Bir garip durum..

KKTC istatistik Kurumu'nun Projeksiyonuna göre resmi veri olarak 31 Aralık 2018'de öngörülen nüfusumuz 372 Bin 486'dır.
KKTC istatistik Kurumu'nun Projeksiyonuna göre resmi veri olarak 31 Aralık 2018'de öngörülen nüfusumuz 372 Bin 486'dır.
Buna artı 1 yıl 2019'u ve kayıt dışını da eklelim..
Özetle şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki,aslında nüfusumuz şöyle böyle biliniyor ama gerçek rakam açıklanmıyor.
Dolayısıyla burada toplumun ısrarla talep etmesi gereken şey, gerçek nüfusun açıklanması olmalıdır.
Peki neden?
Sebep şu ki; Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan insanlar için başta sağlıklı bir ekonomi, sağlık, eğitim vb. politikalar oluşturulabilsin..
Aksi takdirde her şey günü kurtarmaya yönelik olacak.
Kısacası ülkemizde her alanda bir planlama yapılması elzem bir hal almıştır.
Lakin nüfusunu bilmeyen yöneticilerin oldukça kalabalığız tanımlaması ile bu planlamanın yapılamayacağı da bir gerçek.
Malum bugün hastanelerimiz tıkanmış durumda, Doktorlar çaresiz, ilk ve orta dereceli okullarda 20/25 kişi olması gereken sınıflarda 35/40 öğrenci eğitim almaya çalışıyor. Öğretmenler çaresiz.Enerji kaynakları son limitine gelmiş, yollar sokaklar malumunuz, yağan yağmurla birlikte altyapı yetersizliğinden tıkanmayan yol, mahalle, bucak kalmamış.
Yollarımız mevcut haliyle yetersiz.
Kanalizasyon şebekesi ihtiyaçlara cevap verebilecek nitelikte değil.
Şehirler plansız büyümekte.
Adli olayların önü alınamıyor.
Hapishane binası KKTC yurttaşı olmayan insanların çoğunluğunda doldu taştı.
Lakin bütün bunlara rağmen yönetenlerimiz bu durumu kendilerine dert etmiyor.
Ülkemizde hiçbir alanda sürdürülebilir ve günün ihtiyaçlarına yönelik planlama yapılamıyor.
Şimdi bütün bunlar gün gibi ortada dururken,
Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay malum kendisi aynı zamanda bağımsız Cumhurbaşkanı adayı, Güzelyurt’a yaptığı bir ziyarette vatandaşlarla sohbet anında şöyle bir ifade kullanıyor ve diyor ki Cumhurbaşkanı seçilirsem ekonominin iyileştirilmesi için çalışacağım..
Şimdi bu nasıl iş?
Sayın Özersay’ın partisi hükümet ortağı. Hoş şu günlerde kendisi bağımsız. Fakat bu hükümet ortağı olduğu bu hükümetin halihazırda Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı olduğu gerçeğini değiştirir mi?
Elbette değiştirmez..
Hoş iktidar ortağı olarak bugüne kadar bu yönde nasıl çalışmaları olmuştur?
Ekonominin iyileştirilmesi adına kimlerle nasıl bir strateji belirlemiştir?
Kaldı ki ekonominin sürdürülebilir bir yapıya kavuşması icin gerekli hiçbir öneriyi bugüne gelinceye dek ciddiye almazken Sayın Özersay, Cumhurbaşkanı olunca ekonomiyi düzeltme vaatlerinde bulunması sanırım bir bana absürt gelmiyordur.
Hoş ekonomiye yön vermek, iyileştirmek, veyahut sürdürülebilir politikalar belirlemek parlamenter sistem içinde Cumhurbaşkanı’nın görevi mi?




Bu haber 723 defa okunmuştur

:

:

:

: