'Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız'

'Aile (Evlenme ve Boşanma) (Değişiklik) Yasa Tasarısı, yasada daha önce yapılan değişikliklerle boşanan kişilerin soyadlarıyla ilgili yaratılan boşluğu düzenlemeyi amaçlıyor.
'Aile (Evlenme ve Boşanma) (Değişiklik) Yasa Tasarısı, yasada daha önce yapılan değişikliklerle boşanan kişilerin soyadlarıyla ilgili yaratılan boşluğu düzenlemeyi amaçlıyor.
Tasarının genel gerekçesine göre, özellikle boşanan kişilerin soyadlarına ilişkin düzenleme tamamen kaldırılırken, yerine herhangi bir düzenleme yapılmayarak yasal boşluk oluşmasına sebep olunmuştu.
Dolayısıyla, değişiklik yasasından sonra boşanan tarafların eski soyadlarına dönmeleri imkânı ortadan kalkmış ve tarafların boşandıkları kişinin soyadını taşımaya devam etmeleri yasal mecburiyeti ortaya çıkmıştı.

Ceza değişiklik yasa tasarısında, yasaya insan kaçakçılığı suçu da eklendi.
Tasarıyla halen 10 hafta olan yasal hamilelik sonlandırma süresi 14 hafta olarak düzenlendi.

İngiliz Sömürge İdaresi döneminde yürürlüğe giren ve birçok hükmü açısından, günümüzün modern insan hakları anlayışının gerisine düşen düzenlemeler içeren, fasıl 154 ceza yasasında çağdaş yenilikler öngörüldü.
Halen yürürlükte olan yasada, intihara teşebbüs eden kişilerin hafif bir suç işlediğini düzenleyen maddesi tamamen kaldırıldı. Buna gerekçe olarak zaten travma yaşayan bireyin mahkeme süreciyle travmalarının derinleştiği ve cezalandırma temelinde bir çözüm bulunamayacağı gösterildi.'
Aile yasasında öngörülen bazı değişiklikler özetle bunlar.
Yasa, Mecliste onaylandı, Cumhurbaşkanının onaylaması ile resmi gazetede yayınlanıp hayat bulacak.
Konuyla ilgili olarak, CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe ile daha detaylı bir sohbet yaptık.
CTP Milletvekili Özdenefe, aile yasasında yapılan değişikliklerle ilgili şunları anlattı;
' Bu ceza yasası değişiklikleri, insan hakları temelinde yaptığımız ikinci paket değişikliklerdir. Bunlarla bütün dünya mücadele ediyor. Bu pakette öngördüğümüz maddeler, uluslar arası mücadele verilen suçların cezalandırılması. Mağdurları korumak suretiyle, özellikle insan ticareti, kişilerin zorla çalıştırılması, fuhuşa zorlanması, esarete maruz tutulması. Bunlarla ilgili suçların cezalandırılması.
İntihara teşebbüs 1961 yılında İngiltere'de suç olmaktan çıkarıldı. Bunu cezalandırarak engelleyemezsiniz. Bu dünyada da böyle. Önemli olan bireyin rehabilite edilmesi. İnsanın merkez olması gerek. Bunu suç olmaktan çıkarıyoruz.
Hamileliğin yasal şekilde sonlandırılması ile ilgili bir madde var. 1989 yılından önce bu, ülkemizde tamamen suçtu. Daha sonra belirli hallerde suç olmaktan çıkarıldı. Günümüz koşullarında hamileliğin sonlandırılması için birçok ülke sadece tıbbi açıdan değil, kadının ruhsal ve fiziksel sağlığını da kriter olarak belirledi. Biz de ruhsal sağlığını ekledik. Birçok ülke, tecavüz, ensest ilişki sonucu hamileliği de, sonlandırma kriterlerine ekledi. İngiltere de hamileliğin sonlandırılmasında, kadının diğer çocuklarının durumu da dikkate alıyor.
Bu bir ceza yasasıdır. Biz doktorlara işlerini nasıl yapacaklarını söylemiyoruz. Sadece belli bir süreden sonra yapılanın bir suç olacağını belirliyoruz. Kadının hamile olduğunu anlaması, ne yapacağına daha sağlıklı karar vermesi için, zaman tanımak adına bir fırsat vermek gerekli. Bunun için de 14 haftalık süreyi uygun bulduk.
Esas konu istenmeyen hamileliklerin önüne geçilmesidir.
Tüm bunların bambaşka bir yasal düzenlemeyle tartışılması gerekirdi. Bizde maalesef bunlar ceza yasası altındadır. Bunları daha doğru bir zeminde tartışmalıyız. Bugün için ceza yasamızda bazı dokunmalar yaparak, daha doğru bir noktaya çekmeye çalışıyoruz.
Şuanda yasa sınırlı iken bile suiistimaller yaşanıyor. Bir yerin arka bahçesi olacağız diyerek, kendi insanımız için bazı adımları atmayalım mı? Güney Kıbrıs'ta hamileliği sonlandırma süresi 12 hafta, peki, güney de bizim arka bahçemiz mi olacak? Bu yaklaşım doğru değil. Hiçbir yerin arka bahçesi olmayız.'

Bu haber 377 defa okunmuştur

:

:

:

: