Siz bu planı kime çıkarıyorsunuz!

Bölgenin kaderini teşkil edecek, önümüzdeki 20 yıl, özellikle İskele-Yeniboğaziçi bölgesinin geleceğini belirleyecek, İskele-Yeniboğaziçi-Mağusa İmar Planı’nın geri sayımı başladı. Planın bu yılın sonunda yürürlüğe girmesi için gerekli çalışmaların yürütüldüğünü biliyoruz.
Bölgenin kaderini teşkil edecek, önümüzdeki 20 yıl, özellikle İskele-Yeniboğaziçi bölgesinin geleceğini belirleyecek, İskele-Yeniboğaziçi-Mağusa İmar Planı’nın geri sayımı başladı. Planın bu yılın sonunda yürürlüğe girmesi için gerekli çalışmaların yürütüldüğünü biliyoruz.
Ancak çok konuşulan hatta basına sızan bazı haberlerde, planın haksız ve adaletsiz uygulamalara yol açacak hükümlerinin henüz iyileştirilmediği yönünde duyumların geldiğini görüyoruz. Bu da, iyimserliğimizin önüne kara bir leke olarak seriliyor.
Burada önemli olan, herşeyi yasaklamak değil, yatırımcının önünü kesmek değil, makul olan ölçüde, nefes alınabilecek bir yeşil alan ve doğallığı korumak olduğunu gözardı etmeden, adaletli bir planın yürürlüğe girmesini sağlamak.
Ülkenin kalkınmaya ihtiyaç duyulan bu köşesinde eğer yatırımcıyı küstürür, imar planı adı altında bu bölgenin rantını, belirli kişi veya kişilere peşkeş çekerseniz, bu plan üzerinde şaibelere neden olursunuz.
Devlet, marjinal görüş veya kişilerin at oynatacağı yer olmamalı, devletin gelecek planları belirli ideojilerin egolarına asla teslim edilmemeli. Devlet ciddiyeti içerisinde, vatandaşın, yatırımcının, müteahhidin hakları gözetilerek, verilen hakların gasp edilmesine olanak sağlamayacak şekilde adaletli bir imar planına imza atılmalı ki, vatandaş “devlet babanın” adaletine güvenebilsin.
Eğer siz devletin olanaklarını belirli kişilere peşkeş çeker ve sadece onların rant elde edebilmesine imkan sağlarsanız, yarın başkaları gelir kendi adaletlerini sağlamak adına, başka işler yapar.
Müteahhitler Birliği Başkanı Cafer Gürcafer’in geçen gün program esnasında söylediği şu söz gerçekten dikkatimi çekmişti, ne demişti Cafer Gürcafer;
“İskele-Yeniboğaziçi ve Mağusa bölgesi planlamaları ile ilgili olarak 250-300 bin dönümün planlaması için çalışılırken, burada yatırımcının, sözü edilen veya mağdur edilen yatırımcının kapsadığı 3-5 bin dönüm alanı ya geçer ya da geçmez diyen Gürcafer, bizim bu planı riske atmamamız gerektiğini orta yol bir formülün bulunması gerektiğine işaret etti.”
Özetle, siz yaklaşık 250-300 bin dönümlük bir arazinin planlamasını yapıyorsunuz ama bukadar büyük bir arazi içerisinde 3-5 bin dönümlük anca yer tutan yatırımcının önünü kesiyorsunuz, sonra da bunu “ben çevreyi, doğayı, yeşili” koruyorum diye konuşuyorsunuz. Buna kargalar bile güler.
Siz gerçekten bu yukarıda saydığım özellikleri ve doğayı koruyacaksanız, bu arada birilerine de haksız kazanç sağlayacak ayrıcalıklara son vermelisiniz ki, inandırıcı olasınız, değil mi?
Birileri bu plan sayesinde oldukça büyük rant elde ederken, bazı yatırımcılar sıfırla çarpılacak ve siz buna adaletli bir plan hazırladık diyeceksiniz.
Bence bu plan üzerinde biraz daha titiz çalışmalı diyorum. Eğer bize gelen bu duyumlarla bu planı ortaya koyup, yasalaştırmaya kalkışırsanız, bu plan onay almaz.
Hatta daha ciddi bir şey söyleyeyim, bu plan mevcut hükümeti bile etkiler, çok ciddi söylüyorum. Zira gelişmeler bu yönde. Vatandaş huzursuz, bölge halkı huzursuz, belediye başkanları huzursuz, zarara uğratılan, ayrımcılığa uğrayan yatırımcı huzursuz.
Peki o zaman sorarım ben size “Siz bu planı kime çıkarıyorsunuz?”

Bu haber 494 defa okunmuştur

:

:

:

: