“ Kıbrıs Türk halkı 20 Temmuz sayesinde devlet kurduğu bir olguya kavuşmuştur”

3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış Harekatı sayesinde üzerinde devlet kurduğu, güven içinde yaşadığı bir coğrafyaya sahip olduğunu belirterek, “Bu olgu, Kıbrıs Türklerinin tarihleri boyunca ulaştıkları en değerli ,en güvenli noktadır.” dedi.
3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış Harekatı sayesinde üzerinde devlet kurduğu, güven içinde yaşadığı bir coğrafyaya sahip olduğunu belirterek, “Bu olgu, Kıbrıs Türklerinin tarihleri boyunca ulaştıkları en değerli ,en güvenli noktadır.” dedi.

3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu Barış Harekatı’nın 45’inci yıl dönümü ve 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı nedeniyle mesaj yayımladı.

Eroğlu mesajında Türkiye’nin garantörlük hakkını kullanarak Kıbrıs Türk halkının can
ve mal güvenliğini sağlamak üzere 20 Temmuz 1974 günü başlattığı Kıbrıs Barış Harekatı’nın Kıbrıs Türk halkı ve Türkiye için çok değerli bir olay olduğunu vurgulayarak, Rumların Ada’yı Yunan yapmak için başlattığı planlı saldırıların 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı ile son bulduğunu ifade etti.

“TÜRKİYE, DOĞU AKDENİZ’İN BAŞKA DEVLETLERİN HAKİMİYETİNE GİRMESİNE ENGEL OLMUŞTUR”

3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Türkiye’nin, 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı sayesinde haklı olduğu davalarda asla taviz vermeyeceğini gösterdiğin, kendisi için ekonomik ve stratejik olduğu bugün çok daha iyi anlaşılan Doğu Akdeniz’in, Kıbrıs’taki varlığı neticesinde başka devletlerin hakimiyetine girmesine engel olduğunu kaydetti.

Barış Harekatı sonrasında ulaşılan ve 45 yıldır devam eden huzur ve güven ortamında çözümü en fazla arzulayan, bunun için çaba gösteren tarafın Kıbrıs Türk halkı olduğunu ifade eden Eroğlu, Rum tarafının , Türk tarafının çözüm çabalarına geçmişte olduğu gibi bugün de olumlu bir karşılık vermediğini, bunun başlıca nedeninin ise Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyelerinin işlerine geldiği için hala, Kıbrıs Rum tarafının Kıbrıs Türk halkının haklarını gasp etmesine izin vermeleri, gerçekleri görmekten kaçınmaları olduğunu vurguladı.

Kıbrıs’taki gerçeklerin ortada olduğunu kaydeden Eroğlu, “Ada’da barışın sürmesinin yegane nedeni Türkiye’nin Ada’daki etkin askeri varlığı ve tek yanlı müdahale hakkıdır. Ada’da iki ayrı coğrafi sınır içinde, yan yana yaşayan iki ayrı halk, iki ayrı Devlet vardır. Bir anlaşma yapılacaksa 45 yılıdır yaşananlar ve bu gerçekler dikkate alınmalıdır.” dedi.

“İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM VE MARAŞ’IN AÇILMASI MESAJLARINI VE SONDAJLARI OLUMLU BULUYORUM”

“Türkiye ve KKTC hükümetlerinin artık iki devletli çözümün de gündeme alınması gerektiği yönündeki net mesajlarını, Maraş’ın Türk yönetiminde açılması adımını, Doğu Akdeniz’deki sondaj çalışmalarının devam ettirilmesi yönündeki kararlılığı olumlu buluyorum.” diyen 3. Cumhurbaşkanı şöyle devam etti:

“Benim KKTC Cumhurbaşkanı olarak 2011 yılında dönemin Türkiye Başbakanı Sayın Erdoğan’la New York’ta imzaladığımı iki devlet arasındaki denizde Münhasır Ekonomik Alan Sınırlarının Belirlenmesi Antlaşması ortadadır.

Bunu izleyen ikili anlaşmalar ve Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’na KKTC tarafından verilen izinler ortadayken kimse Türkiye ve KKTC’nin sondaj çalışmalarına bir şey söyleme hakkına sahip değildir.

Bunlara ilaveten benim 2011 yılında dönemin Rum lideri Hristofyas’a önerdiğim hidrokarbonlar konusunda bir ortak komite kurulması önerisinin hala geçerli olduğu Türkiye ve KKTC’nin en yetkili kişileri tarafından ifade edilirken Rum tarafının buna hala yanaşmaması, AB’nin bu öneriyi görmezden gelerek Türkiye aleyhine karar alması sineye çekilebilecek unsurlar değildir.

Bunları yapanlar bilmelidir ki kimse bizleri haklarımızı savunmaktan vazgeçiremez.
Maraş konusundaki ilk çalışmalar da benim Cumhurbaşkanlığım döneminde atılmıştır.

Bana göre Maraş’taki envanter çalışmaları hızla tamamlanmalı, Maraş Gazimağusa Belediye sınırları içine alınmalı ve derhal hak iddia edenlerin hakları göz ardı edilmeden Taşınmaz Mal Komisyonu marifeti ile yerleşime açılmalıdır.”
Devlete mutlaka sahip çıkılması gerektiğini vurgulayan Eroğlu, devlete sahip çıkmanın; en büyük güç, egemenlik, özgürlük ve güvenlik anlamına gelen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni yüceltmek, halkın n refah seviyesini artırmak olduğunu, Kıbrıs Türkü’nün asıl çıkarına olanın bu olduğunu kaydetti.

Eroğlu; “20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın 45’inci yıl dönümünü, halkımızın Barış ve Özgürlük Bayramı’nı kutlar, Kıbrıs Türkü'nü canları ve kanları pahasına özgürlüğüne kavuşturan ve bugünlere gelmesine imkan sağlayan aziz şehitlerimizi saygıyla anar, kahraman gazilerimize şükranlarımı sunarım.” dedi.


Bu haber 290 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER