Her şeyi doğru bilemezsiniz

Benim kendi düşüncem tabi, elbette tartışabiliriz.
Benim kendi düşüncem tabi, elbette tartışabiliriz.
Bana göre Halkın Partisi en büyük hatayı 4’lü koalisyonu kendine göre haklı gerekçelerle bozduktan sonra UBP ile hükümet kurmakta yaptı.
Peki neden?
Açıkçası ben HP’nin 4’lü koalisyonu bozmasına hiç takılmadım. Bunu doğal karşıladım, zira bu hükümet kurulurken her koalisyon hükümetinde olduğu gibi yürümeme olasılığı her zaman vardır.
Nitekim HP de kendine göre doğru, ya da yanlış birtakım gerekçeler ortaya koyarak bu hükümetten ayrıldı.
Dolayısıyla ben bunu bir kusur, ya da hata olarak görmüyorum.
Burada yapılan esas hata 4’lü koalisyonu umduğu gibi bulmayan HP’nin parti olarak bu süreçte çok büyük bir performans gösterdiğini söyleyemem. Dolayısıyla dağınık bir görüntüde, umduğunu bulamayan,istediğini yapmakta zorlanan ve en önemlisi bugünkü kadar yıpranmamış bir HP’nin UBP ile koalisyon hükümeti kurmak yerine dışarıda kalarak muhalefet görevini üstlenmesi doğru olandı.
Lakin HP içinde çoğunluk bir grup hükümete ortak olup güçlü olmayı murat edince bugün can çekilen HP’nin nasıl bu duruma geldiğini kolayca anlayabiliyoruz.Nitekim HP 4’lü koalisyondan ayrılma gerekçelerini haklı veyahut haksız dayanaklarla sıraladıktan sonra yapması gereken halkla birlikte yürümekti muhalefet saflarında.
Kaldı ki HP Başkanı Kudret Özersay’ın seçim sonrası UBP ile kahve bile içmeyeceğini çok net bir şekilde ifade ettikten sonra UBP’de Genel Başkan değişikliği ile yaşanan yönetim değişikliğini bahane ederek hükümeti kurması başta UBP’li seçmenler olmak üzere halkın büyük bir çoğunluğundan tepki görmüştür.
Ve o vakitten sonra o çoğunluk hem Halkın Partisine hem de Başkan Kudret Özersay’a karşı güvenini yitirmiştir..
Bütün bunların akabinde Kudret Özersay’ın bilgisi dahilinde olduğuna inandığım Sabahattin İsmail ve Serden Hoca’nın 4’lü koalisyon hükümeti devam ederken resmi veyahut gayrı resmi HP adına UBP Genel Başkanı Ersin Tatar ile yemekli bir ortamda UBP-HP koalisyonunu görüşmeleri, ve bu görüşmede Kudret Özersay’ın Cumhurbaşkanı adaylığına ilişkin de konuşulduğunu bu yemeğe bizzat katılan Serden Hoca tarafından da doğrulanmıştı. Gazeteci Hasan Hastürer’in kaleme aldığı ve ilk kez ayyuka çıkan bu ilişkileri ortaya çıkardığı makalesinde de bütün bunların yaşandığını okuyarak öğrenmiştik.
Hoş bu temas ile ilgili bugüne kadar ne HP’den ne de Başkan Kudret Özersay’dan bir yalanlama da gelmemiştir.
Dolayısıyla ortaya çıkan bu durumun çok masumane bir hareketi içermediğini de belirtmekte fayda görüyorum.
Tabi haliyle bütün bunlar 4’lü koalisyonda olmadığı kadar UBP-HP koalisyonunda hem HP’yi hem de Başkan Kudret Özersay’ı yıpratmıştır.
Peki 4’lü koalisyondan ayrıldıktan sonra ne yapmalıydı HP?
Muhalefette kalmalıydı.
UBP-CTP koalisyonuna veyahut içinde HP’nin olmadığı diğer seçeneklere fırsat vermeliydi.
Ha olmadı.
Makul bir sürede erken seçime gitmeyi göze almalıydı…
Fakat bunu yapmadı.
Hükümetin ortağı olmayı tercih etti.
Muhtemelen bu yazdıklarım HP’li dostları kızdıracak ama, şimdi bu satırlardan kendine pay çıkarmayan değerli dostlarım, ilk seçimde karşılaşacakları tabloyu gördükleri zaman ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklardır...


Bu haber 429 defa okunmuştur

:

:

:

: