bilinmelidir. Bu çerçevede Barbaros Hayrettin Paşa ve Fatih gemileri, deniz yetki alanlarımızdaki faaliyetlerine Deniz Kuvvetleri unsurlarımızın refakatinde devam etmektedir.Muhataplarımız; mavi vatan denizlerimizde hukuki ve tarihi hak ve menfaatlerimizin ihlal edilmesine asla müsaade etmeyeceğimizi, Ege ve Akdeniz'de Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yer almadığı hiçbir projenin yaşama şansı olmadığını bilmelidirler diyerek konuşmasını bitirdi.


Konuşmalara baktığımızda tepki üst seviye de ve herhangi bir oldu bittiye de fakto duruma mahal vermeyecek şekilde adımların atıldığı görülmektedir. Özellikle Erdoğan ın Suriye de yapılan zeytin dalı ve Fırat Kalkan'ı operasyonları gündeme getirip denizlerde de benzeri operasyona girebileceklerinin sinyalini verdi. Bu da caydırıcılık noktasında önemli bir açıklamadır. Benzeri adımlar ve tacizlerin devam etmesi durumunda askeri güç( military power) unsurunun enstrümanları ile devreye sokacağının altı çizilmiş oldu.
Rum tarafının tek taraflı hareket etmesi kabul edilemez. Ada'nın ortak Sahibi olan Kıbrıs Türklerinin haklarının ihlal edildiği açıkça ortadadır. Türkiye'nin garantörlükten doğan haklarından dolayı bu duruma tepkisiz kalması düşünülemez . Kıbrıslı Türklerin uluslararası haklarının savunulması noktasında atılan adımlar ve açıklamalar önemlidir .Rum Yönetimi'nin bu uzlaşma ruhundan uzak tutumu, Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye'nin ulaşmak için yoğun çaba sarfedegeldiği olası çözümle Ada'da ve Doğu Akdeniz'de ortaya çıkabilecek kazan-kazan temelli ekonomik işbirliği potansiyelini henüz idrak edemediğini göstermektedir. Ayrıca ab Kartı elinde olan Rum tarafının her seferinde masadan kaçması ortaya bazı tezler atıp ben demedim benim görüşüm bu değil tarzı davranışları görüşmeler sürecini tıkayacak adımlardır. Kıbrıs sorunu çözülmeden bölgede arama faaliyetlinin başlaması 2 taraf açısından yanlıştır. Kıbrıs adası cumhuriyet anlaşması temelinde ortaktır. Bu yüzden hakların ortak olmasından doğan uluslararası hakların çiğnenmesi söz konusu olamaz. Bu konunun BM özel temsilcisi ve taraflar arasında görüşmelerde ele alınması gerekmektedir. Tek taraflı aramalar kabul edilemez. Tarafların vurdumduymaz hareket ve eylemleri sonucunda, Türkiye'nin KKTC ile bu noktada atacağı adımlar giderek daha da sertleşeceğe benzemektedir.
Bu haber 1529 defa okunmuştur

:

:

:

: