Yolsuzluk dosyalarının bitmek bilmeyen soruşturması..

Bir şeyler belli ki doğru gitmiyor.
Bir şeyler belli ki doğru gitmiyor.
İşte tam da bu nedenledir ki kamuoyu, devlet kurumları nezdinde bazı kişilerin sorumluluk alanlarına giren ihmali/suistimali olduğu iddiası ile yolsuzluk yapılıp,yapılmadığına dair polis tarafından başlatılan bazı soruşturmaların akıbetinden kuşku duyar hale geldi.
Peki neden?
Kuşku yok ki önceden yaşanan emsallerden.
Zira bugüne kadar kamu dahilinde adı yolsuzluğa karışmış olup makam sahibi olan bir kişinin yasalar gıyabında işlem gördüğü görülmemiştir.
Üstelik yaşanan onca olaya rağmen.
Dolayısıyla yaygın olarak kamuoyu bu durumdan mütevellit nasılsa bir şey olmayacak, yapanın yanına kar kaldığı gibi yarın bir gün de bunun mükafatını alacak psikolojisi içinde bu tür resmi soruşturmalara pek itibar etmiyor.
Haliyle bu da halkının öncelikle devlete ve onun kurumlarına olan güvenini yitirmesine sebep oluyor..
Velhasıl 4’lü koalisyon hükümeti kurulurken bunun idraki içindeydiler.
Ve bunu yeniden tesis edeceklerine dair bir umut popalıyorlardı halka.
Nitekim UBP’yi iktidar koltuklarından eden en büyük neden bu idi.
Yasadışlılık, yolsuzluk iddiaları, hesap verebilir şeffaf bir yönetim anlayışından uzak, çevresine devlet kaynaklarını kullanarak menfaat sağlamak, partizanlığa dayalı kayırmacılık vs ve gider.
Ondandır ki UBP son genel seçimlerde en çok milletvekili sayısını çıkardığı halde hükümeti kuramadı.
Ve sırf bu nedenle seçimlerden yenilgi alarak çıkan CTP, HP, TDP ve DP’nin bir araya gelmesi ile hükümet pamuk ipliğine bağlı kuruldu.
Ve bugün aynı pamuk ipliğinde yürütülüyor.
Dolayısıyla bugün bu hükümetin göreve gelirken önüne koyduğu en büyük argüman yolsuzluklarla mücadele, şeffaf yönetim, hesap verebilir bir yönetim anlayışı idi.
Hatta “Kimisi mahalleye,kimisi mahkemeye” sloganı da bunun bir yansımasıydı .
Açıkçası şu ana kadar mahalleye gideni gördük ama mahkemeye gideni henüz göremedik.
Peki neden?
Neden bu soruşturmalar bir türlü tamamlanmıyor?
Polisin sayısının yetersiz oluşu.
Polisin teknik birçok imkana sahip olmaması.
Araç, gereç noksanlığı.
Zor çalışma koşulları.
Uzmanlaşmış kadroların yetersizliği.
Başsavcılık ve polis arasındaki işbirliğinin istenilen düzeyde olmaması.
Gibi alt alta koyup sıralayabileceğimiz birçok neden olabilir.
Hatta bu saydıklarımın hepsi de kendi içinde birer neden olabilir.
Fakat bütün bu nedenler soruşturmaları bir türlü tamamlanamayan dosyaların akıbetini izah eden gerekçeler olamaz..
O halde burada yanlış giden bir şeylerin olduğunu söylemek mümkün.
Peki nedir bu yanlış giden bir şeyler..
Bunu da bunca zamanda hükümetin bulması gerekirdi.
Yaklaşık 1 yılını tamamlamış bir hükümetin kamu vicdanında rahatsızlık yaratan bu soruşturmaların bitmek tükenmek bilmeyen, adeta ucu açık bir zamana yayılmasının önüne geçecek kararlılığı göstermesi gerekirdi.





Bu haber 188 defa okunmuştur

:

:

:

: