Hükümetin gündemi afet değil emirname

KKTC çok büyük bir felaketin ardından yaralarını sarmaya çalışıyor. Sel felaketinin ardından kaybettiğimiz dört gençten cesedi bulunan Gaye Soyutok da dün gözyaşları arasında toprağa verildi. Elbette bu afetin yaralarını sarmak hükümetin birinci önceliği olmalı, dört gencin ölümünde sorumluluğu olanları yargıya vermek için hemen bugünden tezi yok çalışmalara başlanmalıdır.

KKTC çok büyük bir felaketin ardından yaralarını sarmaya çalışıyor. Sel felaketinin ardından kaybettiğimiz dört gençten cesedi bulunan Gaye Soyutok da dün gözyaşları arasında toprağa verildi. Elbette bu afetin yaralarını sarmak hükümetin birinci önceliği olmalı, dört gencin ölümünde sorumluluğu olanları yargıya vermek için hemen bugünden tezi yok çalışmalara başlanmalıdır.

Başbakan Erhürman dün yaptığı açıklamada her ne kadar “hükümetin birinci önceliği sel felaketinin yol açtığı yaraları sarmak” dediyse de, görünen o ki hükümetin birinci önceliği bu felaket ve yol açtığı yaralar değil emirnameler…

Yaklaşık 25 gün önce Mağusa, İskele ve Yeniboğaziçi’ni kapsayan taslak açıklandı. O planda bölgenin yüzde 80’i tarım arazisine çevriliyordu.

Ancak Mağusa’daki o toplantıda tepki o kadar büyük oldu ki toplantı yarım kaldı. Eleştiriler üzerine geri adım atan İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars , şikayetleri dinlemek için geçtiğimiz ayın 30’una kadar süre verdi. Bu çerçevede peş peşe bölgede basına kapalı üç toplantı yapıldı. Halktan ve bölgeye yatırımda bulunan işadamlarından görüş alındı.

Görünen şu ki, bu toplantılarda verilen görüşlerin emirnamede değil, bir yıl sonrası hazır olacağı belirtilen imar planında gündeme alınma ihtimali var.
Son üç hafta içinde Şehir Planlama Dairesi’nin yaptığı çalışmalar neticesinde taslağın son şekli belirlendi.

Başbakan Erhürman’ın da ifade ettiği gibi bu bir taslaktı. Konulan hedef, ilk fırsatta taslağı değiştirip emirnamenin yürürlüğe girmesiydi.

Aldığımız bilgilere göre geçtiğimiz Perşembe akşamı taslak tamamlandı. İçişleri Bakanlığı’nda yoğun bir çalışma yapıldı. Hedef Perşembe günü bitirilecek taslağın Cuma günü Bakan Ayşegül Baybars tarafından Bakanlar Kurulu’na getirilmesi, pazartesi günü de yürürlüğe girmesiydi.

Fakat Perşembe günü meydana gelen sel felaketinin ardından ülke bir anda cenaze evine dönünce gündem değişti.

Şimdi hükümetin gündeminde bir değişiklik oldu mu, olmadı mı ? Onu bugün göreceğiz.

Aslında başta İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars olmak üzere hükümetin öncelik değerlendirmesinde bir sorun olduğu açıkça ortadadır.

Bu ülkede dere yataklarına inşaat müsaadesi büyük yanlıştır. Üstelik bu yanlıştan korunmamız için emirnameye de ihtiyacımız yoktu. Var olan yasalar bunu zaten sağlamalıydı. Dere yatakları zaten kamunun malıdır. Bilhassa kaymakamlıklar ve ¬belediyeler ile onların bağlı olduğu İçişleri Bakanlığı bundan birinci derecede mesuldür.

Çünkü belediyeler ve kaymakamların verdiği izinlerin mesuliyeti İçişleri Bakanı’nın üzerindedir.

Yaşanan sel felaketi karşısında herkes bir sorumlu arıyor. “Mesuliyet kimin” diye soruyor. Böyle bir dönemde Sayın İçişleri Bakanı gündemini değiştirip sorumluları mı arayacak, yoksa hala emirnameyle mi uğraşacak? Bu bugün belli olacak.
Eğer hala birinci öncelikleri emirname olacaksa ve “emirname olsaydı bu yaşanmazdı” diyeceklerse cevabı peşinen verelim.

Bir değil bin emirname olsa bu mantıkla bu felaketin önüne geçilemezdi.
Çünkü dere yataklarına yapılan yapılara göz yumanlar, var olan yasaları işletmeyenler, bu emirnameyi de işletemezler.

Alınan bilgilere ilk taslakta bölgenin yüzde 80’inini patates tarlasına çeviren emirname, şimdi son taslakta yüzde 65’e kadar düşürülüyor. Acaba bu kimler için düşürüldü. Bir siyasi parti ve onun uygun gördüğü yandaşlara mı bu imtiyaz sağlandı? Onun da cevabı elbette çok yakında ortaya çıkacaktır.

Bu haber 215 defa okunmuştur

:

:

:

: