Milletvekilleri = masraf

İNGİLTERE, son haftalarda milletvekillerinin maaşlarından ayrı aldığı ve iğneden ipliğe vergi yükümlülerine ödettirdiği masraf skandalıyla çalkalanıyor..
İNGİLTERE, son haftalarda milletvekillerinin maaşlarından ayrı aldığı ve iğneden ipliğe vergi yükümlülerine ödettirdiği masraf skandalıyla çalkalanıyor..

Genelde skandal, yolsuzluk gibi olumsuz tanımlamaları, Muhafazakar Parti iktidarı döneminde sık sık duyardık.. Zaten bu skandallar birçok politikacının istifasına yol açtığı gibi, akçeli konulara karışan milletvekillerinden hapse giden bile olmuştu..
Bu sene İşçi Partisi’nin iktidara gelişinin 12’inci yıldönümü.. 1997 yılından bu yana çok şeyler değişti.. Köprülerin altından çok sular aktı..İşçi Partisinin ikinci başbakanı Gordon Brown’nın başı şu sıralar, kendi kabinesi, milletvekillerinden yana dertte.. Öyle bir dertte ki nasıl kurtulacağını kendisi de bilmiyor..
Nasil bilsin.. Masraf skandalının bir ucu da Başbakan’a dayanıyor.. O da bu işe kıyısından, köşesinden bulaşmış durumda..
Nasreddin Hoca’nın meşhur sözü aklıma geliyor.. “Kabahat samur kürk olsa, kimse üstüne almazmış”..

Aynen İngiliz milletvekilleri daha doğrusu İşçi Partililer de bu sözü doğrularcasına, masrafları vergi yükümlülerine ödettirmenin “kabahatini”, kendilerinden başka herkese yüklüyorlar..
Mevcut sisteme göre yıllık maaşları 100 bin sterlini geçen milletvekilleri , “ikinci ev” masrafı adı altında, yılda 24 bin sterline kadar masraf talep edebiliyorlar..
Yani ayda ekstra 2 bin sterlini “masraf” adı altında alma hakkına sahipler.. Bunu almayan milletvekili var mı bilmiyorum.. Ancak, alanların adları, nerelere harcadıkları, kimlere verdikleri çarşaf çarşaf basında yayınlanıyor..
İçişleri Bakanının kocasının evinde izlediği porno film DVD’lerinden tutun da yatak döşeğine, buzdolabından son model plazma TV’ye, mutfak eşyasından , yatak-yorgana, çatal kaşıktan, duvardan duvara halıya kadar aklınıza gelebilecek her türlü eşya, “İkinci ev masrafı” adı altında alınmış.. Harcanmış..
Bunlardan yıllarca kimsenin daha doğrusu Avam Kamarasında görevli kişilerden başkasının pek haberi olmadı.. Ta ki gazetelerden biri , “çek defteri gazeteciliği” denen, parayla bilgi , materyal alınmasına girişene kadar..
Şimdi hepsinin kirli çamaşırları ortaya dökülüp, saçılmaya başladı.. Ortada aslında yasal olmayan bir durum yok.. Milletvekilleri, kendi seçim bölgeleri dışında başkent Londra’da yaşadıkları için böyle bir ek ödeme hakkına sahipler.. Ancak ikinci ev masrafı adı altında , ev satın alan mı istersiniz, seks kasetlerine para ödeyenleri mi, yoksa kendine özel koruma tutup koruyan milyarder milletvekillerini mi ?
Başbakan Gordon Brown’nın bile ,bu ekstra paradan, erkek kardeşine, “ temizlikçi” parası adı altında 6 bin sterlin, ödeme yaptığı ortaya çıktı..
İkinci ev diye gösterilen evlerde yaşamayıp, bu paralarla ev alıp, dayayıp döşeyip karına satan milletvekilleri de az değil.. Bakanlar da bu listenin üst sıralarında..
İngiliz basını, bu belgeleri satın alan meslektaşlarını eleştirse de ortaya çıkan gerçeklerden kaçış yok.. Yıllık 100 bin sterlin yetmezmiş gibi tüm masraflarını kendi bütçelerini biraraya getirmeye çalışan milyonlarca vergi yükümlüsünün sırtından çıkartmak, kime yakışır?
Üçüncü dünya ülkesi olarak Batılıların kabul ettiği yerlerde olur zannedilen skandallar, artık demokrasinin beşiği Britanya’da, meşhur Westminster Sarayı’nın göbeğinde yaşanıyor

Kredi krizinin en fazla hissedildiği Avrupa ülkesinde, sade vatandaş, sokaktaki insanlar bu soruların yanıtlarını aramakla meşgul..
Politikacılar bugüne kadar seks, para, şahsi çıkarlar konusunda skandala karışmıştı.. Öyle masrafları nedeniyle gündeme gelen pek olmamıştı..
24 bin sterlin az bir para değil.. Hele masraf olarak düşünürseniz.. Bir yıl ailesini, çoluk çocuğunu bu parayla geçindirenlerin sayısı azımsanmayacak kadar fazla İngiltere’de..

Sen yılda 100 bin sterlinden fazla maaş alacaksın.. Bakan, milletvekili olacaksın.. Sonra da iğneden ipliğe herşeyini bu ekstra masraf adı altındaki paradan talep edeceksin..
Kabahati doğal olarak kimse üzerine almıyor..
Son kuruşuna kadar masraflarını kullanan hiçbir milletvekili, konuyu kabahat olarak görmüyor....

Başta, Başbakan Gordon Brown, sistemin kendisinin hatalı olduğunu öne sürüyor.. Milletvekillerinde hata yok, sistem hatalı görüşünde..
Başbakan böyle düşünür de , yardımcısı daha mı farklı sanki..
Harriet Harman da Avam Kamarası görevlilerinin, konuyu tam araştırmadığı, görevini yapmadığını savunuyor. Ona göre Meclisteki masraflarla ilgili muhasebe dairesi, kabahatli..

Avam Kamarası Başkanı Michael Martin ise bu konuda en fazla başı ağrıyacak kişi..
Neden mi? Milletvekillerine ait özel bilgileri koruyamadığı ve basının eline düşmesine engel olamadığı için.. Kabine bakanları, milletvekilleri “yanlış” yaptıklarını kabul etmiyorsa, ortada bir günah keçisinin bulunması şart.. O da , meclisin başı, sırları korumakla görevli Michael Martin..

Başta Martin olmak üzere, Başbakan Brown, yardımcısı Harman şimdi üç maymunları oynuyor.. “Görmedim, duymadım, söylemedim”
Bakalım masraf skandalı nereye ulaşacak.. Daha neler öğrenip, neler göreceğiz..Nasıl sonuçlanacak ..
Bu haber 240 defa okunmuştur

:

:

:

: