İngiliz ingilizliğini yine gösterdi

1878 tarihinde, adanın İngilizlere kiralandığını bilmeyen yoktur .

1878 tarihinde, adanın İngilizlere kiralandığını bilmeyen yoktur .
Kiralanma nedeni . Osmanlı İmparatorluğunu , Rusya’dan korumak ve başkent olan İstanbul’u Rus işgalinden kurtarmaktı .
Bilahare , Osmanlıda başlayan demokratikleşme hareketleri ile birlikte . İktidarı eline geçiren İttihat ve Terakki Cemiyeti . Alman hayranlığına dayanan bir ego ile, Osmanlıyı, Almanya ile Birinci Dünya Savaşına soktu .
İngiltere’nin düşmanı olan Almanya’nın yanında, müttefik durumunda harbe katılan Osmanlı karşısında, İngiliz Krallığı . Adayı
İlhak ederek kendisine bağladı .
Osmanlının, Almanya yanında harbe girmesi tarihinden itibaren . Adadaki Türklere karşı İngiliz Krallığının davranışı, hep kötü icraatlarla doludur .
Daha açıkçası, Adada iki halktan biri olan Kıbrıs Türklerine karşı İngiliz’in tavrı, hep çifte standart olmuştur.
Devletle ilgili işlerde, tamamen Rumlara öncülük verilmekte idi.
İngiliz ile işbirliği içerisinde olan Türklere de, devlet işlerinde görev veriliyordu .
Bu sayı Türk nüfusun oranına göre çok az sayıyı teşkil etmekte idi.
Kilise tarafından . Adada, Enosis faaliyet ve hareketleri karşısında bile . İngiliz’in iki halk arasındaki çifte standardı hep devam etmiştir .
Adayı, Yunanistan’a bağlama hareketi olarak başlatılan 1931 isyanı
ile birlikte . Kıbrıs Türk Halkında, bu çifte standardın değişeceği umudu doğmuş olsa bile . Bu umut çok kısa sürdü .
İngiliz sömürge yönetimi .
İsyana karışmamış olan Türk Halkına . İsyanı başlatan Rum halkı olmasına karşın . En ağır baskı yöntemleri uygulamaya başlamış. İsyanı yapan Türk Halkı imiş gibi, cezalandırılma yöntemine başvurulmuştu .
Bu baskılar, Türkiye’nin Nato’ya girmesine kadar sürdü .
Bu tarih 1952’ ye tekabül eder .
1955’te, Eoka’nın Enosis faaliyetleri ile başlattığı ikinci isyan karşısında.
Türkiye’nin, Nato sayesinde, Kıbrıs sorunu ile ilgili devreye girmesi.
Kıbrıs konusunda, dengelerde Türk Halkı için olumlu değişikliklerin meydana gelmesinde büyük amil oldu .
Türkiye, bu aşamada Kıbrıs Türkünün hamisi durumunda idi .
Arkasından . Cumhuriyet ortaklığı oluştu .
Adanın, Garantörleri . Türkiye . İngiltere . Yunanistan oldu.
İngiltere . Garantör ve İngiliz üsler egemenidir .
Üç yıl sonra tekrar . Enosis girişimi .
Akritas Planı . Kıbrıs Türklerinin imhası .
Türkiye’nin, Kıbrıs Türklerinin imhasını önlemek için . Diğer Garantör ülke, İngiltere’ye ortak müdahale teklifi .
İngiltere . Yine İngilizliğini gösterdi . Ortak müdahale şöyle dursun . Türkiye’nin de müdahalesine karşı çıktı .
40 yıl , yapılmakta olan Kıbrıs müzakerelerinde . İki halk arasında hiçbir zaman, eşit bir denge unsuru yaratmadı .
BM GK ‘de, hep , Güneyi destekleyen kararlara imza attı .
Bu günlerde .
İngiltere . Yine İngilizliğini gösterdi .
5 Nisan 2019 ‘da , Londra’ya resmi bir ziyaret yapan, sözde Güneyin Savunma Bakanı . İngiltere’nin Savunma Bakanı Gavin Williamson’la görüştükten sonra . İki ülke arasında, savunma ve iş birliği anlaşması yapmaya karar vererek . Bu konuda mutabakat metni imzaladılar .
Tüm adanın ve iki halkın garantörü olan İngiltere’nin . Güneyle böyle bir anlaşma yapması . Çifte standartlığını sürdürmesi açısından düşündürücü olsa gerek .
Güney, büyük bir oranda silahlanma yarışı içerisinde .
Açık seçik, hiç bir şeyi Kıbrıs Türk Halkı ile paylaşmayacağını ilan etmesine karşın . İngiltere’nin bu tavrının, ciddi olarak sorgulanması gerekmektedir . İngiltere’nin bu tavrı .
Güneyin politikalarını, destekler mahiyette değil midir ?
Ayni soruyu, ABD için de gündeme getirmek gerek .
ABD’nin, silah ambargosunu kaldıracak olması da . Güney’i silahlanma yarışında, ABD silahları . Güneyin hedeflediği yolda katalizör bir görev yapacaktır .
Güney, üs ve silah deposu haline getiriliyor .
Bizim siyasilerden tek bir fısıltı bile yok .
Anastasiadis’in gündeminin arkasından giderek, konuşmanın dışında, hiçbir hareket yok .
Karşı taraf . Bizim durumumuzda olsa .
Dünyayı, velveleye verirdi .
Bizden tıs yok .
Bu haber 3874 defa okunmuştur

:

:

:

: