'Gökyüzü gözyaşlarına boğuldu'

Gökyüzü acı içinde ağlamaktan içi karardı, sanki Gökyüzü Doğa adına ağlıyor, bir ders verircesine.

Gökyüzü acı içinde ağlamaktan içi karardı, sanki Gökyüzü Doğa adına ağlıyor, bir ders verircesine. Aralık ayı yılın son ayı ve bereketi içinde taşıyan, yüzyıllar boyu bilinen çok güzel bir ay,. Ben çocukken Aralık ayının gelişini çok büyük bir sevinçle kucaklardım, yemyeşil bir örtüye bürünen Kıbrıs ım o rengarenk çiçeklerini yerinde görmek koklayabilmek için dağ bayır gezerdim, hatta kitap okumak için yeşil örtüye uzanır kuşların ağaçların şarkılarını içime sindirir mavi yüklü Gökyüzüne dalar hayaller kurardım. Şimdi Doğada bir fotoğraf çekebilmek için önce çevreyi temizler sonra fotoğrafımı çekerim. Salı gününden itibaren bardaktan boşanırcasına yağan yağmur çok büyük bir felaketi beraberinde getirdi. Kalemim üzgün nerden nasıl başlayacağını bilemedi, ağlamaklı gözleri ile yazmaya çalışıyor. Kuzey Kıbrıs insanı perişan. Her yer Deniz Derya. Doğa intikam alırcasına yağan yağmurla sayısız DERELER oluşturdu. Girne Dağlarından gelen çamurlu su önünde ne varsa aldı sürükledi, arabalar evler iş mekanları, yollar su altında. 'ÇİKLOS' istikametinde sele kapılan dört gencecik fidan üçü ölü bulundu, bir kayıp, aranmaktadır. Lapta, Alsancak, Boğaz, Esentepe, Ozan ve Dikmen köyü nice nice sayamayamadığım köyler, beldeler. Kelimelerin kifayetsiz kaldığı bir AFETİN içinde yaşam savaşı veriyorlar. Nasıl anlatılır onuda bilmem. Ey insanlık mala mülke verdiğiniz değer AĞAÇLARA, ÇEYREYE verseydiniz bugün bu duruma gelmezdi benim güzelim insanım, Coğrafyam. Dere yataklarına kurulan Evler, Apartmanlar, Oteller, havuzlu villalar, iş mekanları çok mu önemliydi,. Çevreyi bozmadan yapılsaydı bütün bu mekanlar, bugünleri, DOĞA bize bu acıyı yaşatmazdı. Unutmayalimki biz insanlar Doğaya ihtiyacımız var, bizim nefes alma, yaşama sebebimizdir. Defalarca yazılarımda söylemlerimde dile getirir dururum. Salı günü Boğaz yolunda Ada.Tv. programıma ulaşmaya çalışırken ani gelen şiddetli yağmur benide çok zor durumda bıraktı, yaşadığım korku yüklü dakikalar zor anlar anlatılır gibi değil. Ben ki İstanbul Boğazını karşıdan karşıya yüzerek geçtim. hiç böyle korkmamıştım. Allahım bu nasıl bir felakettir. Dilerim bir daha bu felaketi yaşamayız. Yaşananları da unutmadan bugün insanımız afeti yaşayan insanlar adına çalıştıkları gibi Doğa ve Çevre adına gönül gönüle çalışırlar.
DOĞA bizsiz çok daha mutlu ve huzurludur. Ağaçların toprak altında birbirleri ile iletişim halinde olduklarını Dünya mızda yaşayan, kaç insan bunu biliyor? bunu ben her insana soruyorum. Ağaçlar yüzlerce yıl yaşarken biz neden yaşayamıyoruz şöyle bir oturup düşünmemiz gerekir. Dilerim bu yaşananlardan sonra çok büyük bir ders alınır, DERE yataklarına inşa edilen mekanlar gözden geçirilir, alt yapılar güçlendirilir çevre düşünülür,. Güzelim coğrafyamız Nefes alır. Canım Kıbrıs ım benim güzel insanım hepimize çok büyük geçmiş olsun.
Sizi Seviyorum...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu haber 4493 defa okunmuştur

:

:

:

: