Çomak sokulacak statüko, aynen devam ediyor

Bütçe maratonu devam ediyor.
Bütçe maratonu devam ediyor.
Ayağa uymayacak yorgan üzerinden tartışmalar, yorumlar yapılıyor.
'Bütçe belirli bir döneme ait yapılacak giderleri ve elde edilecek gelirleri tahmini olarak gösterir. Bütçenin dikkatli kullanılması ile milli gelir, gelir dağılımı, ekonomik kalkınma, ekonomik ve sosyal sorunların giderilmesi üzerinde olumlu etkiler görülür. Bütçede önce giderler tespit edilir.'
Bütçenin tanımı bu, 2018 yılı ekonomik olarak sıkıntılı geçti.
Fakat bu sıkıntıyı devletten çok, vatandaş yaşadı.
Düşünün, Türk lirasının değer kaybı ile yaşanan ekonomik çıkmaz, ilk başta piyasa da ki fiyatları etkiledi.
Zorunlu tüketim malzemeleri fiyat olarak katlandı, bugün döviz ciddi anlamda düşüş gösteriyor.
Gel gelelim piyasada fiyatlar aynı, denetim, ceza, uyarı, faydası olmadı.
Fiyatlar aynı, konu kapandı, konuşan bile yok.
Bütçeden başladık, devam edelim, bütçesiz elbette olmaz.
Önemli olan amacına uygun olsun, planlama yapılsın, nüfusun büyümesine göre altyapı giderleri belirlensin.
Mümkün mü, tabi ki değil.
Maliye Bakanı Serdar Denktaş;
'Ülkenin en büyük sorunlarından biri, giderlerin gelirlerden fazla olması. Bu durum borçlanma veya ödemelerin ötelenmesi sonucunu doğuruyor.
Açıklar, hayat pahalılığından kaynaklandı. İnanıyorum ki yılı artıyla kapatacağız. Açığı kapatmak için var gücümle çalışacağım.'
Açığı kapatmak için çalışmak elbette önemlidir, ama açığı kapatmanın, çalışma yanında yolları bellidir.
Ya geliri artıracaksınız, ya da giderleri kısacaksınız.
Yani ya zamlarla açıkları finanse edeceksiniz, ya da kamusal giderlerden tasarruf, tasarruf da tabi ki öncelikle kamu çalışanlarının maaşlarından başlamak, hayat pahalılığı örneğinde olduğu gibi.
Maliye Bakanı Denktaş, önemli bir şey daha söyledi 'Kayıt dışılık, kayıt altına alınacak' olursa ne ala, olmazsa, değişen bir şey olmayacak.
Aslında değişmesi beklenen çok şey vardı.
Önceki hükümetlerle bir kıyas yapıldığında, dörtlü koalisyon, önemli bir uzlaşı kültürünü bir araya getirdi.
Farklı siyasi partiler, daha önce hiç denenmemiş bir modeli, dört partiden oluşan bir iktidar ortaklığını oluşturdular.
Belki de siyasi yaşamımızın en şansız hükümet sürecini yaşıyorlar.
Ekonomik kriz, bizim olmayan TL, döviz dalgalanması ve son olarak sel olayıyla yaşanan üzücü gelişmeler.
Bunlar önemli, bir hükümeti sarsabilecek, bitirebilecek sıkıntılı süreçler.
Eskilerin alışkanlıklarını terk etmek, ortaya fark koymak, maalesef olmadı.
Son yaşanan sel olayı için çok fazla bir şey söylemek istemem.
Fakat, kaybettiğimiz dört gencecik insan için söylenecek çok şey var.
Hatta, hiç susmamak, sesi, sözü hiç kesmemek gerek.
Lütfen, ama lütfen, kimse zamana oynamasın, bu ateşin soğumasını beklemesin.
Bu ateş soğumayacak, bu işin sorumlusu veya sorumluları mutlaka vardır.
Geçen bu sürede elbette ortaya çıkarılmalıydı, gereği, topluma karşı sorumluluk alma.
Ya istifa ya da görevden alma, Bakansa, Bakan, bürokratsa, bürokrat.
Bir üstünü örtme durumu daha bu topluma yaşatılmasın.
Fark dedik ya, iktidar çarkı aynen dönüyor, örneğin;
KTOEÖS Başkanı Selma Eylem;
' Kamusal eğitim tarihin en kötü dönemini yaşıyor. Bazı okullarda, matematik, kimya sınavları yapılmadı. Çünkü bu derslerin öğretmeni yok. Çocuklar bu dersleri almadılar. Kitaplar hala tamamlanmaya çalışılıyor. Hala kayıt yapılan okullar var. Nüfus artıyor. Okullarda, Türkçe, hatta İngilizce bilmeyen çocuklar var. Bu çocukları kaynaştıracak, alt yapı, uyum projesi yok. En kötüsü bunlara karşı bir çaba görmüyoruz.'
KTAMS Başkanı Güven Bengihan;
' Hayat pahalılığı konusunda mücadelemiz sürecek. Yasal haklar bellidir. Kamuda ciddi sıkıntılar var. Bu sıkıntılar en başta siyasilerin tutumlarıyla ilgilidir. Ulaştırma Bakanı ilk göreve geldiğinde, bağlı dairelerde iş yükü az olan personel belirlemesi yaptı. Bu personel ihtiyaç olunan yerlere aktarıldı. Biz de alkışladık. Ama bir ay sürdü, bir ay sonra herkes eski yerine, eski düzene döndü. 20 yıldır posta dairesine istihdam yapılmadı. Araç kayıt para basan yer. Alt yapı eksikliği var. Sıkıntı çok, önem yok.'
Başbakan 'statükoya çomak sokmak gerek' demişti.

Anlaşılan şuana kadar statükoya çomak sokmak bir yana, aynen devam ediliyor.


Bu haber 341 defa okunmuştur

:

:

:

: