Doğru söze ne denir..

“Gelişme yolundaki ülkelerde statülerini yukarıda göstermek için borç alıp gelirinin üzerinde harcama yapan insan sayısı fazladır (gösteriş tüketimi.) O nedenle AVM'lere, kafelere, lokantalara bakıp 'Herkes alışverişte demek ki durum iyi' sonucunu çıkarmak doğru olmayabilir”
“Gelişme yolundaki ülkelerde statülerini yukarıda göstermek için borç alıp gelirinin üzerinde harcama yapan insan sayısı fazladır (gösteriş tüketimi.) O nedenle AVM'lere, kafelere, lokantalara bakıp 'Herkes alışverişte demek ki durum iyi' sonucunu çıkarmak doğru olmayabilir”
Bu tespitler Sayın Mahfi Eğilmez Hocama ait.
Size de Tanıdık geliyor mu?
Zira bana geliyor..
Çünkü içinde bulunduğumuz durum buna çok güzel bir örnek teşkil ediyor.
Şöyle ki; çevrenize şöyle bir başınızı kaldırıp bakın. Etrafınıza göz gezdirin.
Göreceğiniz en önemli şey yollardaki lüks otomobillerdir
Ev fiyatının iki katına mal olan otomobiller.
Peki olamaz mı?
Elbette olur.
Hali vakti yerinde olur, yüksek kazanç getiren bir işi olur, devlete karşı vergi yükümlülüğünü bir tamam yerine getirir. Paşalar gibi de hayatını istediği gibi yaşar. Bunu kimse de garipsemez.
Lakin bordro bağımlısı bir memursunuz, aldığınız maaş belli,giderleriniz de belli.
Peki ya bu şartlarda kullandığınız lüks otomobillere nasıl sahip oluyorsunuz?
Bunun bir izahı olmalı elbet
Ya sabit maaşınızın yanında bir geliriniz var ki bu aile desteği, ikinci iş vs olabilir
Ya haksız bir kazanç sağlıyorsunuz
Ya da borçla harçla lüks yaşamayı seçiyorsunuz.
Ki 3. seçenek çoğu zaman tercih edilen oluyor.
Yani gösteriş uğruna lüks yaşamayı marifet sayan azımsanmayacak bir kitle var bizim ülkemizde de.
Dolayısıyla Mahfi Eğilmez hocanın dediği gibi bizim ülkemizde de gelirinin çok çok üzerinde harcama yapan bir kitle var.
Lüks ev, lüks otomobil, pahalı cep telefonları,pahalı giysiler ,pahalı parfümler vs.vs.
Haliyle bu durum ülkede yanıltıcı bir izlenim sunuyor bizlere. Ve bütün bunları görünce ekonomimizin şaha kalktığını zannebiliriz.
Oysa borç harç yaratılmaya çalışılan bu lüks arayışı yanında evine ekmek götürmekte zorlanan, çocuğuna okul harçlığı veremeyen eğer varsa, ki olma olasılığı kuvvetle muhtemel , taksitlerini ödeyemeyen çok insan var aramızda.
Dolayısıyla yollarda gördüğümüz lüks otomobiller, pahalı restoranlar ve eğlence yerlerindeki kalabalıklar, Türkiye/Avrupa tatilleri,
gibi birçok kişisel faaliyetin de borçla yapıldığı izlenimi bende hakim.
Ve tabiki aman dikkat diyorum..
Ayağımız yorganımızı geçmesin.
Çünkü bunun örnekleri hiç bir zaman iyi bir emsal oluşturmamıştır yeryüzünde.
Sonu hep hüzünle felaketle bitmiştir.
Tam da bu nedenle hepimiz çok ama çok dikkatli olmak zorundayız..

Bu haber 500 defa okunmuştur

:

:

:

: