Balık baştan kokar!

Kış mevsiminde bin liraya dayanan elektrik faturaları vatandaşın cebini yakarken, Kıb-Tek’teki keyfi yönetime kimse engel olamıyor.
Kış mevsiminde bin liraya dayanan elektrik faturaları vatandaşın cebini yakarken, Kıb-Tek’teki keyfi yönetime kimse engel olamıyor.
Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Ahmet Hüdaoğlu’nun yaptığı Kıb-Tek ile ilgili iddialar YDP Genel Başkanı Erhan Arıklı tarafından dile getirildi.
Kurumun rant merkezi haline getirildiğini söyleyen Arıklı, Kıb-Tek’e keşif bedeli 45 milyon Euro olan dört yeni jeneratörün neden alındığını ve bunun neden uluslararası ihaleyle yapılmadığını sordu.
AKSA ile yapılan anlaşma bittiği için 2024 yılına hazırlık iddiasıyla bunu yapıyorlarsa bu mantıklı bir izah olamaz.
Çünkü 45 milyon Euro keşif bedeli olan bu ihale yerine 90 milyon Euro harcansa, Türkiye’den kabloyla elektrik rahatlıkla getirilebiliyor. Üstelik bunun için gereken zaman 2024 falan değil, sadece 1.5 yıl.
Elektriğin ucuzlaması için tek çare olan kabloyla elektrik için “Türkiye kaça satacak” diyenlere de şu örneği vermek gerekiyor.
Türkiye 11 cente mal ettiği elektriği Kuzey Irak’a 8 cente satıyor. Yani 3 centi sübvanse ediyor.
Kuzey Irak’a 8 cente elektrik satan anavatan, yavru vatana 6 cente bu elekriği neden satmasın?
Üstelik şu anda devam ettirilmek istenen sistem hem pahalı hem de çevre kirliliği yaratıyor.
Tüm bunları biz sorgularken, Kıb-Tek neden sorgulamıyor?
YDP Genel Başkan Yardımcısı Enver Öztürk dün yaptığı yazılı açıklamada Kıb-Tek’in denetimsiz yönetimi, şeffaf olmayan yapısı ve adrese teslim ihale yöntemi ile her geçen gün batağa sürüklendiğini bildirdi. “Sorumsuz yönetimin, uçuk ve şaibeli yatırımlarının faturasını tüketici ödüyor” diye net bir eleştiri yöneltti.
“Kıb-Tek Yönetim Kurulu kendilerini dokunulmaz hissetmekte” diyen YDP, “harcanan her kuruşun hesabını soracağız” sözleriyle adeta meydan okudu.
Peki Kıb-Tek’i kim yönetiyor?
Kıb-Tek’in Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hüdaoğlu, son seçimlerde CTP’den milletvekili adayı olmuş, seçimi kaybedince de CTP yönetimi tarafından kurumun başına atanarak adeta ödüllendirilmiş bir isim.
Star Kıbrıs, 20 Aralık 2017’de manşetten verdiği haberde Hüdaoğlu’nun adaylığını şöyle duyurmuştu: “Vergisini ödemedi ama devletten af istedi… Vatandaşı mağdur etti, mahkemede zaman aşımı dedi. Şimdi de vekillik için CTP’den kontenjan adayı oldu.”
Habere göre Hüdaoğlu’nun daha önce direktörü olduğu şirkette işlerini üstlendiği yatırımcı firmayı 2008’den 2014’e kadar “borcumu ödeyeceğim” diyerek oyaladığı, yatırımcı kendisini mahkemeye verdiğinde ise “Kabahatli değilim” diye savunma yapacağına “zaman aşımı” istediği belirtiliyordu.
Hüdaoğlu’nun iş yaptığı şirketten aldığı KDV’nin karşılığı olarak fatura kesmeyerek KDV kaçakçılığı yaptığı da iddia edilmişti.
Yatırımcı bu yüzden sattığı daireler için tapu veremeyince çok sayıda vatandaş mağdur olmuştu.
Haberde sözü edilen tüm bu ağır ithamlara rağmen CTP yönetimi Ahmet Hüdaoğlu’nu 7 Ocak seçimlerinde Lefkoşa 5. sıradan kontenjan adayı göstermekte sakınca görmedi.
Ancak CTP üzerinde etkili olmayan haber, halkın üzerinde etkisini gösterdi. Hüdaoğlu seçimi kaybetti. Ancak bu kez de ödül gibi Kıb-Tek’in yönetim kurulu başkanlığına atandı.
Bu kısa özetin ardından Kıb-Tek’te sonu gelmeyen iddiaların nedeni hakkında hala soru soranlara verilecek tek cevap vardır.
Balık baştan kokar.
Sizin başına atadığınız yönetici, o kurumun geleceğini de tayin eder. Bizden söylemesi…



Bu haber 215 defa okunmuştur

:

:

:

: