CTP ve TDP'nin 'sosyalist' sınavı

Dünyanın önemli ülkelerinde, milliyetçilik veya sağ görüş yükseliyor mu?
Dünyanın önemli ülkelerinde, milliyetçilik veya sağ görüş yükseliyor mu?
Milliyetçilik ve sağ görüş ne kadar yan yanadır?
Aslında milliyetçilik farklı, sağ görüş farklıdır.
Ulusçulukla, sermaye yanlısı, ekonomik politikalar, birbirine girmiş durumda.
Bu karışıklıkla, genel olarak bir yükseliş var, peki, sebebi ne olabilir?
Sebep, sol görüş, sosyalizm ve hedeflerinin çökmüş olması olabilir mi?
'Devletçi bir model olan sosyalizmde, ekonomi geniş kitlelerin yararına işletilmelidir. Devletçilik prensibinin geçerli olduğu sistemde toplum yararına hareket edilse de etkin güç her zaman devlettir. Daha açık bir ifadeyle devlet her şeyin sahibidir. Ama sahip olduklarını sınıf ayrımı yapmadan yalnızca toplum yararı için kullanmaktadır. Yani sermayenin sahibi devlettir.
Özel mülkiyet değil ortak, kolektif mülkiyet vardır ve bu şekilde insanların, insanları sömürmesinin önüne geçilecektir. Kısacası, devlet toplum adına her şeyin idaresini yapan güçtür. Ama bu sosyalizmde özel mülkiyetin olmayacağı anlamına da gelmemektedir. Sosyalist sistemde yalnızca büyük sermeye sahipleri, toprak ağaları, yani ortalamanın çok üzerinde varlığa sahip olanların mülk sahipliğine karşı çıkılmaktadır.'
Etkin güç her zaman devlettir ve insanların, insanları sömürmesine izin verilmemektedir.
Sınıf ayırımı yapılmadan, sahip olunan her ne varsa, toplum yararına kullanılmaktadır.
Elbette çok da mümkün değildir, uygulandığı ülkeler var mıdır, evet, vardır.
Her türlü hakkın, herkes için eşit olması.
Güçlünün her daim haklı olduğu dünyamız için bu hayal bile değildir.
Biz buna genel olarak, farklı bir yaklaşımla 'adaletsizlik' diyoruz.
Kapitalizm, yani sermayeye en fazla özgürlük sunan sistem, bizim ülkemiz için adını koyabileceğimiz düzen olabilir.
Ya da bizde her şey isimsiz, belirsiz, güne göre, döneme göre, adamına göre, bu tanımlama sanırım daha gerçekçi.
İdeolojiler, yaklaşımlar, siyasi politikalar, sınıfsal çözümler bitti, hatta sınıfsal ayırım dahi kalmadı.
Orta direk yoktur, alt gelir ve üst gelir gurubu insanlar yaratılmıştır.
Bu yaratılıma, eşitliği, adaleti, paylaşımcılığı hedef koyan politika sahibi siyasal hareketler de, tamamen popülizme bağlı siyasal hareketler de katkı koymuştur.
Sonuca baktığımızda, ülkemizdeki tüm siyasal hareketliliğin ve politik üretimin çöktüğünü, yazılı hedef ve manifestosundan uzaklaştığını görmek zor değil.
CTP ve TDP'nin içinde olduğu iktidarın, özellikle, DOME otel ve CAS olaylarında yapılabilecek veya yapılamayacak olanları, sürüncemede bırakmadan çözmesi gerekirdi.
İşin özüne emek ve çalışan açısından yaklaşarak, popülizm ve sermayeci politikaları önde tutan sağ siyasetten bir fark ortaya koymaları beklenendi.
Söylediğim gibi şartlar zor olabilir, ama sürüncemede bırakmak, en kötü çözümdür ve yanlış karar, kararsızlıktan kötüdür.
Başbakanlık Denetleme Kurulu 'CAS raporunu' yayınladı.
Sonrası nasıl gelişir, nereye gider, ne olur bilemem.
Birçok teknik anlatım var, rakamlar var.
Aktarılan kaynak, verilen avans, devredilmeyen hisseler ve dahası;
'6.8.2016 tarihinden 2016 sonuna kadar toplam 70 kişinin, 2017 yılında da toplam 8 kişinin istihdam edildiği, seçim yasaklarının ilan edildiği tarihten sonra toplam 6 kişinin istihdamının yapıldığı'.
Özel veya kamu olsun fark etmez, batan, iş yükü azalan bir şirkete veya kuruma istihdam yapılır mı?
Söz artık karar vericilerde, önemli olan erken zamanda, en doğru kararı vermek.
En başta CTP ve henüz ortaya bir yaklaşım koymayan TDP'nin tavrı ne olacak?


Bu haber 434 defa okunmuştur

:

:

:

: