Şimdi her şey tamam mı?

KTTO Başkanı Turgay Deniz Golden Tulip otelde yapılan TC-KKTC Ticaret Odalarının organizasyonunda gerçekleşen TC-KKTC Ticaret Odası Formu 1. Ekonomi Konferansında yaptığı konuşmada salonda bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a hitaben Türkiye-KKTC arasında imzalanması öngörülen ekonomik protokolün bir an önce imzalanmasını, zira devletten alacakları olduğunu, bu alacaklarını alamadıkları için de yeni yatırımlara giremediklerini belirtmişti.
KTTO Başkanı Turgay Deniz Golden Tulip otelde yapılan TC-KKTC Ticaret Odalarının organizasyonunda gerçekleşen TC-KKTC Ticaret Odası Formu 1. Ekonomi Konferansında yaptığı konuşmada salonda bulunan Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’a hitaben Türkiye-KKTC arasında imzalanması öngörülen ekonomik protokolün bir an önce imzalanmasını, zira devletten alacakları olduğunu, bu alacaklarını alamadıkları için de yeni yatırımlara giremediklerini belirtmişti.
Şimdi bu protokol imzalandı.
Buna göre TC’ nin 750 milyon TL’yi KKTC’ye aktarılmasını öngörüyor.
Yani bu ne demek?
KKTC 750 milyon TL’yi kullanabilir demek.
Bu paranın 225 milyon TL’sinin devletin iç borçlarına gideceği belirtiliyor.
Haliyle KTTO Başkanı Turgay Deniz’in TC-KKTC 1. Ekonomi Konferansında yaptığı konuşmada üzerine vurgu yaptığı devletten alacaklarımızı alamıyoruz serzenişi de işe yaradı.
Bu parayla devletten alacaklılar paralarını almış olacaklar. Geriye kalan meblağın ise yol,altyapı ve gereksinim duyulan diğer alanlarda kullanılacağı söyleniyor.
Umarım öyle olur..
Zira geçmişte yaşanan ve bizlerin birebir tecrübe ettiğimiz zamanlarda bu kaynakların doğru yerlerde, yani toplumsal ihtiyaçların hasıl olduğu alanlarda kullanılmadığını biliyoruz.
Dolayısıyla bu konuda dikkatli olmakta fayda var.
Ha bir de bu kaynağın neye karşışık kullanımına onay verildiği konusu var ki bu ayrı bir yazı konusu olmakla birlikte tartışılabilir.
Fakat şunu artık çok iyi idrak etmekte fayda vardır..
Bu yeryüzünde karşılıklsız bir para alışverişi mümkün değildir. Her şeyin bir bedeli mutlaka vardır. Ha bunun adına ister protokol deyip uyulması gerekenler var deyin, ister koşullar bunu gerektirir deyin, ister başka bir yakıştırma yapın.
Bunun karşılıklı menfaat içeren bir süreç olduğu gerçeği hep önümüzde duracak.
KKTC’nin kendi imkanları ile ayakta durabilmesi mevcut siyasi koşullarda mümkün görünmüyor.
Bu durum da haliyle belli ihtiyaçlarının Türkiye tarafından giderilmesini gerektiren bir süreci doğruyor.
Burada kısaca şunu söyleyebilir miyiz?
KKTC’nin Türkiye’den hangi ad altında gelirse gelsin mali desteğe ihtiyacı var mı?
Var.
Peki Türkiye bu desteği veriyor mu?
Veriyor.
Ve/fakat bunu koşullara bağlıyor..
Bunu yanlış mecralara çekmeye de hiç gerek yok.
Dolayısıyla TC-KKTC arasında böyle bir ilişki söz konusu.
Peki bu doğru bir ilişki biçimi mi?
Elbette değil.
Hoş böyle bir ilişki ilişkinin de sürdürülemeyeceği çok aşikardır.
Fakat maalesef bugüne kadar bu anlayışın üstünde bir alternatif de yaratılmamıştır ülkemizde.
Dolayısıyla önceliğimiz, Türkiye’den nasıl para koparabiliriz yerine kendi kaynaklarımızla nasıl ayakta kalabiliriz koşullarının gereğini yerine getirmeyi önümüze ciddiyetle koymalıyız.
Yoksa bu gidiş bir müddet sonra hiç arzu etmediğimiz bir sürecin içinde yok olup gitmeye yüz tutan bir toplumun feryatlarına dönüşecek.


Bu haber 748 defa okunmuştur

:

:

:

: