Artık umut bile değilsiniz..

Ağzınla kuş tutsan o iş olmaz derdi rahmetli babam.
Ağzınla kuş tutsan o iş olmaz derdi rahmetli babam.
Peki neden olmaz derdim.
Çünkü o tren çoktan kaçtı derdi.
Tufan Erhürman ve Kudret Özersay.
Akademik kökenli 2 insan.
Gençliğin verdiği dinamizm, akademinin sağladığı özgüven, bilgi ve donanım alışılagelmiş mevcut siyasetçi profiline bir nitelik katmıştı.
Açıkçası ben dahil büyük bir çoğunluk bu durumdan hoşnut olmuştuk.
Hoş halen aynı memnuniyeti duyuyorum kendi adıma.
Lakin şunu da belirtmek de büyük fayda vardır ki bugün her 2 siyasetçi de toplumun beklentilerini karşılayacak bir potansiyeli ortaya koyamadı.
Yani bu ne demek?
Aslında şu demek; ne Tufan Erhürman, ne de Kudret Özersay ve aynı oranda partileri toplumun beklentilerini karşılayamadılar.
Ve bu durumdan mütevellit büyük bir hayal kırıklığı oldular.
Hoş çok enteresandır ki, bugün her iki siyasetçimiz ve büyük oranda partileri de bunun farkında dahi değiller. Farkında olmadıkları için de zannediyorlar ki mevcut siyaseti değiştirdiler ve mevcut siyasetçi profilini de olması gereken çağdaş bir görüntüye kavuşturdular.
Peki gerçekten öyle mi?
Çok çok üzgünüm ama maalesef öyle değil.
En azından benim de kişisel beklentim bu olmasına rağmen böyle bir değişimi göremedim.
Ama neden?
Tabi ki bunun birden çok nedeni vardır.
Lakin en önemli neden her iki siyasetçinin de siyasi kariyerleri için kendi istikballerinin önünü açmaya yönelmeleridir. Dolayısıyla önce halkın ihtiyaçları ya da toplumsal önceliklerini tespit edip önlerine koymak yerine, bildik yöntemlerle denizaşırı güç odaklarının etkili olduğu alışılagelmiş 40 yılın siyasetini benimsediler.
Peki ya sonuç?
Sonuç büyük bir hayal kırıklığı.
Her iki siyasetçi de toplumda yarattıkları intibayı yıkıp geçtiler.
Kişisel beka, hırs, kibir,ego ve her şeyi en iyi ben bilirim tavan siyaseti ile de maalesef bir yere varamayacaklarını anlayamadılar.
Özet olarak bugün her iki siyasetçi de toplumsal beklentileri karşılayamamış, üzerlerine kurulan umutları köreltmiş ve çoğunluk olarak halktan kopmuş, dar bir kesime hitap eder hale gelmişlerdir..
CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman, kendi ayakları üzerinde duran üretime dayalı bir ekonomi tezi ile yola çıksa da bunu sözden ileriye taşıyacak adımları atamadı. En azından bir yılı aşkın bir süre ülkeyi yöneten başbakan olarak bu yönde somut bir gösterge ortaya koyamadı.
HP Başkanı Kudret Özersay ise, temiz toplum, temiz siyaset , temiz ilişkiler, şeffaf yönetim anlayışı, hesap verebilir bir devlet diyerek halkın karşısına çıktı.
Elbette bu kolay bir süreç değildi..
Hoş bugüne kadar Başbakan Yardımcısı rolü ile bunların ne kadarını yapabilmiştir Kudret Özersay, işte o takdiri sizlere bırakıyorum. Lakin kendi kişisel siyasi hırsları için kurduğu ilişkiler, medet umduğu çevreler toplumda kaygı yaratmıştır.
Sonuç olarak bugün yeni bir sayfa olarak addedilen ve büyük umutları besleyen akademisyen kökenli siyasetçilerin etkin rol oynadığı Kıbrıs Türk Siyaseti halkın beklentilerine yönelik adımları atamayarak büyük bir hayal kırıklığına vesile olmuşlardır.





Bu haber 521 defa okunmuştur

:

:

:

: