Ölümcül trafik kazaları için ne önlemler düşünülüyor ?

Ülkemizde , on yıllardan yıllara . Yıllardan aylara . Aylardan da haftalara .
Ülkemizde , on yıllardan yıllara . Yıllardan aylara . Aylardan da haftalara . Nerde ise de günlere indirgenen , ölümcül trafik kazaları. Hız kesmeden, daha da artmakta . Nerede ise, günlük hayatımızın bir parçası haline gelmekte .
Daha doğrusu, ölümcül trafik kazaları, hayatımızda bir yaşam haline getirildi .
Getirildi diyorum .
Çünkü ölümlü trafik kazaları, kendi kendine spontane olarak gelmez. Gelemez .
Bunun, pek çok belli başlı nedenleri vardır .
Bu nedenler de, kendiliğinden meydana gelmez .
Ya nasıl gelir ?
Elbette , birileri tarafından getirilir .
Bunun tek istisnası . Doğaya dayanan nedenlerle de meydana gelebilir . Tabii bu çok seyrek olarak meydana gelen, çok istisnai durumlardır .
Bunun haricindekiler . İnsan oğlunun neden olduğu ölümcül olaylardır .
Bir çok ülkelerde olduğu gibi . Bizim ülkemizde de, bu ölümcül olayların, en aza indirilmesi ve sıfırlanması için, bu konularda, bir çok yasa ve hukuk kuralı vardır .
Hukuk kuralları . Mevcut zaman dilimlerine göre, mevcut olumsuzlukları gidermek için çıkarılan ve uygulanan normlardır .
Ülkemiz de, bu esasa göre yönetilir .
Fakat geçen zaman içerisinde , gelişen, değişen ve oluşan yeni yaşam biçimleri karşısında . Mevcut kurallar yetmeyebilir .
Unutmayalım ki, dünya durmuyor . Sürekli dönüyor .
Hayatı idame ettirmek için ,dünyamız ve ülkemizde, yeni yeni oluşumlar olmakta . Ülkeler bunun için bir birbirleri ile yarışmakta .
Hatta savaşmakta .
Oluşan yeni şartlar . İnsan yaşamının, koruma altına alınmasını gerekli kılacak normların çıkarılmasını gerektirir .
Bu normlar yok mu ? Vardır elbette , fakat gelişen değişen ve oluşan yeni ortam karşısında, uygulandıkları ilk yıllardaki gibi, etkili olamıyorlar . Etkili olmak şöyle dursun . Çağın da gerisinde kalıyorlar .
Ülkemizde uygulanan kurallar . Taşıt araçlarının bu kadar fazla ve yoğun olmadığı dönemlerde çıkarılmış kurallar .
Ölümlü trafik kazaları karşısında, yetersiz kalan normlardır .
Tabii . Bu ölümlü kazalara neden olan fonksiyonların tümünü, mevcut mevzuatta aramak da bence yanlış olur .
Ulaşıma açık yollarımızdaki eksiklikler ve yetersizlikler de.
Ölümlü kazalara, davetiye çıkarmaktadır .
Bu tespitleri yaptıktan sonra . Bu yazıyı yazdığım saatlerde, en son trafik kazası olan ve iki Bengladeş’li çalışanın ölümü ile sonuçlanan, Alayköy civarındaki kazaya gelmek istiyorum .
Kaza, gece 19.30 sularında meydana geldi .
O ana yol ve bir çok ana yolda, gerek çalışan ve gerekse de öğrenciler. Gidecekleri yere varmak için. O ana yolun banketini takip ederler . Bazıları da, oto stop yaparak, araba durdurmaya çalışırlar .
Işıklandırılmamış veya ışıkları yanmayan yerlerde . Bu gibi şahısların giydikleri elbiseler, beyaz renkli değilse. Onları fark etmek, hele hele hava da yağışlı ise, mümkün olmamaktadır .
Direksiyon kullanan her şahıs, bunu yollarda yaşıyor .
O gece de, kazaya uğrayan Bengaldeş uyruklu çalışanların. Giydikleri elbiselerin koyu renkli olması ve yüzlerinin de esmer olmaları . Fark edilmemelerinin bir nedeni olabilir mi ?
Ana yol olan, çift şerit yolun banketini yayaların kullanmasının ne denli güvensiz olduğu . Yaşanan bu acı olaylardan da ortaya çıkmaktadır .
Alayköy kavşağından, Güzelyurt istikametine giden, sağlı sollu gece kulüplerinde ve sanayi bölgesinde çalışanların. Bu banketleri kullanması, ulaşım için bir zorunluluk ise . Demek ki yayaların gidip gelmeleri için . Alt yapı eksikliği var demektir .
Yayaların yürüyecekleri yerler, yaya kaldırımlarıdır . Ana yol banketleri değil .
Batıda , banketlerde yayaların yürümesi, suç sayılarak, kurallara bağlanmıştır . Bu yapılırken , yayaların alt yapı sorunu tamamlandıktan sonra, uygulama alanına geçilmiştir .
Bizde, bu alt yapı en büyük eksiklik .
Gerek iskan ve gerekse de ticari mahallerde, ilk yapılan alt yapıdır .
Kaldırımdır . Yaya geçitleridir .
Bizde ise tam tersi . Üst yapı yapılır . Alt yapı yapılmaz .
Bu iki Bengladeşli çalışanın, kaza ile ölümüne neden olan kişinin bunda suçu var da . Bu Bengladeşlileri, çift şerit ana yolun banketinde yürütmek zorunda bırakan, siyasi erkin. Hiç mi suçu yok ?

Bu haber 49 defa okunmuştur

:

:

:

: