Bakan Nami; 'Çoklu tarife, atılması gereken bir adımdı'

Elektrikte 'çoklu tarife' bugün uygulamada.
Elektrikte 'çoklu tarife' bugün uygulamada.
Belirli saatlerde yapılacak tüketim, belirlenen fiyatlarla ücretlendirilecek.
Çok tartışılan bu uygulama, ancak zamanla ve kullanımla sonucunu gösterecek.
Geçtiğimiz Cuma günü Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami ile yaklaşık bir saat sohbet ettik.
Bakan Nami elektrikte uygulanmasına bugünden itibaren başlanacak olan 'çoklu tarife' uygulamasının, tasarrufu ve ücretlerde indirimi getireceğini söylüyor.
Konuyla ilgili Bakan Nami'nin açıklamaları şöyle;
'Çoklu tarifeye geçilmesi, geçen yıl yaşanan döviz krizi sırasında, hükümetin açıkladığı önlemler paketi içindeki maddelerden biriydi. Biz aslında o maddeyi, bugün hayata geçirmiş olduk. Bu, Bakanlar Kurulunca onaylanmış bir adımdır. Tüm Bakan arkadaşların bir an önce hayata geçmesini istediği bir uygulamadır.
Birinci ve en önemli amaç, pik saatleri aşağıya çekmek. Santrallerin kapasitesini zorlayan saatlerdeki elektrik kullanımını pahalılaştırmak, santrallerimizin atıl kaldığı saatleri de ucuzlaştırarak, bu saatlerde kullanımı teşvik etmek, böylelikle dengeyi sağlamak.
Arzın arttığı saatleri pahalılaştırmak, arzın azaldığı saatleri de ucuzlatmak. Biz sekiz aydır artış yapmadık. Şimdi ortalama 13 kuruş zam oldu. Doğrudan doğruya bu zammı yapmak yerine, elektrik tüketiminde dikkatli olan tüketiciye bir imkân sağladık. Yoksa doğrudan bu zammı eski nizamname ile uygulamaya koyabilirdik.
Eskiden tüketim dilimleri vardı. Onu ortadan kaldırdık, 98 kuruşa sabitledik. Ne kadar kullanırsanız kullanın 98 kuruştan olacak. Çoklu tarifeyi kullanamayıp, istediğini elde edemeyen tüketici, yazılı bir taleple, sabit olarak 98 kuruştan elektrik enerjisini tüketme seçeneğine sahip. Bir ek hak daha getirdik, tüketim 300 kilovat saati geçmezse, ek %15 indirim sağladık. Eskisinden daha ucuz bir kullanım mümkün.
Bu adım atılmalıydı. Çünkü önümüzdeki günlerde bu adım, atılacak başka adımlarla desteklenecek. Mesela, elektrik tüketimi cep telefonundan anı anına takip edilebilecek ve tüketim kontrolü sağlanabilecek.
Elektrik üretim maliyetlerimiz son sekiz ayda elbette arttı. Ama hükümet üç aylık fiyat artışını faturalara yansıtmadı. Yansıtılmayan üç aylık miktar 120 milyon TL'dir. Bu miktar devlet tarifesine aktarıldı. KIB-TEK bu parayı devletten alacaklı oldu. Ama artış devam ediyor ve bunu sürekli devlete aktarmak mümkün değil.
Tankerlerle büyük miktarlarda alınıyor akaryakıt. Aldığınız fiyatla uzun süre kilitleniyor maliyet. Akaryakıt fiyatları düştü, neden faturalara yansımıyor söylemi, bu döngünün bir getirisidir. Daha önce makam sahibi olan arkadaşların bunu bilerek popülizm yapması son derece üzücü.
Bize bırakılan yapıyla, elektrik enerjisi üretmeye çalışıyoruz. Hiçbir hükümetin bugüne kadar yapmadığı çalışmaları yaptık. Özellikle Türkiye'den kablo gelmesi ile ilgili. Her iki ülke de aynı noktada. İmzalanmış uluslararası nitelikteki anlaşmaya bağlı. Ancak Türkiye'nin şebekesinin, AB ile enterkonnekte olarak bağlı olmasından dolayı, aşılması gereken bazı siyasi engeller var. Türkiye, seçimlerinin ardından bunu çözecektir.
KIB-TEK'te son imzalanan toplu iş sözleşmesinde bazı çalışanlara verilen, haklar oldu. Bunun faturalara etkisi yok denecek kadar azdır. Daha önce kademeli olarak verilen haklar oldu. Ama bu tüm çalışanlara verilen haklar değil. Bu daha önceki yönetimler zamanında verilen haklardır. Ama maliyetlere çok etkisi olan giderler değildir. Konuşulması gereken maliyetten çok, elektrik üretiminin çeşitlendirilmesidir. KIB-TEK'in özelleştirilmesi diye bir politikamız yok.
Şuan ki elektrik tüketimimizin, yaklaşık yarısını AKSA'dan sağlıyoruz. 2024 yılının Mart ayında, AKSA'nın sözleşmesi bitiyor. Onlar gittikten sonra sağladıkları katkının kapatılması için şimdiden çalışmaları başlattık.'


Bu haber 380 defa okunmuştur

:

:

:

: