Sınıflar arası fark derinleşiyor..

Sınıflar arası uçurum gün geçtikçe daha belirgin bir şekilde açılıyor.
Sınıflar arası uçurum gün geçtikçe daha belirgin bir şekilde açılıyor.
Tabi ki bunun en büyük sebebi gelir dağılımındaki eşitsizliktir, ya da buna adaletsizlik diyelim..
Peki neden?
Çünkü toplumun bireyleri arasında milli gelirden alınan pay adil değildir.
Kalifiye ve kalifiye olmayan işgücünün ücretleri arasındaki fark.
Asgari ücretlerin ortalama ücret seviyesine göre aşağıda olması bu durumun ortaya çıkmasında en büyük etkenlerden biridir.
Bir ülkenin ekonomik büyümesi üretim miktarının artması anlamına gelmektedir.
Dolayısıyla üretimi artırırken üretim yapısına bağlı olarak firmaların talep ettiği işgücünün nitelikleri de farklılık gösterir hale gelmektedir.
Örneğin sanayi ürünlerinin, ya da teknolojik ürünlerin üretiminde veyahut da hizmet sektörü pazarında firmalar tarafından nitelikli işgücüne olan talep artmaktadır.Bu da haliyle beraberinde nitelikli işgücü talebini artırıyor.
Nitekim böyle bir konjonktürde piyasada nitelikli elemanın az olması ücretleri yukarıya doğru çekmektedir.
Dolayısıyla bu safhada işgücü piyasasında oluşan dengesizliği nitelikli ve niteliksiz iş gücüne bağlamak mümkündür.
Bu da neyi gösteriyor?
Kalifiye ve kalifiye olmayan işgücü tanımının firmalar tarafından tecrübeye, bilgi, donanım ve eğitilme göre tercih sebebi olduğunu gösteriyor.
Tabi bu durum tabiatıyla nitelikli iş gücü ile niteliksiz iş gücü arasındaki gelir dağılımında farkın oluşmasına sebep oluyor..
Dolayısıyla burada devlet politikası etkin bir rol oynamalıdır.
Peki nasıl?
Bu dengeleri koruyacak olan devlettir.
Nitekim asgari ücret belirlenirken bu dengenin kurulması esas alınmalıdır.
Sadece bu yeterli mi?
Tabi ki değil.
Aynı zamanda devlet istihdam,fiyat ve gelir politikalarının kontrolünü sağlayacak ve bu yönde sürdürülebilir politikalara yönelecektir.
Bunun yanında maliye politikası olarak da vergileri, kaçak ekonomiyi ve kamu harcamalarını kontrol altına almanın yollarını zorlamalıdır.
Aksi takdirde mevcut politikaların bugünkü koşulları göz önüne aldığımızda söz konusu olan bu ihtiyaçlara cevap vermediğini görüyoruz.
Dolayısıyla sürdürülebilir olmayan bu yapının devamı halinde sınıflar arası fark gelir dağılımındaki bu adil olmayan zeminde daha derin uçurumlarla açılmaya devam edecek. Bu da uzun vadede toplumda sosyal bir huzursuzluğu körükleyecek. Nitekim bugün böyle bir ortama doğru hızla ilerliyoruz.
Kaldı ki gelir adaletsizliğinin ayyuka çıktığı toplumlarda iç dengeler kontrol edilemez bir boyuta sürüklenir, ki bu da beraberinde daha büyük tahribatları getirir.




Bu haber 46 defa okunmuştur

:

:

:

: