Dimağ Çağıner'in sitem dolu uyarıları

Uzun uzadıya konuşmak artık gereksiz. Bu ülkedeki en önemli sektörler belli. Turizm ve üniversite sektörleri lokomotif sektörler olarak anılır.
Uzun uzadıya konuşmak artık gereksiz.
Bu ülkedeki en önemli sektörler belli.
Turizm ve üniversite sektörleri lokomotif sektörler olarak anılır.
Her anlamda katkısı olan sektörler, kamu sektörüne ki kuzey Kıbrıs'ın yapısı kamu üzerine kuruldu, alternatif olacak üretimi, bu iki sektör yapıyor.
Bunu daha da geliştirmek için plan, program, ileriyi dönük uygulamalar yapılmalıdır, yapılıyor mu?
Bu soruya olumlu cevap vermek zor.
Altını çizelim, bu ülke için kurulan düzen tamamen kamu odaklı, kamu kaynakları dağıtılacak, istihdam yapılacak, kamu çalışanlarının hakları her şeye rağmen korunacak, teşvikler belli başlı sektörler için kazanç kapısı yapılacak.
Herkes devlet denen düzene, yaşam şartları üzerinden bağlanacak.
Siyasetçi de çok önemli işler yapmış gibi, her daim iktidar olmak adına bir sonraki seçimleri düşünecek.
Düzen bu sistem üzerine inşa edildi, elbette bazı sektörler için teşvik uygulaması da sistemin bir parçasıdır.
Bunları artık bir noktaya getirmek, tartışmak, verimliliğe dayalı bir mekanizmaya bağlamak kaçınılmaz.
Parçalı bir yapı var, bölük, pörçük, bireyden başlayarak, küme, küme, zümre, zümre her kesim elindekinin daha iyisini isteyerek, yılların yanlışlarının düzelmesini bekliyor.
Kolay mıdır, kolay olmadığı çok net olarak ortada.
Yıllarca kazanılmadan verilen, düşüncesizce dağıtılan ve bugün tüm ülke için ağır gelen uygulamalar, sürdürülemez politikalar artık kilitlendi.
Artık siyasetçinin iyi, adil, şeffaf yönetimden vereceği bir şey kalmadı.
Kamu kaynakları tükendikçe, tükendi, toplumun kamusal imkânlardan bir beklentisi yok.
Belki de memnuniyetsizlik, beklentisizlik, genel olarak umutsuzluk bu sebeplerle diplere indi.
Söylediğim gibi artık beklenti, iyi, adil, şeffaf, hesap sorulabilir ve hesap verilebilir yönetimlerdir.
En başta lokomotif sektörler dedik, turizm ve üniversite sektörleri, kaynak aktarmak bir yere kadar, sektörler büyüdükçe, sorunlarda büyür, hele sorunların büyütülmesine izin verilirse.
Her iki sektör temsilcileri de özellikle döviz krizi sonrası tehlikeye işaret ediyor.
Dövizin etkisi, birçok yanlıştan dolayı artan olumsuzluklar, ulaşım zorluğu ve pahalılığı, iki sektörün ortak sorunları olarak sayılabilir.
Bu iki sektör kaliteyi, devamlılığı, istikrarı, doğru büyüyerek, gelişerek sağlamalıdır, bunun için destek vermek başta kamunun olmak üzere tüm kesimlerin görevidir.
Çünkü bu alanlarda ne ekerseniz, onu biçersiniz.
Otelciler Birliği Başkanı Dimağ Çağıner, sitemli ve acı konuştu, özetle uyarılarda bulundu;
'Para kazanamayan yabancı acenteler bir günde KKTC'den vazgeçebilir. Ambargoları nötrleştiren teşviklerin ödenmesi kaçınılmaz. Ciddi bir düşüş var rakamlarda. İsrail pazarını kaybettik. Türkiye ve Avrupa'dan gelen turist azalıyor. Reklam yapılmadığı için başka destinasyonlara yönelme var.
2019- 2020 daha kötü olabilir. KKTC Ekonomisi olumsuz etkilenecek, bunun uyarısını yapıyoruz. Sistem şimdi çökmekte. Şimdi 70 Euro destek veriliyor, ileride 150 Euro teşvik verilse, düzelme olmayacak. İşsizlik tetiklenecek, üretim düşecek, turizme sahip çıkmayanlar bunu görmüyor mu? Turizme dayalı bir toplum politikası geliştirmek gerekiyor. Geriye giden bir noktadayız. Turizm sektörü yokmuş gibi davranamazsınız.
Herkes üzerine düşeni yapıyor ama sona geldik. Bu ödemeler yapılırken, devlet birçok sektöre ödeme yaparken, neden turizmi bu sektörlerin dışına çıkarıyor? Anlam veremiyoruz. Turizm ekonomisi küçülmeye başladı. Uygulanan politikalar rakamların küçülmesine neden oluyor. Sektör, devletimizin yapmış olduğu tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinden haberdar değildir. Bizlerin bilgi ve deneyimi atıldır.'
Belki de en can alıcı cümleler 'Sektör, devletimizin yapmış olduğu tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinden haberdar değildir. Bizlerin bilgi ve deneyimi atıldır' söylemidir.
Tanıtım, festival, fuarlar reklam amaçlı mı, yoksa başka amaçlarla mı kullanılıyor?
Turizmcilerin, bilgi ve deneyimlerinden faydalanılmıyor mu?
Turizmcilerin etkin olarak katkı koymadığı bir devlet politikası ne kadar başarılı olur?
Uyarılar, sektörün içinden, sektör temsilcilerinden geliyor, kazandıracak olansa, sadece ortak akıl ve yol haritasıdır.


Bu haber 365 defa okunmuştur

:

:

:

: