Vah ki ne vah..

Başbakan Ersin Tatar Maraş'ı 2020'nin sonunda açmayı hedeflediklerini söyledi.
Başbakan Ersin Tatar Maraş'ı 2020'nin sonunda açmayı hedeflediklerini söyledi.
Nerde?
İstanbul’da katıldığı bir televizyon programında.
Peki nasıl olacak o iş?
Yani kapalı Maraş’ı açacaklarmış.
İyi güzel de bunu nasıl yapacaklar?
Bu konuda nasıl bir plan yapmışlar?
Tık yok
Peki mülkiyet sorunu ne olacak?
Bu nasıl halledilecek?
BM ile bu konuda bir istişare var mı?
Cumhuriyet Meclisi ile konuşuldu mu bu konu?
Sayın Cumhurbaşkanı ile bir istişare oldu mu?
Bildiğim kadarı ile hayır.
Ne BM ile bir istişare söz konusu, ne meclise bir bilgilendirme var, ne de Sayın Cumhurbaşkanı ile bir istişare yapıldı.
Oysa konu Maraş.
Önemli bir konu.
Dolayısıyla böylesi bir konunun çok daha ciddi bir şekilde ele alınması gerekiyor.
Kaldı ki Maraş’ı açıyoruz demekle Maraş’ı açmak çok farklı şeylerdir ki bunu icraata dönüştürmenin meşruluğu çok büyük öneme haizdir.
Zira Maraş öyle ha deyince açılamayacak kadar uluslararası hukuka dahil olmuş bir meseledir.
Haliyle de Maraş adımını atabilmenin yegane yolu uluslararası hukuka uygun adımların atılmasıdır. Belli ki hükümet ortaklarının Maraş konusunda belli bir görüş birliği yok.
Zira bu konuyu gündeme taşıyan ve icraata dönüştürmeye çalışan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay’ın Maraş’ta atılacak her adım uluslararası hukuka uygun olarak atılacak söylemine karşın, Başbakan Ersin Tatar Maraş’ı nasıl olursa açarım yaklaşımını sürdürmeye devam ediyor. Başbakan Tatar özellikle Türkiye’ye yaptığı ziyaretlerde bu konuyu açıkça istismar ederek, Maraş’ı açacaklarını Türk iş insanlarının yatırım için hazır olmalarını telkinini yapıyor.
Oysa Maraş’ın sahipleri var.
Oradaki malın mülkün sahipleri var.
Dolayısıyla kimin malını kime vereceksiniz?
Bu mümkün mü?
Değil.
Sayın Tatar bunu bilmiyor mu?
Bence biliyor.
Peki ama neden böyle yapıyor?
Tamamen popülizm.
Tamamen Türk kamuoyuna şirin görünmek.
Yoksa aksini düşünmek istemiyorum.
Başbakan olmuş bir kişinin BM kararlarından, uluslararası hukuktan bi haber olduğunu düşünmek dahi istemiyorum.
Böyle bir olasılığı aklıma getirmemeye çalışıyorum.
Zira Cumhurbaşkanı adayı olmaya hazırlanan toplumun önünde yürümeye aday bir kişinin devlet olma ciddiyetinden anladığı bu olmasa gerek diye düşünüyorum.

Bu haber 314 defa okunmuştur

:

:

:

: