Ersin Tatar'ın dezavantajı 'heyecanı'

Ersin Tatar, UBP Genel Başkanlığına ısındı.
Ersin Tatar, UBP Genel Başkanlığına ısındı.
Örgütler, bölgeler ziyaret ediliyor, ortaya gerçek anlamda bir enerji koyuyor.
Ersin Tatar'ın en büyük dezavantajı 'kontrolsüz heyecanıdır'.
Ersin Tatar iyi eğitim almış, iş hayatında başarılı bir grafik çizmiş, geldiği yer tesadüf olmayan, tecrübeli bir siyasetçi.
UBP Genel Başkanlığı da tesadüf değil.
Genel Başkan olduğu kurultay sürecinde 'UBP değişmeli' başlığıyla bir yazı yazmıştım.
Şimdi o yazımdan bir alıntı yaparak devam etmek istiyorum;
'Kaç üye, kaç UBP'li Ersin Tatar'ın açıkladığı bu manifesto ve vaatlere göre tercih ortaya koydu.
İlk başta esas konu budur.
UBP değişmelidir, alışılmış siyasetin dışına çıkmalı, çağdaş, şeffaf, kurumsal, yenilenen bir iç dinamik oluşmalıdır.
Devletçilik sözden, uygulamaya geçmeli, yurtçuluk, memleketin tüm varlıkları, kamusal kaynakları ve bunları kullanarak iktidar olan değil, koruyarak, artırarak, genel kullanıma yayacak, iktidar vaat etmeli.
Ekonomiden, nüfusa, sağlıktan, eğitime, alışılmışın dışına çıkacak politikalar üretmeli.
Bugün için düşünürsek, 'dörtlü koalisyon yıprandı, tek alternatif UBP, nasıl olsa iktidara geliriz' düşüncesi olmamalı.
Bunlar öncelik olmazsa, Ersin Tatar'ın işi zor.
Yılların alışkanlıklarını değiştirmek daha zor.
Çünkü mesele isimler değil, isimleri kalıcı yapan, yapılanlar, arkada bırakılanlar.'
UBP değişmelidir ve popülizm değil, siyaset üretmelidir, bunların altını çizerken bir de soru sormuştum, yazımda;
UBP de Ersin Tatar mı kazandı, yoksa Hüseyin Özgürgün mü kaybetti?
Yazının giriş cümlesinde 'Ersin Tatar, UBP Genel Başkanlığına ısındı' dedim, aslında Ersin Tatar, UBP'nin klasik çizgisinde kalacağını gösterdi.
Şuana kadar atılan adımlar, söylemler, değişen, politika üreten UBP'yi değil, sadece eleştiren, popülist çizgiden sapmayan, eski UBP' yi gösteriyor.
Ersin Tatar ve ekibi, beklenen değişimi, kurumsallaşmayı yapabilecek, olgun, sorumlu ve üretken muhalefet görevini yapmayı terk etti.
Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik bildik, eskimiş, popülizm üzerine siyaset inşa etmeyi tercih etti.
Söylediğim gibi Ersin Tatar'ın en büyük dezavantajı heyecanıdır, belki de bunu kendi kitlesini heyecanlandırmak için yapıyordur.
İkisi çok ayrı, çok farklı şeylerdir, sözün nereye, ne anlamda gideceği bir kelime ile çok farklılıklar gösterebilir.
UBP Genel Başkanı Tatar, partisini yönlendirmelidir, partilinin onu yönlendirmesinden çok, kendi siyasetiyle, ekibinin oluşturacağı politikalarla, ülkeye alternatif sunmalıdır.
Kurultay sürecinde oluşturduğu, vizyon ve özellikle ekonomi başlığına öncelik vererek, şu söylediklerini hatırlamalıdır;
'Ekonomi önceliğimiz olacaktır. Güçlü bir ekonominiz olmazsa vatandaşınız mutlu, devletiniz yeterince güçlü olmaz. Bu nedenle UBP ev ödevini iyi yapacak. Çağdaş bir vizyon sahibi olacak, günümüz, ülkemiz koşullarına uygun, mal ve hizmet üretimine dayalı, istikrarlı kalkınmayı hedefleyen bir ekonomik program hazırlayacağız.
Güçlü, kurumsallaşmış, temiz yönetilen bir partiniz olmazsa sağlam, güçlü bir iktidarınız, hükümetiniz olmaz. O nedenle, Ulusal Birlik Partisi'nin her organı ile çalışan, üreten bir yapıya gelmesine azami gayret göstereceğiz. Parti tüzüğünü yeniden ela alacağız. Partimiz yönetimi şeffaf olacak, istenildiği anda yetkili kurullarımıza hesap verecektir.'
Ersin Tatar'ın önünde, klasik UBP Başkanı olmama, kendi politikası ile kendi yolunu yürüme imkânı var.
Bu imkânı politika ile değişimle, partiyi gençleştirme, partinin bildik imajını kırıp, sadece partilinin değil, bu ülkede yaşayan herkesin, hayatını kolaylaştıracak değerde icraatlara odaklanmalıdır.
UBP içinde Cumhurbaşkanlığı yarışı başladı, bu yarış krize dönmeden, yönetilebilecek mi?
Ersin Tatar ve yeni yönetimin ilk sınavı bu olacak.


Bu haber 442 defa okunmuştur

:

:

:

: