Ukrayna krizinde NATO'nun mesajı

NATO üyesi 29 ülke Azak denizinde meydana gelen Rusya –Ukrayna krizi sonrasında toplanarak Ukrayna ya olan desteğini belirtti.

NATO üyesi 29 ülke Azak denizinde meydana gelen Rusya –Ukrayna krizi sonrasında toplanarak Ukrayna ya olan desteğini belirtti. Rusya'nın elinde tuttuğu denizci ve gemileri bırakması çağrısında bulundu. NATO açıklamasında ''Rusya'ya Azak denizindeki Ukrayna limanlarına engelsiz erişim ve seyrüsefer serbestisi sağlaması çağrısını yapıyoruz, Uluslar arası tanınmış sınır ve kara suları çerçevesinde Ukrayna'nın egemenlik ve toprak bütünlüğünü güçlü bir şekilde destekliyoruz'' ifadelerini kullandılar.

NATO 'nun yaptığı açıklamaya bakıldığında Ukrayna'nın yanında NATO güçlerinin olduğunu gerektiği taktirde siyasi, askeri desteği sağlamaya devam edeceğini belirtmiştir. NATO burada kırım konusunda olduğu gibi bu Azak denizinin kapatılmasını rus gölüne çevirme isteklerine karşı olduklarını da beyan etmiş olmaktadır. NATO'nun genişleme havzasında bulunan Ukrayna'nın oldu bitti ile Rusya'ya yem edilmeyeceğini NATO yaptığı açıklama ile deklare etmiştir.
NATO'nun üyesinin olmasına karşın sıkı ilişkileri bulunan Ukrayna'yı da kenara atmayıp mecazi anlamda bağrına basıp kurtlara yem etmemesi olarak da bu açıklama yerinde görülebilir. NATO'nun kuruluş amaçları arasında müttefiklerini korumak kollamakta vardır. Zaten soğuk savaş döneminde kurulmuş olan bu ittifakın ruhunun var olması Rus tehtididinin devam ettiğinin göstergesidir. Eğer Ukrayna NATO ya üye olsaydı NATO charter 'ın 5 maddesini bugün konuşacak olacaktık. NATO sözleşmesinin Madde 5 der ki; Taraflar, Kuzey Amerika'da veya Avrupa'da içlerinden bir veya daha çoğuna yöneltilecek silahlı bir saldırının hepsine yöneltilmiş bir saldırı olarak değerlendirileceği ve eğer böyle bir saldın olursa BM Yasası'nın 51. Maddesinde tanınan bireysel ya da toplu öz savunma hakkını kullanarak, Kuzey Atlantik bölgesinde güvenliği sağlamak ve korumak için bireysel olarak ve diğerleri ile birlikte, silahlı kuvvet kullanımı da dahil olmak üzere gerekli görülen eylemlerde bulunarak saldırıya uğrayan Taraf ya da Taraflara yardımcı olacakları konusunda anlaşmışlardır. Böylesi herhangi bir saldın ve bunun sonucu olarak alınan bütün önlemler derhal Güvenlik Konseyi'ne bildirilecektir. Güvenlik Konseyi, uluslararası barış ve güvenliği sağlamak ve korumak için gerekli önlemleri aldığı zaman, bu önlemlere son verilecektir. İşte bu şekilde ittifak ''COLLECTİVE POWER'' ile beraber üye devletlere yapılmış bir saldırı hepsine yapılmış adlediliyor. Bu şekilde hareket ederek hep ittifak üyeleri korunmuş olacak hem de tehditler o dönem şartlarında bertaraf edilmiş olacaktı. Bugün içinde bu söylediklerimiz geçerlidir. İşte bu açıdan değerlendirildiğinde NATO ittifakında bulunmak isteyen Ukrayna'da bu şekilde tehditleri bertaraf etmiş olacak. Geçmişte ki örneklere bakarsak bunlarla ilgili; 2001 yılında sayıları 19 olan müttefik sayısından 14 ü Taliban ve el kaide yi Afganistan dan çıkarmak için yürütülen operasyonlara kuvvet yollamışlardı.ISAF komutasında hareket halen devam etmektedir. Soğuk savaş sonrası bocalamaya giren NATO ittifakı bununla beraber rayına da girdi. Operasyonel alanını oluşturdu. Terörizm konusu o günden sonra NATO alanına girdi.Afganistan da ki operasyonların haricinde Irak , Pakistan ve sudan da NATO birlikleri görev ve operasyonlara katıldı. İşte bu açıdan değerlendirildiğinde Ukrayna'nın bu ittifak açısından korunmak kollanmak istenmesi ve destek mesajları açıklamaları Ukrayna açısından hayati değer taşımaktadır. NATO'nun desteğinden yoksun bir Ukrayna demek, Kırım da olan olayın benzerinin oldubitti ile beraber bugünde benzeri ile karşılaşabilirdik. Ukrayna Rusya karşısında batı dan destek istemesinin tek sebebi de budur.

3 yıl önce gelişen gerilim ortamının ihlali sonucu olaylarının bu noktaya geldiğini söyleyen Rusya, Kerç boğazında kontrolün kendilerinde olduğunu habersiz girişimler barış protokolünü ihlal etmiştir'' dediler. Ukrayna elçisine bu yüzden nota verdiler. Bu gerilim devam edecektir. Lakin NATO'da oldu bittiye izin vermeyecektir. NATO kendi yaşam alanını riske atmayacaktır. Ukrayna ile beraber doğu Avrupa sınırlarında genişlemek ve sınırlarını uzatmak istemektedir. Avrupa'nın tehdit algısını da bu şekilde düşürmek istemektedir.Türkiye'nin bu süreçte aklı selim bir şekilde hareket etmesi gerekmektedir. Nitekim öyle de yapmaktadır. Türkiye-Ukrayna ve Türkiye- Rusya ilişkilerinin iyi gittiği bir dönemde taraf olması düşünülemez.Öyle de oldu. Türkiye taraflara itidal çağrısında bulundu. Ayrıca Türkiye kerç boğazından girişi çıkışların da engellemesine karşı olduklarını belirtti. Bunun sebebi de Karadeniz e kıyıdaş olmamızdandır. Söz hakkına sahibizdir. Azak denizi ve Karadeniz arasında bulunan boğazın kontrolünü 3 yıl önce de kendi kontrolüne aldığı belirten Rusya bugünde bu müdahaleyi bu şekilde meşru görmektedir. Lakin Kırım'ın ilhakı uluslar arası hukuk açısından da geçerli olmayıp Kerç boğazının kontrolü konusunda da uluslar arası hukuk da yasal bir zemini yoktur.


Bu haber 1545 defa okunmuştur

:

:

:

: