İvedilikle müdahale şart

Gündem o kadar yoğun ki hangi konudan bahsedeceğimizi şaşırmış durumdayız. Her gün bir sorun dünya siyasetinde, ülkeler arasında ilişkiler ve ekonomide ortaya çıkıyor. O yüzden her yazımız da bir konuya değinmeğe çalışıyoruz.

Gündem o kadar yoğun ki hangi konudan bahsedeceğimizi şaşırmış durumdayız. Her gün bir sorun dünya siyasetinde, ülkeler arasında ilişkiler ve ekonomide ortaya çıkıyor. O yüzden her yazımız da bir konuya değinmeğe çalışıyoruz. 01.11.2018 tarihli yazımızda ''fırat'ın doğusu'' başlığı ile ele aldığımız yazımız ile ilintili olarak bugün ki yazımızı sizler için yorumlayacağız.
Evvela 01.11.2018 tarihli yazımızda ne demiştik kısaca bahsedersek; Türkiye'nin Fırat'ın doğusuna operasyon yapması gerektiğinin altını çizmiştik ve bu operasyon bölgelerinin öncelikle Tel Abyad'dan başlayarak Ayn El Arap ve daha da sonrasında Sincar bölgesinde yoğunlaşması gerektiğini belirtmiştik. Fırat'ın doğusuna operasyon konusu geçtiğimiz günlerde bir toplantı Türkiye Cumhuriyeti Başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından tekrar ve ciddi bir şekilde dile getirildi. ''birkaç gün içinde operasyon'' olacağının altı izahat ile belirtildi. Bu operasyonun olmazsa olmaz olduğu bu konuşma da belirtildi. Biz bunun daha önceden olması gerektiğini zaten yazımızda belirtmiştik. Bölgede oluşturulan terör koridoru ve YPG güçlerinin ABD güçleri tarafından eğitimleri ve askeri yardım konularından da bahsetmiştik...
O halde ne bekliyoruz!
Türkiye Geçtiğimiz günlerde savaş jetleri ile Sincar a yani kendi karasından 100 lerce km içeri gidip bombardıman yaparak tarihinde ilk kez böyle bir operasyonun altına imzasını atmış oldu.Yuvalanan terör örgütlerine büyük darbe vurarak ben buradayım demek istedi. Türkiye 'nin bu yaptığı hava harekatına batılı devletler eleştiride bulunarak ''türkiye'nin sincar da ırak ın Kuzeyinde Suriye'nin kuzeyinde ne işi var diyerek '' eleştirerek kendilerini haklı görmüşlerdir. Türkiye yanı başında olanlara sessiz kalacak kadar aciz ve cahil değildir...Türkiye uluslar arası hukuktan aldığı haklarla bölgesinde olanlara karşı terör öbeklerine karşı güç kullanma hakkı kendisinde saklıdır. DEAŞ bahanesiyle Tel Abyad gibi kentlerde şehrin demografik yapısını değiştirerek bölgede bir yeni oluşum oluşturmak istenmesi açıkça ortadadır.
ABD'li generalin geçtiğimiz günlerde söylediği söz ortadadır. 40000 YPG gücünü eğiteceklerini belirtmişlerdir. Bu ne demek oluyor! Bu sizin sınırınızda bir terör örgütüne açıkça destek veren söz de ortağınız söz de nato da ortağınız tarafından sizlere karşı bir tehdit oluyor...
Türkiye Cumhuriyeti devleti devlet gelenekleri olan ve geçmişinden aldığı güç ile buna müdahale edecek kapasite de olduğunu zaten Zeytin Dalı ve Fırat kalkanı operasyonlarında da gösterdi. Türkiye'nin bölgesinde söz sahibi olmak için burada olacak her hangi bir illegal oluşuma göz yummaması gerekmektedir. Kendi sınırlarından öte taraf Halep ve Musul baz alınmak kaydı ile bir kuşak oluşturulup güvenli bölge genişletilmelidir
Türkiye'nin tarih, coğrafya ve dünya algısı babında hareket etmelidir. Dün Çanakkale de nasıl kurtuluş mücadelesi verildiyse burada olan oluşumlara karşı bu kararlılıkla harekat etmek gerekmektedir. Türkiye karşısında oluşan ittifak hareketlerinin farkında olan Türkiye büyük bir kararlılıkla hareket etmektedir
PKK ve DEAŞ gibi örgütler gibi hareket eden bazı ülkelerin bu misyonları da uluslar arası alana taşınıp tartışılması gerekmektedir. Mesele BAE ve Suudi Arabistan Veliaht Prensleri Türkiye ye karşı böyle bir misyon üstlendiği görülmektedir. Bölgede oluşacak yapıya karşı yapılacak darbe 2 ülkeye karşı da darbe vurulmuş sayılacaktır. Bu 2 ülke de yenilmiş sayılacaktır. Fırat'ın doğusunda olan yapılan açık ca yabancı ülkelerin işgalidir. Kendileri binlerce km öteden gelip Türkiye nin yanı başında terör örgütlerini eğitmeye gelenlere şamarı böyle bir operasyon ile atmış olacağız.
Bu haber 761 defa okunmuştur
  • Ağzına sağlık Hilal sarıkaya - 18.12.2018 Şahane

:

:

:

: