Adam ağzından baklayı çıkardı

Türkiye’nin Milli Kurtuluş savaşı ve akabindeki zaferle elde ettiği Misakı Milli sınırlarını, hala daha hazmedemeyen ve Sevr paçavrasının hayali ile yaşayan Batılı Emperyaller .
Türkiye’nin Milli Kurtuluş savaşı ve akabindeki zaferle elde ettiği Misakı Milli sınırlarını, hala daha hazmedemeyen ve Sevr paçavrasının hayali ile yaşayan Batılı Emperyaller . 20 Temmuz 1974 ‘de bu sınırları aşarak, Kıbrıs’a anlaşmalara dayalı olarak çıkmasını, içlerine hiç sindiremediler .
Armadaları ile Çanakkale’ye dayananlardan, emperyal bir devlet de İtalya idi .
İtalya, bilindiği gibi Katolik dinine bağlı bir ülke .
İtalya, dünyada Müslümanlara karşı, Katolik dininin başkanı olan papa. Haçlı Seferlerini başlatandır .
Avrupa’nın Hristiyanlarını, Doğudaki Müslümanlara karşı kışkırtan ve İslam Ülkelerine saldırtarak, işgal ettiren. Haçlı güçlerinin başını çekmiş ve Müslümanlar üzerine dokuz kez haçlı seferleri yaptırmışlardır.
1096 ‘dan 1272 tarihine kadar Avrupa Hristiyanları. Masum Müslümanların ülkelerine saldırarak onları katletmişlerdi .
Yukarıda da bahsettiğim gibi . Bu güçler 20 ‘ci yüzyılın başında da, son Türk yurdu olan Anadolu’ya, ayni ruh ve ayni ideoloji ile saldırmışlar ve Mustafa Kemal’den gerekli dersi almışlardı .
Bu tarihi verileri verdikten sonra . Bunlara bağlı olarak günümüzde cereyan eden olay ve olaylara benzerliklerini, açıklamaya çalışacağım .
Uluslararası hukuka dayalı olarak. Türkiye’nin Doğu Akdeniz veya Kıbrıs’ın batısında yapmaya başlamış olduğu sondaj çalışmaları ile ilgili faaliyetleri karşısında . Haçlı seferlerinin torunları ve ayni zamanda, Anadolu’nun işgalcileri . Ataları olan tek dişli canavara özenmiş olacaklar ki . O hayaller içerisinde nerede ise her gün saçmalamaya başladılar .
Değerli okurlar. BMGS’nin de, üzerinde vurgu yaptığı, Hidrokarbonların her iki topluma ait olduğu gerçekliği karşısında . Guterres’in de, bağlı olduğu bu teşkilatın bir üyesi olarak . Sözde Güneyin ilan ettiği MEB’in Güneyin egemenliği altındaymışcasına. Her dönem olduğu gibi . Güneyi sıvazlamaya devam etmektedir .
Türkiye’nin, sondaj yapamaz varsayımından hareket eden Anastasiadis . Türkiye’nin buna bilfiil girmesi ile afallamıştır .
Çareyi sondaj yapacak şirketlerin ülkelerinde bularak . Bu ülkeleri imdada çağırmaya başlamıştır .
Bu ülkelerden biri de İtalya’dır .
Roma’ya tayin edilen Güneyin Büyükelçisini kabulünde, İtalya Cumhurbaşkanının Türkiye için söyledikleri çok manidar .
Sözde Rum elçisi, itimatnamesini sunduğu sırada . Türkiye’nin de Adanın batısındaki sondaj faaliyetlerinden şikayet ederek. Cumhurbaşkanına serzenişte bulundu .
İtalya Cumhurbaşkanı da . AB ‘nin Türkiye’nin faaliyetlerine karşı toplu mücadeleye girmesini istedi .
Sergio Efendi, Ortaçağın Katolik papazına özenmiş olacak ki, kendisini onun yerine koyarak. Katolik Kilisesinin günümüzdeki papası olarak, Türkiye’ye. Avrupa’nın 21. YY. da top yekun haçlı seferlerine başlaması, açıklamasında bulunuyor .
Adam açıkça diyor .
Türkiye’yi yola getirmek . Ancak ve ancak Avrupa’nın haçlı ruhu ile mümkün olmaktadır .
Çağımızda bu mümkün olabilir mi ?
Tartışma götürür .
Asıl olan. AB’li bir Cumhurbaşkanın. Ortaçağ fikri ve bu fikri zikretmesidir .
Uluslararası hukuka dayanan haklarını aramak için, uğraş veren Türkiye’ye, Batının bakış açısı . İtalya Cumhurbaşkanından, farklı değildir .
Sondaj yapacak şirketlerden biri de İtalya kayıtlı .
Adam hak hukuku bir yana itmiş . Şirketinin menfaatlerinin peşine düşmüş . Bunun için de Avrupa’ya Türkiye’ye karşı haçlı seferi başlatma çağrısında bulunuyor .
Bu iş tek başına olmaz. Ancak hep birlikte hareket edersek Türkiye’yi Sevr haritasına sokarız diyor.
Bu sadece Sergio efendinin hayali değil. Sevr, tüm batılı emperyallerin hayalidir .
1915 ‘ te denediler .
Batılı emperyallerin ölmeyen hayallerinden biri Sevr’dir.
Sonucu gördüler .
Bir daha denerler mi ?
Yoksa , her zaman olduğu gibi. Güneyi sıvazlayacaklar mı? İşler sarpa sarınca da. Ortada bırakıp gidecekler mi ?
Rumlar ve batılı emperyaller . Biraz Rolandis’e kulak versinler .
Benden söylemesi .
“Son pişmanlık, fayda etmez. “
Bu haber 85 defa okunmuştur

:

:

:

: