Laf arasına sıkışanlar

Bizim ülkenin Başbakanı Sayın Tufan Erhürman her hafta Cuma günleri yapacağım dediği basın toplantısı yerine uzun bir aradan sonra “Basın Odası”da sadece davetli gazeteciler ile hükümetin ilk bir yılını değerlendirme adına Televizyonlerdan ve Web tv lerden canlı yayın ile izleyiciler ile buluştu, konuştu, sorulan sorulara açıklamalarını yaptı.
Bizim ülkenin Başbakanı Sayın Tufan Erhürman her hafta Cuma günleri yapacağım dediği basın toplantısı yerine uzun bir aradan sonra “Basın Odası”da sadece davetli gazeteciler ile hükümetin ilk bir yılını değerlendirme adına Televizyonlerdan ve Web tv lerden canlı yayın ile izleyiciler ile buluştu, konuştu, sorulan sorulara açıklamalarını yaptı. Konuşmasının büyük bir bölümünü vakit öldürmek açısından KIB-TEK konusuna ayırdı üstelik maliyetlerle ilgili Elektrik Kurumu yönetiminin basına açıklamalar yapması için tetbir alacağını söylerken KKTC Meclis Genel Kurulunda KIB-TEK için UBP tarafından verilen “KIB-TEK’in Mali Yapısının Ortaya Çıkması; Güç Artırım Santralleriyle Sistem Değişikliğinin (Fuel-Oil/Gaz) Gerekliliğinin Ekonomik Boyutu; Yüksek Elektrik Fiyatlarının Oluş Sebeplerinin Çıkarılması”na ilişkin Meclis araştırması önergesinin 12-9-3-3 hükümetinin neden ret ettikleri mevzuu ise hiç konuşulmadı. Bu önergeden doğan iktidar korkuları Basın Odasının dışında kaldı. Başbakan detaylarda boğulurken nerdeyse Ankara’da ne yemek yediklerinin sunumunu da yapacak diye bir beklenti oluştuğu oradaki gazetecilerin gözlerindeki manidar bakışlarındaki sorularda kanaatimce gizli kaldı. Başbakanın ilk basın toplantısı, hükümetin ilk yüz günü ve ilk bir yıl derken hükümetin olmayan icraatlarını akademisyenliğinin verdiği tecrübe ile anlattı durdu. Anlatım var icraat yok babındaki soruları ise es geçti. Bir ara acaba çok mu iyimserim daha mı sert olmalıyım diye de hayıflandı. Basının genellikle reyting adına kötü haberleri yaymakta olduğunu kötü haber okuyucusunun daha çok olduğunu laf arasına sıkıştırdı. Turizmi,eğitimi hikayesine aldı yapmak istediklerini yeniden sıraladı ülkeye gelen 102 bin öğrencinin 35 binin yabancı uyruklu olduğunu da ifade etti. YÖDAK’tan her bilgiyi aldığını izleyicilere ve oradaki gazetecilere ayrıca beyan etti. Ülkemizde halen öğretim veren üniversite sayısının, yarısında, istenilen kalitede, eğitim verilmediğini de söylerken kaliteli öğretim veren üniversiteler ile kalitesiz öğretim veren üniversite isimlerinde ve aldığı bilgilerde eğitim camiasında böylelikle büyük bir şaibe yarattı. KKTC ‘deki Üniversiteleri bir bakıma ikiye böldü. Bazı bölgelerde kurulacak yeni üniversitelerde desteğinin olacağını söylerken üniversite merkezi Türkiye’de olan 500 kadar öğrencisi olduğu ifade edilen ancak diplomalarına YÖK tarafından denklik verilmeyeceği haberlerini okuduğumuz, uzaktan eğitim yapacağı ifade edilen ve KKTC’deki eğitim izni YÖDAK tarafından iptal edilen üniversitenin geleceği hakkında hükümetinin, yani bakanlarının ortak görüşünü belirtmedi. Geçen Meclis bileşiminde de bu konu hakkındaki konuşmalar olduğunu hepimiz hatırlayanlarız. Başbakanın öğrenci sayılarını açıklaması ile çok konuşulan tartışılan ve mahkemelik bir olay yaratan ve halen illegal olarak faaliyetini sürdürdüğünü haberlerden okuduğumuz bu eğitim kurumunda Türkiye’deki kayıtlı az sayıdaki öğrenci yanında KKTC vatandaşı öğrenci kaydı var mı yok mu sorusu da akıllara düşen ayrı bir soru ile bizlerde merak uyandırdı. Basın Odası Başbakan’ın yapacağız,edeceğiz, Türkiye ile ekonomik protokoldeki çerçeveyi biz çizdik içini dolduracağız Salı gün heyetler gelecek sonuca gideceğiz özetleri ile geride kaldı. Gerçek olan halkın geçim derdine çareler üzerinde durulmadı, pahalılık nasıl önlenecek anlatılmadı, Türkiye’de başlatılan tanzim satışlarının ülkemizde uyulanabilirliğinin olmadığı belediyelerin idareleri ve mali durum yetersizliği emsal gösterilerek verildi. KKTC siyasetinde hükümetlerin ömrünün yıllarla ifade edildiğinin bazan üç yılda üç ayrı hükümet kurulabileceği dahi uzun uzun anlatıldı. Ekonomik protokokle kaç yıllık imza koyulacağı açıklaması bile yapılmadı. Zaman tükendi basın odası kapatıldı. Bu güne söz mü? “Çok konuşma, boş konuşma, kem konuşma.” Şeyh Edebali ‘den olsun...


Bu haber 436 defa okunmuştur

:

:

:

: