Kimliksiz siyaset

Rahmetli babam sık sık kullanırdı bu cümleyi, ve derdi ki; ağzınla kuş tutsan o iş olmaz.
Rahmetli babam sık sık kullanırdı bu cümleyi, ve derdi ki; ağzınla kuş tutsan o iş olmaz.
Bir insan ne kadar eğitimli, iyi yetişmiş olursa olsun, hayatı boyunca hangi statüleri alırsa alsın, bünyesinde hangi nitelikleri taşırsa taşısın hangi makama gelirse gelsin eğer liderlik vasıfları taşımıyorsa o insan lider değildir ve olamaz.

Toplumuna lider olacak kişi her şeyden önce halkı ile omuz omuza olur yan yana durur.
Halkı ile birlikte yürür, liderlik eder.
Halkının kimliğini ezdirmez, onurunu ayaklar altına aldırmaz,hiçbir sebebi ve hiçbir kuvveti halkının iradesinin yerine koymaz.
Velhasıl hiç kimse halkına rağmen, halkının desteği olmadan, farklı eğilimler içine girerek, şunun bunun desteğini arkasına alarak bir topluma liderlik edemez.

Öncelikle bunu ortaya koyalım..
Geçtiğimiz hafta Türkiye’den bir dostum Kuzey Kıbrıs’ta yapılan bir etkinliğe katılmak üzere Adaya geldi.

Etkinliğe katıldı, sonrası buluştuk biraz sohbet etme imkanımız oldu..
Bu sohbet sırasında bana dedi ki; siyasette Türkiye’den farkınız kalmadı.
Sonra devam etti.

Yaklaşık 4 saat kaldığı etkinlikte söz alan başbakanı ve bazı bakanları dinlediğini söyledi.
Sonra da sizin adınıza çok üzüldüm dedi.
Neden dedim.

Siyasetle bir yerlere gelmiş makam sahibi olmuş yönetici pozisyonunda insanların yapılan etkinliğin içeriğini ve amacını anlamak yerine, gereksiz konuşmalar yaptıklarını gördüm dedi.
Nasıl yani dedim.
Mesela başbakanınız dedi, yaptığı konuşmada etkinliğin maksadını bıraktı, hatta hiç o konulara girmedi, mikrofonu eline alır almaz da Türkiye’ye yağ çekmeye başladığını anlattı.
Ve onu izleyen diğer konuşmacıların da benzer hallerinden bahsetti.
Elbette şaşırmadım.

Sizlerin de şaşırdığını zannetmiyorum.
Zira hepimizin bildiği ve 40 yıldır gördüğü yaklaşım bu Kıbrıs Türk Siyasetinde.
Türkiye ile iyi ilişkiler kurmanın siyasetçi algısı ve temel felsefesi bu.

Yatıp kalkıp biat ettiğini karşıya en iyi kim
yansıtır görüntüsü itina ile verilir.
Oysa bir ülke ile iyi ilişkiler kurmanın ya da geliştirmenin yolu elbette bu değildir ve olamaz da. Ülkeler arasında icra edilen diplomasi ve karşılıklı kazanımlar üzerine kurgulanır.
Kaldı ki bu minvalde işbirlikleri ve stratejik ortaklıklar kurulur.

Dolayısıyle halkınızın kimliğini, varlığını, onurunu ve potansiyelini göz ardı ederek kurulan ilişkiler hangi düzeyde olursa olsun karşı tarafın size olan saygısını yok eder.
Fakat gel gelelim siyaset sahnemiz de bunu bir türlü idrak edemeyen siyasetçilerimiz çoğunlukta..
Bu haber 330 defa okunmuştur

:

:

:

: