TRAKAYAD'ın isyanı

Söze 'kırk yıldır yapılan hatalar' diye başlıyordum.
Söze 'kırk yıldır yapılan hatalar' diye başlıyordum.
Yine klasik olacak, diyerek vazgeçtim.
Ne kadar kötü, ne kadar hazin, dön dolaş aynı konular, millet gazla, enerjiyle, uluslar arası anlaşmalarla uğraşırken, biz yerelliğin, yerel sorunların sarmalında boğuluyoruz.
Bazen düşünüyorum, acaba çok mu abartıyor, her şeyi çok mu büyütüyoruz, diye.
Bilmiyorum, fakat çözemediğimiz, küçük sayılması gereken, normal akış içinde, kendiliğinden başlayıp, bitmesi doğal olan konuları dahi sonlandıramıyoruz.
Böyle olmamalı, sadece içsel, yerel konularla ilgilenen bir devlet yapısı, kırk yılda yerel konularda tecrübe sahibi olmalıydı.
Yolların lüks araçlarla dolması, bu ülkenin ilerleme derecesini göstermez.
En başta yolların kalitesi, kullanım durumu, seyahat eden insanların güvenliğine sağladığı katkı, esas olarak bir ülkenin çağdaşlıkta geldiği noktayı gösterir.
Her konuda olduğu gibi, devletle ilgili her yatırımlarda farklı öncelikler oldu.
Zaman zaman bu konular, gündeme geldi, günlerce tartışıldı, değişen bir şey olmadı.
Vatandaş unutkandır ve günlük hayatının kolaylığına, ekonomisinin düzlüğüne, cebindeki paranın durumuna bakar.
Öncelik budur, sonrasında hastanelere, okullara, yollara bakar.
Girne, Lefkoşa yolu çok uzadı, bu bir tecrübe olsun ve bundan sonra böylesi büyük projeler, her şeyiyle tam olarak hazır olsun, öyle başlasın, aksamadan, zamanından önce tamamlansın.
Devlet hizmeti içinde trafik nerededir, gerekli önem veriliyor mu, sadece yol yapmakla, ceza uygulamakla, kurallar belirleyip, denetim mekanizması kurmakla, konuyu eğitimle, kültürle bağdaştırmakla istenilen noktaya getirmek mümkün mü?
Elbette değildir, konu bir bütündür ve değerlendirmesi de böyle yapılmalıdır.
Aslında her şey güzel ve umut verici şekilde başlamıştı.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, Mayıs 2018'de;
'Biz görevi devraldığımız ilk günden itibaren trafik güvenliği ve ulaştırma uzmanları ile bir çalışma başlattık. Amerika Birleşik Devletleri'nde uzun yıllar lisanslı ve profesyonel trafik ve ulaştırma mühendisi olarak çalışmakta ve ülkemizde uzun yıllardır bir trafik güvenliği ve ulaştırma sisteminin oluşturulması için katkı koymakta olan Taner Aksu ile birlikte Bakanlığımıza uzman danışmanlık yapacak profesyonel bir takım ve çalışma sistemi oluşturmuş bulunmaktayız.
Bu profesyonel takım, trafik ve ulaştırma mühendisliği alanlarında eğitimli, deneyimli, araştırmacı ve yüksek seviyede trafik güvenliği farkındalığına sahip mühendis ve mimarlardan oluşmaktadır. Ayrıca, benim yönetimim ve gözetimim altında, Bakanlığımızın trafik güvenliği ve ulaştırma sistemi ile ilgili tüm çalışmalarında Sayın Taner Aksu bakanlığımızın tam yetkili danışmanlığını da üstlenecektir.'
Bir süre sonra, Trafikte Kazasız Yaşam Derneği (TRAKAYAD) Bakanlıktaki çalışmalardan çekildiğini şöyle duyurdu;
'Trafik güvenliği alanında uzun yıllardır Sayın Aksu ile birlikte birçok gönüllü çalışma yapmış arkadaşlarımızın Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı ile birlikte ilk kez bu denli yakın çalışma şansı bulması hem derneğimizi, hem de halkımızı oldukça umutlandırmıştı.
Esas amaç, Sayın Bakanın basın açıklamasında da bahsettiği gibi eğitim, denetim, mühendislik, acil hizmetler, açığa çıkarma, değerlendirme ve teşvikten oluşan '7E' sistemine dayalı bir trafik güvenliği sisteminin oluşturulmasıydı.

Ancak, bu sistemin bel kemiğini teşkil edecek olan 'Trafik Güvenliği ve Ulaştırma Dairesinin' bilimin ve etiğin gerektirdiği şekilde kurulması için Bakanlık yönetimi geçmişteki tüm yönetimler gibi, toplumun trafik güvenliğini birincil öncelik gözeten hiçbir ciddi adım atmamış, aynı beceriksizlik ve vizyonsuzlukla davranmıştır.
Uzman grubun özellikle son altı ay içinde çok yoğun çalışmalar yaparak ürettiği kritik projelerin topluma hizmet edecek aşamaya taşınması için Bakanlık yönetimi hiçbir inisiyatif almamış ve uzman grubun önünü açmak yerine, tam aksine, tüm uyarılara rağmen, uzman grubu kendi kaderine terk etmeyi seçmiştir.'
Ortada bir yanlış olduğu kesin, amaç suçlu aramak değil, fakat belli ki ciddi bir sorun var.
Ne oldu ki, trafik için yıllardır ertelenen bu çalışma, yine yarım kaldı?
Amaç, çalışma yapılıyor mesajı vermek miydi, konuyla ilgili çalışan iki derneği çalıştırır gibi göstermek, fakat bildik sınırları aşmamak mı?
Hepsini bir kenara bırakırsak, bunca enerjiye rağmen, ortada toplumsal bir kazanım, bir sonuç var mı?
Şuana kadar ne yazık ki yok.


Bu haber 325 defa okunmuştur

:

:

:

: