Temenni değil ihtiyacımız olan

Yağmur biraz yoğun yağdı, Kıbrıs’ın Kuzeyinde neredeyse taş taş üstüne kalmadı. Sular belli bölgelerde önüne kattığını sürükledi.
Yağmur biraz yoğun yağdı, Kıbrıs’ın Kuzeyinde neredeyse taş taş üstüne kalmadı. Sular belli bölgelerde önüne kattığını sürükledi.
Belli bölgeler diyorum çünkü bu bölgelerde suyun akış yolu ya inşaatlarla kapatıldı, ya çevre kirliliği ile akması gereken yatakların dışına taştı, ya da drenaj dahil birçok alt yapı noksanlığından su kontrol altına alınamadı.
Velhasıl yurdun dört bir yanında olumsuz bir tablo ile karşı karşıya kaldık.
Olayın vuku bulduğu andan itibaren devleti yönetenlerden temenni ve dilek açıklamaları dinliyoruz, ha birde geçmişte yapılan yanlışların bedelini bu şekilde ödediğimizi falan söylüyorlar. Eyvallah...
Bu arada devlet erkanı yağmur sularının sele dönüştüğü ve en çok etkilediği bölgelerde de incelemelerde bulundular.
Yani bu felakete nelerin sebep olduğunu üç aşağı beş yukarı gözlemlediler.
Dere yataklarına kadar verilen inşaat izinleri, bu yataklar üzerinde yükselen binalar, yok olan orman arazileri, drenajı yeterli olmayan altyapı donanımı, aydınlanmayan ışıksız yollar, bariyersiz uçurum güzergahları vs..
Zaten yukarıda sıraladığım bu olumsuzlukları bilmeyen yok bu ülkede.
Hepimiz biliyorduk dere yataklarının nasıl hoyratça kullanıldığını, ormanların nasıl yok oluşa sürüklendiğini, yeni orman alanları yerine yeni beton yığınlarının peş peşe gelişi güzel dikildiğini, yollarda aydınlatmanın yetersiz olduğunu, yol emniyetinin olmadığını, altyapının ihtiyaçlara cevap vermediğini biliyorduk.
Ama sesimizi de çıkarmıyorduk. Nemelazımcılıkla bize dokunmayan yılan bin yaşasın deyip deyip günü kurtardık hepimizde.
Hoş bizim bildiğimizi bu ülkeyi yönetenler bilmiyorlar mıydı?
Bal gibi de biliyorlardı.
O halde bu yaşananlar göstere göstere geldi, kapıya vura vura geldi.
Bu çok açık olarak görülüyor zaten.
Öyle oldu, böyle bitti, şu yanlış yapıldı, bu olmamalıydı iklim değişti falan filan..
Hepsini elbette tartışa duralım, lakin çözüm de üretelim bu olumsuzluklara.
Dolayısıyla şimdi artık konuşmaktan çok çözüm bulma zamanıdır.
Geçmişte yapılan yanlışları doğruya çevirme zamanıdır.
Kısa, orta ve uzun vadede projeler yapıp uygulama zamanıdır.
İmar planlarını ivedilikle hayata geçirme zamanı, var olan yasaları istisnasız uygulama zamanıdır. Gerisi boştur,yaşan, dolandır, insanları avutup kandırmaktır.
Bu ülkenin temennilere, dileklere ihtiyacı yoktur. Cesaretli, namuslu ve kararlı yöneticilere ihtiyacı vardır. Somut icraatlara ihtiyacı vardır. Öngörü düzeyi yüksek politikacılara ihtiyacı vardır, plana, programa ihtiyacı vardır..
Kimse geçmişi kendine kalkan yapmaya yeltenmesin o yüzden.
Geçmişte yapılan yanlışlar bugüne kadar uzanıyorsa ve bu yanlışların neler olduğu bilindiği halde doğrusu yerine konmuyor ise, bunu alıp her olumsuzluğun önüne koyarak savunma geliştirmek var olan sorunlara çözüm üretemiyor.
Aksine bu tavır çaresizliği çağrıştırıyor.
Ülkeyi yönetenler böyle bir eğilim içinde olmamalıdır.
Dolayısıyla bu anlamda mevcut sıkıntıların aşılması için atılacak adımların somut olarak ortaya konması gerekmektedir.
Şu şu bölgelerde dere yatakları içinde inşaatlar tespit edilmiştir.
Şu şu bölgelerde drenaj yeterli değildir.
Şu şu bölgelerde toprak kayması riski vardır.
Şu şu yollarda aydınlatma yetersizdir, yol emniyeti yoktur, bariyer eksikliği vardır.
Ve daha bu liste uzayıp gider.
Var mı çözüm?
Var.
O halde bunların gereğini yapacaksınız..
Mesela devletin var mı gücü dere yataklarını kapatan tüm beton yığınlarını ayırt etmeksizin yıkmak için..
Bence var.
O zaman kamu yararına bu gücü kullanın.
Yoksa sabaha kadar dilek temenni sıralayalım duralım birbirimize.
Bunun sonu yok ki..








Bu haber 68 defa okunmuştur

:

:

:

: