Bu neyin hesabıdır?

Temiz toplum, temiz siyaset, şeffaflık, hesap verebilen bir siyasi kültür, liyakat, yolsuzluklarla mücadele,hukuk devleti,reform..
Temiz toplum, temiz siyaset, şeffaflık, hesap verebilen bir siyasi kültür, liyakat, yolsuzluklarla mücadele,hukuk devleti,reform..
Hepsine var mıyız?
Varız.
En azından bunlara kimsenin bir itirazı olmaz.
Lakin bu işler lafla da olmaz, alt alta koyup sıralamakla da olmaz.
Altı boş verilen vaatlerle de olmaz.
Tutarsızlıkla da olmaz, dün dünde kaldı bugün yeni bir gün anlayışı ile de olmaz.
Hırs ile de olmaz, kibirle de olmaz, kendini beğenmişlikle de olmaz,her şeyi en iyi ben bilirim egosu ile de olmaz,yalanla dolanla da olmaz velhasıl en önemlisi halka rağmen de olmaz..
Peki neyle olur?
İrade ile olur, kararlılık ile olur, ilkeler ile olur.
Peki bizim siyaset olarak benimsediğimiz döngü içinde bunlar var mı?
Çok net belirteyim yok!
Dolayısıyla böyle bir rejim içinde onurlu duruş sergileyebilecek, ilkelerinden sapmayacak, doğruları ile yalpalamadan yol alacak,hukuku her şeyin üstünde görecek, ağzından çıkan her cümleyi tartacak ve arkasında duracak, yanlışa,yasadışlılığa dur diyecek, haksızlığın, hukuksuzluğun önünde duracak, atacağı adımların merkezine insanı koyacak yalakalığa prim vermeyecek, birlikte çıktığı yol arkadaşlarını yolda buldukları ile değişmeyecek,toplumun menfaatlerini kişisel kaygılarının, beklentilerinin üzerinde tutacak siyasi bir kültürü bugüne kadar gören var mı bu ülkede?
Ben kendi adıma söyleyim ki görmedim..
O farklı bu farklı safsatalarını çok dinledim.
Diğerlerinden şunu farklı yapacağız, bunu farklı edeceğiz diyenlere hep temkinli yaklaştım.
Arada hep bir acaba mesafesi bıraktım.
Bekledim ve izledim.
Sonuç hep aynı çıktı.
Neden?
Çünkü aynı şeyleri tekrar edip farklı sonuç elde etmek mümkün değildi.
Nitekim böyle olmadığı da görüldü..
Dolayısıyla şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, bizim ülkemizde siyaset halka hizmet etmiyor,halk toplumsal kaygı taşımıyor. Onun yerine kişisel menfaatlarin öne çıktığı bireysel kurtuluşlara rağbet ediliyor. Siyaset sığ döngüden kurtulamıyor, siyasetçi de toplumsal beklentilere cevap verme gibi bir gaile taşımıyor.
Peki sebep?
Kişisel beka üzerine yapılan hesaplar, hırslar, egolar bugün Kıbrıs Türk siyasetçisini en iyi belirgin özellikleri oluyor.
Ha bunun aksini iddia edenler varsa, ki olacaktır, çıkıp bu yazdıklarımı çürütecek argümanlarını ortaya koysunlar ve desinler ki biz şunu şunu toplumsal kazanımlar için yaptık, şunu şunu da halkımızın daha kaliteli bir yaşam sürmesi adına yapıyoruz..
mesela bozuk yollar, karanlık sokaklar,kötü kokuların savrulduğu şehirler,çevre kirliliği, hastanelerdeki hizmet kalitesi, okullar, çöken eğitim sistemi, asayiş ve güvenlik, hukuksuzluk, siyasetçinin makamı üzerinden yetkisini yasal ama etik değil diyerek kötüye kullanması, her gün düşen alım gücü, zengini daha zengin yapan, fakiri daha da fakir eden gelir eşitsizliği, eğitimde fırsat eşitsizliği.
Var mı bunların çaresi?
Var..
Peki iyileştirme var mı?
Yok.
Neden yok?
Çünkü bu ülkede siyasi sorumluluk alıp, devlet yönetmeye soyunanların bugüne kadar böyle bir kaygısı olmamıştır.
Dolayısıyla mesajlar ile, dilek ve temenniler ile ve keza sosyal medya paylaşımları ile ülke idare edilemeyeceği de ortadadır.
Bu haber 287 defa okunmuştur

:

:

:

: