Hani nüfus sayımı geçen yıl yapılacaktı?

Öyle bir ülke düşünün ki hangi kentinde kaç nüfus yaşıyor? Sadece tahminden ibaret. Altyapıdan üstyapıya her ağzını açan, planlamadan söz ediyor. Ancak o planın hangi nüfusa göre yapılacağından söz eden birini daha görmedim.
Öyle bir ülke düşünün ki hangi kentinde kaç nüfus yaşıyor? Sadece tahminden ibaret. Altyapıdan üstyapıya her ağzını açan, planlamadan söz ediyor. Ancak o planın hangi nüfusa göre yapılacağından söz eden birini daha görmedim.
Girne’yi ele alalım. Resmi rakamlarda 33 bin civarından bir nüfus olduğu iddia edilen kent için bu rakamın tamamen geçersiz olduğu gün gibi ortada. Belediye Başkanı Nidai Güngördü, su sayaçlarını dikkate alarak ortalama bir konutta üç kişinin yaşadığını varsayarak, nüfusun 80 binin üstünde olduğunu söylüyor.
Zaten gerek altyapı, gerekse trafikteki kaos Girne’nin durumuyla ilgili bize epeyce bir kanıt da sunuyor.
İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, dün bir TV kanalında KKTC nüfusuyla ilgili sorulara verdiği cevapta ‘vatandaş’ nüfusunu 350 bin kişi civarında tahmin ettiklerini açıkladı. Ülkemizde en son nüfus sayımı 8 yıl önce yapılmıştı. Sayın Baybars’ın tahmini, 2011 yılında yapılan nüfus sayımına ölüm ve doğum oranlarını karşılaştırıp bir tahminden ibaret olduğu anlaşılıyor.
Elbette bu nüfus tahmini “vatandaş” olanlar için. Öğrenciler, askerler, çalışma izinleriyle burada olup ikamet edenler, bu 350 bin rakamına dahil değil.
UBP Milletvekili Faiz Sucuoğlu ise şu anda KKTC’de yaşayan toplam nüfusun 650 bin civarında olduğunu iddia ediyor. Bu rakamı 1 milyona kadar götüren başka tahminler de yok değil.
Kısaca KKTC’de nüfus rakamları adeta bir bilmece.
Peki bu bilmece ne zaman çözülecek?
CTP, seçim vaatleri arasında yer verdiği nüfus sayımına özel bir önem veriyor, nüfusun bilinmeden planlama yapılamayacağı gerçeğini kabul ediliyordu.
Hatta Başbakan Erhürman daha iktidarının ilk günlerinde koltuğa oturur oturmaz bütçeye nüfus sayımıyla ilgili 5.5 milyon TL’lik bir kaynak koyduklarını açıklamıştı.
CTP lideri; “Eğer evlere kapanmadan sayım yapacaksak bu 2 yıl sürer ama evlere kapanarak nüfusu sayacaksak en uygun gün 2 Aralık 2018 Pazar günüdür” diye bir tarih de vermeyi ihmal etmemişti.
Konunun Bakanlar Kurulu’nda karara bağlanacağı açıklanmıştı.
Biz o gün bu gündür nüfus sayımını bekliyoruz. Bütçede ayrılan kaynak nereye gitti, onu da bilmiyoruz. Ama bildiğimiz bir gerçek şudur. Tahmini nüfus rakamları üzerinden bu ülkenin geleceğine yön vermeye çalışarak, adeta kör dövüşü yapıyoruz.
Bir başta ifadeyle gözlerimiz kapalı bir yolda ilerlemeye çalışıyoruz. Kimse bu ülkenin, gözleri kapalı bir şekilde yolunu bulmasını beklemesin.
Ya da belki de meseleye şöyle bakmakta fayda var. Asıl istenen bu ülkenin yolunu bulmamasıdır.
Belki de nüfus sayımı o yüzden bu kadar zor bir mesele haline getiriliyor.
Ne dersiniz? Sizce hangisi?
Bu haber 107 defa okunmuştur

:

:

:

: