İyi ki Adalet Bakanlığı yok

Dipkarpaz Belediye Başkanı Suphi Coşkun'la bölgeyi konuştuk.
Dipkarpaz Belediye Başkanı Suphi Coşkun'la bölgeyi konuştuk.
Suphi Coşkun, heyecanlı, içi dışı bir, sözünü esirgemeyen, sadece Dipkarpaz için değil, bölge adına ses veren bir Belediye Başkanı.
Suphi Başkanın anlattıklarından bir bölüm;
'Bırakın başka yerlerde bölgemizi anlatmayı, Dipkarpaz'ı, KKTC'ye bile tanıtamamışız, anlatamamışız. Dipkarpaz'ı artık sadece biz anlatacağız. Kırk yıldır unutulan bir bölgeyiz. Belediye Başkanı olurken, en başta tüm ülke insanlarına verilen anayasal hakları istedim. Eğitimi, sağlığı, devlet hizmetlerini bölgemize getirmek için uğraştık.
Ve şunu söyleyebilirim ki, eğitim ve sağlığı bir yere getirdik. Okullarımız bu yıl sorunsuz açıldı. Sabah 9'dan, öğleden sonra 15.30'a kadar her gün doktorumuz var. Kırk yıldır Karpaz'dan çıkmamış, Lefkoşa'yı hiç görmemiş kadınlarımız vardı. 320 kadınımızı Lefkoşa, Girne ve Güzelyurt'a getirdik, gezdirdik, gösterdik.
Tüm ülke insanımız, lütfen Dipkarpaz'a gelin. Burası cennet, ülkenin en güzel yerlerinden biri. Bungalov konusunda yanlışlık varsa, yasa dışılık varsa, bunlara kim izin verdi diye sormak gerekmez mi?
Hukuka saygımız sonsuz, hukuk hepimizin, korumak, saygı duymak gerek. Fakat uygulamada yanlışlık varsa, bunları da konuşmalıyız. Yasa dışı yapılan, tahtadan evler, bunlar inkâr edilmiyor. Ancak bir tarafta bunlar, bir başka tarafta ise betona boğulmuş denizler.
Empati kurmak lazım. Hukuk mesajını, siyasetçi mesajını Dipkarpaz'dan veriyor. Böyle olunca bölgemiz insanı kendini dışlanmış, sahipsiz hissediyor.
Son olayda, arkadaşımız Kemal Yılmaz duygusal davrandı. Mahkeme kararını uygulamadığı konusunda hiç itirazım yok. Ortada tamamen iyi niyet var. Kemal Yılmaz kaymakamdı. Üstünde müsteşar, Bakan var. Kaymakam Kemal Yılmaz'a talimat verilmiş, işlem yapma diye, hallederiz denmiş. Peki, bu talimatı verenler nerede, neden onlar bu yanlışın bedelini ödemiyor?'
Hukuki konularda, yargının, hukukun, yani yasaların, mahkemelerin verdiği kararları sorgulamayı doğru bulmam.
Ancak, hukuk da, yargı da, yasalar da, herkes ve her bölge için geçerlidir.
Tersi durumlar söz konusuysa, ne hukuk, ne mahkeme, ne de yasalardan söz edilebilir.
KKTC'nin adalet anlamındaki sorunu da budur.
İskele eski kaymakamı Kemal Yılmaz Dipkarpaz'daki bungalovların yıkılması ile ilgili mahkeme kararına uymadığı gerekçesiyle suçlu bulundu, cezaevine gönderildi.
Amacım asla mahkeme kararını sorgulamak değil.
Ancak şu sorularda aklımdan geçmiyor diyemem;
Eşitlik, her konuda, her yerde, hep aynı kararlar veriliyor mu?
Yani Karpaz'dan, Lefke'ye eşitlik, adalet var mı?
Aynı yasalar, farklı yerlerde, aynı olarak uygulanıyor mu?
Emir verenler mi suçlu, verilen emirleri yerine getirenler mi?
Peki, mahkemenin verdiği karara rağmen, bunu siyasi malzeme yapılmasına ne denebilir?
Popülizm mi, halkçılık mı, haksızlığa karşı gelmek mi?
Bazı siyasi partilerin ve siyasilerin bu yönde bir açıklamaları var, bu son derece yanlış.
Önce hukuk, devlet, hükümet uygulamalarında yasaların vazgeçilmezliği, bunlar uygulansaydı, bu ve benzeri olaylar konuşulmazdı.
Bir de Adalet Bakanlığı kurulduğunu ve hukukun, yargının siyasetin emrine verildiğini, mahkemelerde, yargı da siyasetin etkin olduğunu düşünün, sağlam dalımız kalmazdı.
Sanırım kırk yılda yaptığımız en iyi iş Adalet Bakanlığı kurmamak olmuş.


Bu haber 414 defa okunmuştur

:

:

:

: