Özersay’ın Cenevre ziyareti

Yeni Hükümetin Başbakan Yrd. ve Dışişleri Bakanı Sn. Özersay .
Yeni Hükümetin Başbakan Yrd. ve Dışişleri Bakanı Sn. Özersay .
Rum tarafının uzlaşmaz tutumunu ortaya koymak ve gerçekleri anlatmak için, İsviçre’nin Cenevre şehrine gitti .
Cenevre, diplomasinin ve siyasetin merkezlerinden biri .
Sn. Özersay , gelinen son aşamada . Kıbrıs gerçeğini Avrupa’da anlatmak ve Avrupalıları, Kıbrıs konusunda aydınlatmak için. Cenevre’ye gitti .
Cenevre’ye gideceğini ve bir dizi konferans ve temaslar vereceğini duyan güneydekiler . Alarma geçtiler .
Alarmın nedeni .
Özersay’ı Avrupa’da konuşturmamak .
Derhal diplomatik atağa geçtiler ve Cenevre’de, Sn. Özersay’ın sesini kısmak istediler .
Bizimle sözde ortaklık kurmaya çalışarak . Esas gayeleri olan, bu ortaklık adı altında, Kuzeyi de, hükümranlık alanlarına katmak . Tüm adanın hakimi ve egemeni olmak .
Özersay’a yönelik bu çağ dışı girişim . Aslında Kıbrıs Türk halkını Avrupa’da temsil eden Sn. Özersay’ın şahsında . Kıbrıs Türk Halkına karşı yapılmış . SAYILMIYOR mu ?
Sn. Özersay, konuşmaması ve konuşturulmaması ile ilgili yapılan çağ dışı girişimlere rağmen . Tüm programını uygulayarak . Kıbrıs sorunu ile ilgili gelişmeleri, örnek vererek anlattı .
Rum tarafının hiçbir şeyi Türk tarafı ile paylaşmak istemediğini. Dolayısı ile bunun, iki halk arasındaki federal ortaklık görüşmelerinin sonlandığını . Bu görüşmelerin başlamasının, mümkün olmadığını . Çünkü, model olarak, federal sistem modelini. Rumların ortadan kaldırdığını, örnekler vererek anlattı .
Rum tarafının yetkileri ve refahı. Kıbrıs Türk Halkı ile paylaşmak istemediğini de ifade etti .
Federal sistem, birden çok halkın bir araya gelerek. Karşılıklı güven içerisinde ve sosyal yaşantıyı, refahı paylaşarak. Oluşturulan bir siyasi sistemdir .
Tabi bunun oluşması . Ülkelerin konumları gereği, değişiklik arz etmektedir .
Açıklamasında, Kıbrıs Türk Halkı için, yaşamsal öneme sahip güven bunalımının devam ettiğine de, vurgu yapmıştır .
Bunun son örneği, Maraş’la ilgili yapılan etkinlikte görülmüştür .
Güneyin paylaşmama sendromuna bağlı olarak . Adanın batısındaki Hidrokarbon olayını, gündeme getirmesi ve bu konuda, batının politikalarını eleştirmesi de, Cenevre’ye damgasını vurdu .
Federal ortaklığın sona erdiğini . Bunun mümkün olmayacağını . Bunun yerine, işbirliğine dayanan, ortaklık modellerinin, gündeme gelmesinde. Umulmayacak faydaların olacağına da, parmak bastı .
Bana göre, Cenevre ziyaretinden ortaya çıkan en önemli gerçek .
Kıbrıs Türk halkı ile, hiçbir şeyi paylaşmak istemeyen bu zihniyet . Buna, Kıbrıs Türk halkının konuşmamasını da ekledi .
Çünkü adada, bir tek ses var onlara göre .
“ Kıbrıs Elen Halkının sesi.” Türkler de kim oluyor da, Kıbrıs hakkında görüş ortaya koyarak . Üstelik de Cenevre’de konuşacaklar .
Üç yıllık Cumhuriyet döneminde bile .
Ortaklık Cumhuriyetinin, yarı ortağının Türk halkı olduğunu. Makarios, dünya kamu oyundan. Saklamaya çalışmıyor muydu?
O da, Kıbrıs Cumhuriyetinin. Elen bir cumhuriyet olduğunu söylemiyor muydu ?
1968’den bu yana. 51 yıl geçti .
Güney ve BM .
51 yılını çalmıştır. Kıbrıs Türk halkının .
51 yıl, yarattıkları statükodan yararlanmışlar ve görüşme adı altında dünyayı kandırmışlardır .
Rumlar, hiçbir şeyi paylaşmak istemiyorsa .
Kıbrıs Türk halkını, gideceği yol meçhul olan, bir garrutsaya bindirmeye. Kimin ne hakkı vardır ?
Ortaklık modellerine, güney kapıyı kapattığına göre. Yan yana yaşayacağımız modeller, gündeme getirilmelidir .
45 senedir, yan yana yaşamaktayız .
Bu fiili bir durum olabilir .
Bunu, hukukileştirmek için. Siyaset kurumu, hep birlikte atağa kalkmalıdır .
Siyaset kurumundan, bu konuda, tek ses çıkmalıdır . Güneyde olduğu gibi .
Maraş olayı, gündeme getirildi .
Kuzeyde, aramızda, nerede ise üçüncü dünya savaşı çıkıyordu .
Efendim, BM kararları varmış .
Filistin için de, BM kararları var .
Bu kararlara rağmen . İsrail, Kudüs’ün tümünü ve Golan tepelerini ilhak etti .
Ya, BM kararlarına rağmen. Rusya’nın, Kırım’ı işgaline ne demeli ?
BM kararları imiş .
Kılıcı, güçlülerin kararları dersek . Taşı gediğine koymaz mıyız ?

Bu haber 644 defa okunmuştur

:

:

:

: