BEŞ HASTAYA HAYAT VERDİ

Bir Hafta Önce Geçirdiği Beyin Kanaması Sonucu Yoğun Bakıma Kaldırılan Üniversite Son Sınıf Öğrencisi Kardelen Çetin’in Beyin Ölümü Sonrasında Ailesi Tarafından Bağışlanan Organları, 2’si Ülkemizde 3’ü ise Türkiye Cumhuriyeti’nde Olmak Üzere 5 Kişiye Hayat Verdi.
Bir Hafta Önce Geçirdiği Beyin Kanaması Sonucu Yoğun Bakıma Kaldırılan Üniversite Son Sınıf Öğrencisi Kardelen Çetin’in Beyin Ölümü Sonrasında Ailesi Tarafından Bağışlanan Organları, 2’si Ülkemizde 3’ü ise Türkiye Cumhuriyeti’nde Olmak Üzere 5 Kişiye Hayat Verdi. 10 Yıl Önce Kendileri Organ Bağışçısı Olmak için Türkiye’de Kayıt Yaptıran Kardelen’in Anne ve Babası, Bu Kez Ülkemizde Kızlarının Organ Bağışını Yapmak için Zor Bir Karar Verdiler. Bu Karar, Organ Bağışının Önemini Bir Kez Daha Ortaya Koydu.

Organ Nakil Sürecinin Başlatıldığı Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin Başhekimi Prof. Dr. Müfit C. Yenen, Sağlık Bakanlığı Koordinasyon Kurulu Genel Sekreteri Doç. Dr. Düriye Deren Oygar, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Uzmanı ve Kalp Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu ve Kardelen Çetin’in Ailesi Organ Bağışının Önemine Dikkat Çekerek, Halka Organ Bağışı Çağrısında Bulundu.

Prof. Dr. Müfit C. Yenen; “Ruhsatlı Bir Kalp Nakil Merkezi Olarak Organ Bağışı Konusunda Halkı Bilinçlendirici Çalışmalarımıza Hız Vereceğiz.”

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi adına taziye mesajında bulunan Başhekim Prof. Dr. Müfit C. Yenen, genç yaşında hayatını kaybeden Kardelen Çetin için büyük üzüntü içinde olduğunu ve sevgili ailesine başsağlığı dilediğini ifade etti. “Genç yaşta kaybettiğimiz değerli kardeşimiz, ailesinin isteği doğrultusunda diğer insanlarda yaşamaya devam edecek.” diyen Prof. Dr. Müfit C. Yenen, Kardelen Çetin’in organ bağışına yönelik yaşanan süreçle ilgili açıklamalarına şöyle devam etti; “Hastamızın beyin ölümü gerçekleştikten sonra organ bağışçısı olduğunun ilan edilmesiyle birlikte, ruhsatlı bir Kalp Nakil Merkezi olarak tarafımıza durum KKTC Organ Nakil Merkezi’ne bildirilmiştir. Organ Nakil Merkezi’nin araştırmaları sonucunda Kuzey Kıbrıs’taki listelerde organ nakli için uygun bir alıcı bulunamaması nedeniyle, konuyla ilgili Türkiye’deki mercilere haber verildi. Sonrasında, hastanemizde gerçekleştirilen operasyonlarla organlar alınarak uygun alıcılara nakledilmek üzere gönderildi.”

Ülkemizde organ bağışının yaygınlaşması konusunun önemine dikkat çekmek istediğini yineleyen Prof. Dr. Müfit C. Yenen, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’nin ruhsatlı bir Kalp Nakil Merkezi olarak organ bağışı konusunda halkı bilinçlendirici çalışmalarına hız vereceğini, bu konuda da halkımızdan destek beklediklerini bildirdi.
Saffet Çetin; “Kardelen’in Anne ve Babası Olarak Aldığımız Bu Kararla, Bir Kardelenimizi Kaybettik, Öte Yandan 5 Kardelenimizi Yaşattık Diye Düşünüyoruz.”

Kardelen Çetin’in babası Saffet Çetin, eşiyle birlikte kızları adına aldıkları organ bağışı kararı ile ilgili yaptığı açıklamada, 10 yıl önce Türkiye’de eşiyle birlikte organ bağışçısı olmak için kayıt yaptırdıklarını, kızlarının başına gelen bu acı verici ve talihsiz durum karşısında, yine birlikte verdikleri kararla, Kardelen’in organlarını da bağışladıklarını ifade etti. Yaşadıkları derin acıya rağmen organ bağışının önemine dikkat çekmek istediklerini belirten Saffet Çetin, duygularını, eşi ve kendi adına şöyle dile getirdi; “Bizimbir tane kızımız gitti. Ama başkaları hayat bulur, can bulurdüşüncesiyle kızımızın organlarını bağışladık. Hiçbir şekilde rahatsız değiliz. Yapmış olduğumuz davranışın, yaşadığımız topluma örnek olmasını diliyoruz. Çünkü öldükten sonra toprağa gömülüyor ve sonrasında kimseye faydası olmuyor. Bu şekilde ise sağlığı kötü durumda olan insanlara fayda sağlanabiliyor.Bizim kızımızın adı Kardelen. Biz şu anda Kardelen’imizin organlarını bağışladık. Bizler şuanda bir Kardelenimizikaybettiköte yandan 5 Kardelenimizi yaşattık diye düşünüyoruz. İnşallah bağışladığımız organlar gittikleri yerde nakledilen kişilere can olur.

Kardelenimizin ömrü onlara helali hoş olsun. Biz bundan dolayı kendimizle, kızımızlagurur duyuyoruz. Yaşadığımız toplumdaki insanların da bu şekilde bağışlar yapmalarını canı gönülden diliyoruz. Allah’tan organ bağışladığımız kişilere de sağlık diliyorum.”

Doç. Dr. Düriye Deren Oygar; “Kardelen’in Böbrekleri Ülkemizde İki Hastaya Nakledilirken, Kalp, Karaciğer ve Kornealar ise Organ Bağışı Bekleyen Hastalara Nakledilmek Üzere Türkiye’ye Gönderilmiştir.”

KKTC Sağlık Bakanlığı Koordinasyon Kurulu Genel Sekreteri Doç. Dr. Düriye Deren Oygar ise organ bağışının önemini vurgulayan açıklamalarında, tüm dünyada organ bağışının organ yetmezliği ile mücadele eden hastalar için bir umut ışığı olduğunu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde de 2017 yılından beridir organ bağışı yapılabildiğini bildirdi.

“Türkiye’de kendilerinin de organ bağışçısı olduğunu öğrendiğimiz Kardelen Çetin’in ailesine teşekkürlerimi sunarım. Kızlarının beyin ölümü gerçekleştikten sonra organ bağışının öneminin bilinciyle burada bu bağışı yapmışlardır. Böylece ülkemizdeki iki böbrek hastasına, kalp, karaciğer ve korneaların Türkiye’ye gönderilmesiyle oradaki hastalara şifa olmuşlardır.”diyen Doç. Dr. Düriye Deren Oygar, bekleme listelerinin KKTC Sağlık Bakanlığı Koordinasyon Kurulu’nun bünyesinde değerlendirildiğini, listelerdeki hastaların ihtiyaç durumuna göre sırasıyla bu organların dağıtıldığını söyledi.

Çetin Ailesi’nin bağışıyla Kardelen’in böbreklerinin KKTC’de iki hastaya şifa olduğunu ifade eden Doç. Dr. Düriye Deren Oygar, ülkemizde karaciğer ve kornea nakillerinin henüz yapılmaması, kalp için ise bekleyen hastaların sağlık durumlarının o gün için uygun şartlarda olmaması nedeniyle, bu organların Türkiye’ye gönderildiğini kaydetti.

Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu; “Organ Bağışı Bütün Ülkelerde Olduğu Gibi Ülkemizde de Toplumsal Bir Vazife Olarak Nitelendirilmelidir.”

Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Anabilim Dalı Uzmanı ve Kalp Nakil Merkezi Sorumlu Hekimi Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu ise Kardelen Çetin’in beyin ölümü sonrasında ailesinin duyarlılık göstererek organ bağışında bulunduğunu, bunun da olgunluk ve fedakarlık gerektiren bir davranış olduğunu belirtti.

Organ bağışının bütün ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de toplumsal bir vazife olarak nitelendirilmesi gerektiğini söyleyen Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu, ülkemizdeki organ bağışı ve nakli ile ilgili süreçlerle ilgili şunları kaydetti; “Organ nakilleri ile ilgili yasalarda en önemli nokta alıcıların belirlenmesine yöneliktir. Bu alıcıların belirlenmesinde o ülkenin sağlık bakanlığına bağlı organ nakil komisyonu görev almaktadır. Organ nakil komisyonları, organları en uygun şekilde dağıtmakla yükümlüdür.”

Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu; “Nakil Operasyonları Artık Ülkemizde de Büyük Bir Başarıyla Gerçekleştirilmektedir.”

“Tüm dünyada zamanla yarışılarak yapılan nakil operasyonları artık ülkemizde de büyük bir başarıyla gerçekleştirilmekte, uygun alıcının ülkemizde bulunmaması halinde Organ Nakil Komisyonu’nun çabalarıyla ve yasalara uygun olarak organlar Türkiye’ye gönderilmektedir. Halkımızın organ bağışı konusunda her geçen gün artan duyarlılığı ve göstermiş oldukları hassasiyet biz sağlık çalışanlarını yüreklendirmekte ve bu konuda ülkemizdeki umut ışığını artırmaktadır.” ifadelerini kullanan Yrd. Doç. Dr. Özlem Balcıoğlu, organ yetmezliği yaşayan hastaların organ bağışları ve uygun hastalara yapılan organ nakilleri ile tekrardan hayatlarına dönebildiklerini, Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi sağlık çalışanları olarak organ bağışının ülkemiz için değerinin ve öneminin bilinciyle, organ bağışı ve nakli konusunda yapılacak bütün çalışmaların ve hazırlıkların sürdürülmesinde büyük bir gayretle çalışmaya devam edeceklerini bildirdi.
Bu haber 172 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER