Türkiye Ittifakı

İstanbul seçimleri bitti.
İstanbul seçimleri bitti. Türkiye'nin önünde 4 yıl seçimsiz bir dönem var. Sandıklar açılırken her iki taraftan gelen açıklamalara bakıldığında demokratik bir olgunluğu izledik. Her iki tarafta Türkiye'nin menfaatine ne varsa söylediler.

Türkiye'nin önünde seçimsiz 4 yıl var. Çok önemli virajlar var. Doğru kararlar ya da yanlış kararların alınacağı bir süreç bizleri bekliyor. Önümüzde Temmuz ayında ABD ve Türkiye ilişkilerinde kilit taşı olacak s400 konusu gündemde . Buna binaen yaptırımlar kapımızda. Trump her ne kadar Türkiye konusunda lehimizde düşünse de , silah lobisi ve pentagon un baskıları sonucu yörüngeye giren Trump cephesi, Türkiye'yi her seferinde tehdit etmeye devam ediyor. En son gelen mektup bunun bir örneği.

Bunların dışında yanı başımızda bir kriz yaşanıyor. Biri Suriye diğeri Doğu Akdeniz de Hidrokarbon yataklarının aranması konusu. Hepsinin merkezinde , çekirdeğinde Türkiye var. Türkiye öyle bir noktada ki yukarı da belirttiğim gibi bir virajda.
Türkiye'nin en başta dış ilişkilerinde başarılı olabilmesi için içeride Türkiye İttifakını sağlaması lazım. Bu işte en başta görev RECEP TAYYİP ERDOĞAN a düşüyor. Daha sonrasında muhalif düşüncelere vs kısacası kaleyi onarmazsak , sur da açılan gedik bizi dış ilişkilerimizde başarısız kılacaktır. Dış ilişkiler de başarılı olmamızın en önemli adımı içeride bir olmamızdır.

Millet ittifakı adayı '' Ekrem İmamoğlu'nun dediği gibi İstanbul a ne gerekiyorsa Cumhurbaşkanı ile çalışmaya hazırım'' demesi izlenecek rol haritası olarak bizlere örnek olabilir. Yenikapı mitinginde olduğu gibi tek bilek , tek yürek olarak Türkiye İttifakını kurup yolumuza öyle devam etmeliyiz.
Kurulan yeni dünya düzeninde interlandımızla olan olaylara Fransız kalamayacağımız dan, bu ittifak olmazsa olmazdır!

Ekonomide atılması gereken yapısal reformların atılması gerekmektedir. Siyaset te ayrıştırıcı dili bir kenara bırakıp, kucaklayan bir dil kullanılmalıdır. Geçtiğimiz dönemde içerisinde, üst akılın ülke üzerinde girişimleri olabilir. Bunlara da en iyi cevap milletçe kenetlenmek olacaktır. AB ile ilişkiler de rotadan şaşmamak ve fasılları açma konusunda gerekli diplomatik girişimleri arttırmamız gereken bir dönem bizleri bekliyor. Rotasını her ne kadar Rusya ve Çin yörüngesine savunma konusunda oturtan Türkiye'nin, batı eksenli ilişkilerini de kenara koymaması gerekmektedir.

Üretim konusunda piyasanın teşvik edilmesi gerekmektedir. Büyüme noktasında gerekli adımların hep beraber atılması lazımdır. Yatırımlara açık bir ülke olduğumuzu uluslar arası anlamda reklamını iyi yapmamız gerekmektedir. Sanayi üretiminde ülkemizin ileri teknoloji kullanarak katma değeri yüksek ürünlere yönelmelidir. Savunma sanayisinde atılan adımları uluslar arası alanda pazarını arttırmamız ve kendi milli sanayimizi daha da arttıracak adımları hızlandırmamız gerekmektedir.
Tarım konusunda teşvik ve eğitim konusunda destekler daha da arttırılmalıdır. Stratejik planlara ortaya koyularak modern tarımcılık alanında desteklemeler ile ithalat noktasında açığı kapatabiliriz.

Kısacası hedef her daim milli menfaatlerimiz olursa , büyük Türkiye ittifakı da böylelikle kurulur. Kısa dönemli siyasi çıkarlar ülke menfaatine kazanım sağlamaz.82 milyon vatandaş ve KKTC vatandaşlarının haklarını her alanda savunmak için bir olmamız gerekmektedir. Demokratik ,hukuk çerçevesinde kurum ve kuruluşların yeniden inşası gerekmektedir. Bozulmaların önüne geçmek için TEK TÜRKİYE olmamız gerekmektedir.
Bu haber 602 defa okunmuştur

:

:

:

: