Ey halkım Srebrenitsayı unutma unutturma

Avrupa medeniyetinin ortasında yapılan orta çağ vahşeti ve soy kırımının 24’üncü yıl dönümü .
Avrupa medeniyetinin ortasında yapılan orta çağ vahşeti ve soy kırımının 24’üncü yıl dönümü .
İkinci Dünya Savaşı sonunda . Dünyanın ideolojik olarak ikiye bölünmesinden sonra . Bölge, sosyalist blok tarafına meyilli olan Tito’nun başkanlığında. Etnik ve dini unsurlar susturulup etkisizleştirilerek . Sosyalizm adı altında bir rejim oluşturulmuştu .
Devlet başkanı Tito .
Başbakan da Müslüman olan Cemal Biyoviç tarafından 1992 ‘ ye kadar yönetildi .
Sovyetler Birliğinin dağılmasından sonra, Tito’nun ölümüne kadar,
Sosyalist Yugoslavya ömrünü devam ettirdi .
Tito, Yugoslavya’yı bu rejim altında tutan tek yapıştırıcı unsurdu.
Tito’nun ölümünden sonra . Tito gibi tutgal vazifesini görecek bir sosyalist lider ortaya çıkmadı .
Aksine, Sovyetlerin yıkılmasından sonra . Bölgede Sağ ideolojiler peyda ederek, etnik kökene dayalı akımlar, çok kısa sürede ortaya çıktı .
Eski Sovyetler Birliğinden kalan, silah ve mühimmatla, Sırplar. Coğrafyalarını genişletmek ve Müslümanları bölgeden temizlemek için, bölgedeki Müslüman topluluklara saldırıya geçtiler .
Bu saldırıların odak noktası ise, Srebrenitsa oldu .
8372 Müslüman Boşnak, Sırp katiller tarafından katledildi .
Bu katliamda, 7 den 70’e ayırım gözetilmeden , beleklerdeki yavrulara kadar, soykırım yapıldı .
Kentte yaşayan, Müslüman Boşnak halkın yanında .
BM’in kentin güvenli bölge olduğunu ilan etmesi nedeniyle .
Kentin dışındaki bölgelerden de gelen Müslüman halk, Srebrenitsa’ya sığındı .
Kent, BM ‘in güvenlik sınırları içerisinde ilan edilmişti .
Hem kentin içerisinde olanlar, hem de dışarıdan güvenli olduğuna inanan ve kente gelenler . BM’in açıklamasına inanarak ve güvenerek BM ‘e sığınmışlardı .
Srebrenitsa kentindeki Müslüman Boşnakların güvenlikleri. 500 Hollanda barış gücüne emanet edilmişti .
Bu güven karşılığında da, Batılıların her zaman yaptıkları gibi Müslümanları silahsızlandırmış ve tazıya güzel bir av haline getirilmişti.
Saldırı gecesi .
Hollandalı BM barış gücü komutanının, bir kararla. 500 Hollandalı askeri kentten geri çekmesi ile yutulacak bir av haline getirilen Müslümanların üzerine. Sırp katiller saldırmıştı .
Bir gecede 8372 Boşnak Müslüman . Avrupa’nın ortasında . Avrupalının gözleri önünde katledildi .
Soykırım günlerce devam etti .
Türkiye’nin bastırması ile Nato, sınırlı bir askeri harekat yaptı .
Fakat bu, Müslüman Boşnakların katledilmesinin önüne geçemedi .
Bosnalı Müslümanlar, BM’in güvenlik çemberine aldığı güvenlikli bölgede . Onun garantörlüğü altında, katledildi .
Bosnalı Müslümanlar, BM’e inandı ve güvendiydi .
Bu güveni, BM sağlayamadı ve sadece sözde kaldı .
Bu güveni 1964 ‘te Kıbrıs’ta da bize vermişti .
TMT ve Mücahit teşkilatı bu güvene inanmayarak . 11 yıl mevzide Kıbrıs Türk halkının can ve mal güvenliğini sağladı .
11 yılın sonunda da . Egemenlik ve bağımsızlığına kavuştu .
Şimdi, Degol’ün bile 1964‘ te önerdiği iki devletli bir çözüm gündeme geldi .
Emperyal güçlerin, Kuzeydeki 5 ‘ci kolu faaliyette . Türkiye’nin etkin ve fiili garantörlüğünü ortadan kaldırarak . Kıbrıs Türklerini de Müslüman Boşnaklar gibi , soy kırıma uğratma hazırlıkları ile meşguller .
Kıbrıs Türk halkı, bu zokkayı 1963 ‘ te fark ederek yemedi .
Yok şimdi yiyecek .
1963 ‘te Srebrenitsa modeli, bize uygulamaya çalışıldı .
İlk zamanlarda başarılı da olundu .
Fakat gusbonun ucu TMT granitinde kırıldı .
Bosnalı Müslümanlar bizim kadar şanslı değildi .
Çünkü onların, Türkiye gibi bir anavatanları yoktu .
Fark burada .
Bu haber 542 defa okunmuştur

:

:

:

: