Kaldırımlar tuzakla dolu..

Hafta sonları hafta içi fırsat bulamadığım ve tembellikten ihmal ettiğim uzun yürüyüşler yapmaya başladım.
Hafta sonları hafta içi fırsat bulamadığım ve tembellikten ihmal ettiğim uzun yürüyüşler yapmaya başladım.
Tabi ki Mağusa’da olunca bana en uygun olan Sakarya Çemberinden DAÜ istikametine doğru yöneliyorum.
Malum Mağusa bir üniversite kenti.
Kıbrıs’ın en çok öğrenci sayısına sahip en büyük üniversitesi Mağusa’da.
Yanılmıyorsam 20 bin civarı yerli yabancı bir üniversite öğrencisine sahip.
Gönül isterdi ki Mağusa’nın her yolu, sokağı, bucağı DAÜ’nün kattacağı kalite ve enerjiyi hissetsin.
Fakat bu maalesef beklenen düzeyde değil.
Üniversite ve Mağusa ortak paydaları değere dönüştüremedi.
Ne Mağusa üniversiteye sahip çıktı, ne de üniversite Mağusa’ya!
Tabi ki bunun nedenleri var.
Bu, üzerinde hassasiyetle durulması gereken hatta çalışma yapılması şart olan bir durum aslında..
Bunun olası nedenleri üzerine yoğunlaşıp ilgili kişilerin de görüşlerini aldıktan sonra başka bir yazı konusu olarak yeniden yazacağım.
Fakat bugün bahsetmek istediğim başka bir sorundur.
Mağusa’yı bilenler için, Anıt çemberinden sulu Sakarya çemberi istikameti ve devamı olan güzergahta DAÜ çemberine varıncaya ve hatta Glapsides kavşağı dediğimiz bölgeye kadar uzun bir mesafe aralığı var Mağusa’da.
Mağusa’nın en işlek caddeleri bu güzergah boyundadır.
Ve maalesef bu güzergahın hali plansızlık ve alt yapı noksanlığından içler acısıdır. Zaten yol boyunca plansızlık ve çevre düzensizliği yanında kirlilik ilk gözünüze batandır. Bu bir Mağusalı olarak beni gerçekten çok üzüyor.
Çünkü Mağusa böyle çarpık çurpuk bir kentleşmeyi hak etmiyor.
Ve gelelim kaldırımlara.
Yayaların kullanacağı kaldırımlar bir çok yerde otomobillere park yeri olmuş.
Karakol kavşağından, DAÜ istikametine doğru, yani sizin anlayacağınız Barış Gücü kampı civarında yayaların yürüdüğü kaldırımın üzerinde altyapı düzeni için oluşturulan logarların üzeri kapanmamış ve bu büyük bir tehlike arz ediyor. Gündüz vakti bile bu kaldırımlarda yürümek mesele iken gecenin karanlığında bu çukurlara düşmek hiçtendir. Kaldı ki bu güzergah en çok yayanın geçtiği bölgedir. Bu bölgeyi 20 bin üniversite öğrencisi her gün kent merkezine gitmek için kullanıyor. Yüzlerce insan yürüyor bu kaldırımın üzerinde. Fakat kaldırım boyu her 30 metrede bir koskoca bir delikle karşılaşıyorlar..
Nitekim ben yürüdüğüm kaldırımın her 30 metresinde bu manzara ile karşılaştım. Nitekim her seferinde bu çukurlara düşmemek için ya eşim beni uyardı, ya ben eşimi.
Ama dikkat diye diye yürüdük.
Şimdi bu Mağusa’ya yakıştı mı?
Bu mudur yani?
Bu deliklerin kapatılması ve emniyetli bir durumda olması çok mu zor.
Belediye ise belediye.
Karayolları Dairesi ise karayolları.
Şehir planlama ise şehir planlama.
Üniversite ise üniversite.
İnsan hayatı bu kadar mı ucuz bu memlekette?
Maalesef evet.
Yok mudur koskoca Mağusa Belediyesinde bu tehlikeli duruma el atacak bir yetkili.
Yürümüyorlar mı hiç bu kaldırımlarda?
Görmüyorlar mı durumu?
Derken Mağusa Belediye Başkanı Sayın İsmail Arter ile söz konusu cadde üzerinde karşılaştık. Sayın Başkan konuyu yerinde incelemeye geldiğini söyledi.
Ve gerekli onarımın derhal yapılacağını vurguladı.
Velhasıl her gün binlerce üniversite öğrencisi kullanıyor o kaldırımları.
Allah korusun ama yarın bir gün öğrencilerden birisi ya da öğrenci olmayan birisi düştü o deliklerin içine ve bir tarafını kırdı ne olacak?
Kim verecek bunun hesabını?
Ben DAÜ yönetiminin yerinde olsam kazan kaldırırım bu kaldırımların usulüne uygun hale getirilmesi için.. Çünkü her gün öğrencilerim bu tehlike ile karşı karşıyadırlar.
En önemlisi ise hiç kimse böyle bir kentte yaşamayı hak etmiyor.
Ve Mağusa Belediye Başkanı Sayın İsmail Arter duruma el attı.
Bundan sonrasını hep birlikte göreceğiz..
Bu haber 22 defa okunmuştur

:

:

:

: