25 Kasım görüşmesi

Lute’nin son adaya gelişi ile yapmış olduğu mekik diplomasisi sonucunda . Genel sekreter Guterres tarafları 25 Kasımda Berlin’de görüşmeye çağırdı .
Lute’nin son adaya gelişi ile yapmış olduğu mekik diplomasisi sonucunda . Genel sekreter Guterres tarafları 25 Kasımda Berlin’de
görüşmeye çağırdı .
Görüşmenin yapılabilmesi için de BM GS’nin şart koştuğu .
Referans şartlarının bir tamam olması .
Referans, yabancı kökenden gelen bir kelime .
Fransızca bir deyim .
Açılımı, kaynak veya tavsiye .
Kıbrıs görüşme masasında bana göre anlamı .
Kaynaktır .
Yani, bir anlaşmaya varılabilmesi için, tarafların çözümü sağlamak gayesi ile getirecekleri kaynaklardır .
Bu kaynaklar, karşılıklı taraflar arasında görüşülüp. Nerelerde mutabık kalacaklarını amaçlamaktadır .
Lute gitti geldi. Yine gitti geldi ve sonra da geldiği yere gitti .
Mekik diplomasisinden bir şey çıkmadı .
Tabii bu arada Türkiye’nin “Barış Planı Harekatı “ başladı .
Sn. Akıncı’nın harekatla ilgili yaptığı açıklama, hala daha tartışılmakta .
Karşılıklı suçlamalar yapılmakta .
Bu hareket sadece yurt içinde değil .
Kıbrıs ve Türkiye’de de karşılıklı devam etmekte . Toplumu germekte ve de bölmekte .
25 Kasım görüşmesi, Devletin tepesindeki iki kurum arasında. 180 derece ters bir eğilim yaratmıştır .
Aslında bu 25 Kasım görüşmesi ile bağlantılı olan bir durum olmasa gerek .
Bu, Hükümet programının yazılması ve yeni Hükümetin iş başına gelmesi ile başlayan ve nerede ise bir kaosu andıran bir durum .
Hükümet, görüşme masasından artık Federasyon tezinin çekilmesini . Onun yerine İki Devletli bir çözüm modelinin gelmesini istiyor .
Bunu da Hükümet Programına koymuşlar .
Devletin diğer zirvesindeki Cumhur Başkanlığı ise . Federasyon tezinde ısrarlı .
Yeni Hükümet güven oyu alır almaz . Ankara yolcusu oldu .
Hemen akabinde de de “Eşit Egemenliğe” dayanan bir ortaklık modelini ortaya attı .
Görüşmeciden de bu tez doğrultusunda hareket etmesini istedi .
Bu isteği kim yaptı ?
Başbakan Sn. Tatar .
Peki Sn. Tatar’ın bu açıklamasının ve istekte bulunmasının arkasında Ankara yok mu ?
Sn. Tatar, bu gücü Ankara’dan almıyor mu ?
Kıbrıs müzakereleri ve Kıbrıs konulu ilişkilerde, Türkiye by-pas yapılabilir mi ?
Onu atlayıp girişimde bulunmak mümkün mü ?
Türkiye, artık Kıbrıs’ta yapılacak bir anlaşmada . Mevcut görüşme çerçevesinin dışına çıkarak alternatif çözüm önerileri sunmaya başladı.
Türkiye’yi buna zorlayan acaba neydi ?
41 yıllık Kıbrıs müzakere sürecinde, karşı tarafın zamana oynaması ve Türk tarafı ile dalga geçmesi .
Nitekim, her zaman yeni haberleri Güneyden alıyoruz .
Bizde görüşmelerle ilgili karartma devam etmekte .
Rum basınına sızan haberlerde .
Türkiye BM’ye referans şartları olarak şunları önermiş .
- Kurulacak ortak Devlette . İki varlığın eşit Egemenliği .
- Kurulacak Devlette . İki varlığın . Konfederasyon . Gevşek Federasyon ve desantralize Federasyon içerecek siyasi eşitliğe dayanan yeni bir ortaklık modeli .
Bunlar garantör Türkiye’nin Kıbrıs’ta bulunacak bir çözüm için yeni ortaklık modelleri .
Türkiye, tek başına masada Federasyon modelini görmek istemiyor.
Alternatiflerini de ortaya koyuyor .
Üçlü konferanstan veya görüşmeden sonra, Taraflar anlaşsa da. Garantör Türkiye, üçlü görüşmenin sonuçlarını onaylamaz ve beşli toplantı tahakkuk etmezse . Süreç nereye varacak ?
Üçlüden ikiliye inerek, bir 40 yıl daha Kıbrıs Türk Halkının geleceğinden çalınmaya devam mı edilecek .
Hükümet Mecliste çoğunlukta .
Kıbrıs konusunda da iki parti arkasında .
Sn. Akıncı Cumhurbaşkanı olarak. Görüşmecilik yapabilir .
Fakat, Meclis çoğunluğunu by-pas etmeyerek bu işi yapabilir .
Unutmayalım ki, Ülkemizde Temsili Parlamenter sistem var .
Meclis çoğunluğunun üstünde başka bir irade yok .
Buna bir istisna .
Dört senede bir, Halkın iradesi var .
Bu gerçekler ışığında .
Üçlü zirveden bir şeyler çıkacağını beklemek, pek de umut verici olmasa gerek .



Bu haber 956 defa okunmuştur

:

:

:

: