Bu ne cüret?

İskele Kalecik sahilinde yasaları tamamen ihlal ederek denize neredeyse sıfır bir şekilde inşa edilen lüks rezidansları, Star Kıbrıs okurları çok iyi hatırlayacaklar.
İskele Kalecik sahilinde yasaları tamamen ihlal ederek denize neredeyse sıfır bir şekilde inşa edilen lüks rezidansları, Star Kıbrıs okurları çok iyi hatırlayacaklar.
Yaptığımız yayınlar sonuç vermiş, yasadışı inşaatlar belediye tarafından mühürlenmişti. Fakat bu inşaatları yapan İsrailli firma, her kimden yeşil ışık aldıysa geçtiğimiz günlerde bu inşaatlara yeniden başladı.
Kısaca yasaları çiğnemekte tereddüt bile etmedi. Çünkü ÇED raporu olmayan bu inşaatların yapılması imkansızdı.
Ama ne yazık ki burası Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti. Kanunlar, yasalar, adalet, duruma göre, kişiye göre değişiyor, çarpıtılabiliyor…
Bunun sayısız örneklerini defalarca izledik.
Bu kez bu yasadışı inşaatlara ne yazık ki, yasaları uygulamakla görevli İçişleri Bakanlığı’na bağlı Şehircilik Dairesi’nin destek olduğuna üzülerek şahit oluyoruz.
Evet yanlış duymadınız.
İsrailli firmanın, denize 12 metre mesafede yaptığı bu lüks rezidanslara İçişleri Bakanlığı’na bağlı Şehircilik Dairesi’nin olumlu görüş verdiği ortaya çıktı.
Bundan aldığı cesaretle mi bilinmez, söz konusu firma çalışmalara yeniden başladı.
Oysa bir süre önce aynı bölgeyi etkileyen “İskele-Mağusa-Yeniboğaziçi” emirnamesi konusunda mangalda kül bırakmayan İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars, “İmar yasası çıkana kadar, bölgeyi korumak için bu emirnameyi işleme koymak zorundayız” demişti.
Şimdi Sayın İçişleri Bakanı’na sormak lazım. Siz bölgeyi böyle mi koruyacaksınız sayın bakan?
Eğer böyle koruyacaksanız size söylenecek tek söz şudur: Gölge etmeyin başka ihsan istemez.
Star Kıbrıs, söz konusu şirketin yasaları nasıl çiğnediğini, dalgalara sadece 12 metre mesafede lüks rezidansları nasıl inşa ettiğini ve bu işlemi ÇED raporu almadan gerçekleştirdiğini belgeleriyle 30 Mayıs 2018 tarihinde İçişleri Bakanı Sayın Ayşegül Baybars’a bizzat teslim etmişti.
Sayın Bakan Baybars, bizlere konunun araştırılacağını, kıyıların korunması adına elinden geleni yapacağı sözünü vermesine rağmen, ne yazık ki gelinen durum içler acısıdır.
İster yabancı olsun, ister Kıbrıslı Türk fark etmez. Herkes bu memlekette yasalara uymak zorundadır. Kıbrıslı Türklere yasaklanan sahiller yabancılara bu şekilde adeta hediye edilecekse orada adaletten söz edilemez. Bunun adı olsa olsa Kıbrıslı Türk yatırımcının enayi yerine konmasıdır.
Kimse bunu “yabancı düşmanlığı”, ya da “yabancı yatırımcıya karşı olmakla” izah etmesin. Mesele herkesin yasalar önünde eşit olmasıdır.
Geçtiğimiz hafta ne oldu?
Yine aynı bölge İskele’de eski kaymakam, kendi döneminde yasayı geç uyguladığı için hapse girdi. Elbette yasaları uygulamamak suçtur. Bu herkesin kulağına küpe olmalıdır.
Peki bu yasadışı inşaat karşısında şimdiki kaymakam ne yapıyor?
Bu da dikkate değer bir sorudur. Kamudaki idareciler şunu unutmamalıdır. Bugün attığınız her imza yarın karşınıza çıkabilir. Aldığınız her kararın hesabını yarın sorulduğunda verebilmelisiniz.
Aksi halde o kaymakamın başına gelenlerin yarın sizin de başınıza gelmesi işten bile değildir. Bizden söylemesi…


Bu haber 105 defa okunmuştur

:

:

:

: