Toplumsal derinlik kaybolursa..

Birileri belli ki anlamakta zorlanıyor.
Birileri belli ki anlamakta zorlanıyor.
Olsun.
Biz anlatmaya devam edelim.
Ve tabi ki hep birlikte gücümüzün yettiği oranda, kimseyi incitmeden, kimseyi kırmadan, dökmeden bunu yapalım.
Elbette kimseyle kişisel bir derdimiz yoktur.
Bununla birlikte birbirimizi sevmek zorunda değiliz. Ve elbette görüş ayrılıklarımız, düşünce farklılıklarımız olur ve olacaktır da.
Lakin hepimiz bu topraklarda yaşayan insanlarız.
Aynı havayı soluyan, aynı gökyüzü altında sabaha uyanan insanlarız.
Haliyle böyle bir durumda tek galimiz yurdumuz olur. Daha kaliteli bir yaşam, insan haklarına saygılı bir düzen,demokratik değerleri benimsemiş ve içselleştirmiş bireylerden oluşan bir toplum, ve nihayetinde herkesin eşit olduğu sosyal ve hukuksal bir yapı.
Peki içinde bulunduğumuz düzende bütün bunlar mümkün mü?
Değil.
Peki neden değil?
Sebebi şu ki, bizim ülkemizde birbirini anlayıp empati kurabilen insan sayısı çok az..
Bu temel üzerinden gidersek göreceğimiz şey insanların ortaya çıkan koşullardan ve Kıbrıs’ın siyasi belirsizliğinden mütevellit oluşan sosyal kırılmalar toplumsal ayrışmayı da beraberinde getirmiştir..
Bununla birlikte kültürel yozlaşma da toplumsal yaşamda etkisini hissettirmektedir.
Sosyal yaşamda eşit sağlık hizmeti hakkı, eşit eğitim hakkı, eşit gelir hakkı vs derken bugün toplumun sosyal yapısında kırılmalar yaşandığını görebiliyoruz.. Kaldı ki bunları yaşayarak tecrübe ediyoruz. Bugün ülkemizde sağlık hizmetinden herkes eşit düzeyde yararlanabiliyor mu? Ya da çocuklarımız eğitim hizmetinden eşit oranda faydalanabiliyor mu?
Hayır.
Peki neden?
Eşit olmayan gelir adaletinden.
Bugün bir eve binlerce lira haksız gelir düşerken, bir eve hak ettiği halde ekmek bile zor girebiliyor.
Bütün bunlar sınıflar arası garklılığı daha derin bir ayrılığa sürüklüyor.
Aynı şekilde daha iyi koşulları olan aileler çocuklarına sağladıkları imkanlar sayesinde daha kaliteli eğitime ulaşabiliyor iken, böyle bir imkana sahip olmayan ailelerin çocukları ya yeterli eğitimi alamıyor, ya da yeterince iyi olan eğitim kurumlarında okuyamıyor. Ve tabiatıyla arada ciddi bir farklılık oluşuyor, gettolar ortaya çıkıyor. Bütün bunların ortaya çıkardığı zincirleme etkiyle kültürel yozlaşma ciddi şekilde toplumsal varlığımızı tehlikeye atacak kadar bizleri tehdit etmektedir.
Bu yozlaşma ait olmadığımız bir kültürün bizlere dayatılmaya çalışılmasının da önünü açmaktadır.

Bu haber 752 defa okunmuştur

:

:

:

: