Türkiye-Çin-Rusya ilişkileri ve ABD

Türkiye uluslar arası alanda rolünü almaya ve bir büyük oyuncu gibi manevralar yapmaya devam ederken ciddi bir seçim sürecinden geçti .
Türkiye uluslar arası alanda rolünü almaya ve bir büyük oyuncu gibi manevralar yapmaya devam ederken ciddi bir seçim sürecinden geçti . Bu seçimleri cumhuriyet tarihinin en önemli seçimi olarak gösterirsek haksız sayılmayız. Seçimler bitmesine rağmen halen YSK ya itiraz süreci devam etmekte, AK Partinin 9 maddelik itirazı değerlendirilmektedir. Neredeyse 1 ay geçmesine rağmen İstanbul gibi metropol şehirde ki seçimlerin sonuçları üzerine tartışmalar devam ediyor. İşte tüm bunları ele aldığımızda uluslar arası ilişkiler de real faktörleri de göz önünde tutarsak Türkiye ‘nin bir yol ayrımında olduğunu göreceğiz. Türkiye de herkes bu durumun içeriden kaynaklı olduğunu düşünmekte, lakin bunu bu kadar spesifik düşünmek Türkiye’nin jeostratejik konumunu bilmeyenlerin fikridir. Tüm olanları anlamak için ormanın içinde kaybolmaya gerek yok. Dışarı pencereden bakmak gerekmektedir.
Her köşe de kahve edebiyatı ile Türkiye yi tartışmak hoşumuza gidiyor olsa da olayları uluslar arası perspektif de , uluslar arası teorem ve gelişmelerden bağlantısız düşünmemek gerekiyor.
YSK nın alacağı karar gerçekten önemli. Türkiye bir süreçten geçiyor. Bu süreci doğru ve zamanında atlatırsa , uluslar arası anlamda doğru yerde doğru pozisyonda durursa zararı minimum seviye de atlatacaktır. Böyle dememin sebebi ABD- Çin gerilimi bağlamında içeride NATO ve AVRASYACILIK fikirleri arasında ki gelgitlerdir. İki dev hegemon gücün gelgitleri arasında sıkışan bir ülke olarak bu dönemde yol ayrımında olduğumuzu söylersek yanılmayız. Kısa vadeli de olsa bu dönemde Türkiye nin abd karşısında yer almış gibi görünmesi s400 füzeleri için anlaşma imzalanması ve direnmeye devam etmesi, bölge de sözünü dinletmekten başka bir amacı taşımamaktadır. Türkiye kendi sözünü dinletmek için, alınacak kararlara bağımlı kalmamak için bugün bu süreçten geçmektedir. Rusya ve Çin gibi shangay ortaklarının son yıllar da yakınlaşması abd yi tedirgin ediyor. Bu bağlamda Çin Halk Cumhuriyetinin nefesini kesmek için İran gibi enerji ülkesine ambargolar koyuyor. Bu bağlamda yenisi de yolda . Kısacası İran ı bitirerek Çin i içeri ye hapsedip, ABD coğrafya da top koşturmak istiyor. Çin in üretim kapasitesini düşürüp tehdit algısını da minimize etmek istiyor. Yaklaşan ABD Başkanlık seçimleri öncesi tüm bu gelişmeleri Trump cephesi kullanacaktır.Tüm bu olanları anlamak için DİPLOMAT olmaya gerek yok. Her şey gayet net! Son dönemde İran- Çin ilişkileri en yüksek seviyede . Hatta şöyle diyeyim iran ve çin arasında ki ilişkilerin neticesinde İRAN bugün nefes almaktadır. Zaten devam eden süreçte ABD yeni ambargoları muaf olan ülkeler üzerinden de hayata geçirecek. Bunların içinde Türkiye de var. Bildiğimiz üzere Türkiye doğalgaz ihtiyacının bir kısmını buradan sağlamaktadır.
Çin in büyük firması SİNOPEC iran da bulunan petrol sahasını geliştirmek ve büyütmek için geçtiğimiz günler de 3 milyar dolarlık anlaşma teklifi yaptı. Üretim 6 ay
İçinde 200000 varile yani 2 katına çıkacak. Ayrıca İran da ki güney Pars gaz sahasında Çin firması CNPC total in yerine geçtiği son günlerde açıkça görülmektedir. ABD yaptırımları sonucu TOTAL firması iran da ki bu projede ki hisselerini CNPC ye devrederek bu şirketin hisselerini %80.1 e çıkmasını sağladı. Kısacası İran ve Çin bu dönemde karşılıklı bağımlılık ilkesi ile hareket etmektedirler.
Tüm yukarıda söylediklerimizin dışında daha önce de yazdığımız üzere İngiltere- Fransa ve Almanya nın iran ile ticaretinde dolar harici bir sistem kurduklarını sizlere deklare etmiştim. Tabi bu gelişmelere binaen bu saydığımız ülkelerde ne gibi gelişmeler oldu siz düşünün! ABD gelişmelere kayıtsız kalmadı . KALAMAZ..
Rusya- Çin- Katar- İran ve Türkiye arasında yapılan anlaşmalar ABD nin attığı adımların karşısında aslında birer mesaj. O yüzden bugün Türkiye ve diğer saydığım ülkeler hedefte. Yukarı da saydığım devletler zaten İpek yolu projesi içinde elinden geleni yapmaktadır. Bu anlamda Rosneft ve CEFC firmaları bir anlaşmada imzaladılar. Bu gelişmeye mütakip Çin lideri Fransa ve İtalya da görüşmeler yaptı . İstediklerini aldılar. 2 mayıs ta İran a koyulacak ek ambargo da hedefte Çin, Hindistan, Japonya, Güney Kore, Tayvan, Türkiye ,İtalya ve Yunanistan var. Fransa – İngiltere - Almanya İnstex sisteminin kurdukları için hedefteler. Kısacası ABD, Çin e giden yolları tıkamak için elinden geleni ardına koymuyor. Başarılı olurlar mı bilemem ! lakin gelişmeleri sizlere net olarak aktarmaya çalışıyorum. Süreç Türkiye açısından da bu yüzden sancılı geçecek . Bu bakımdan s400 krizini ele alırsak neler olacağını hesaba katabiliriz.
Bu haber 799 defa okunmuştur

:

:

:

: