Meclisin yoğunluğu

Çağdaş olsun. Klasik olsun. Devletlerin siyasal açıdan itici güçleri meclisleridir. Yani yasamadır.
Çağdaş olsun. Klasik olsun. Devletlerin siyasal açıdan itici güçleri meclisleridir.
Yani yasamadır.
Siyasi sistemleri, Demokrasi ile yönlendirilen ülkelerde, bu kural şaşmazdır.
Siyasi hayatın merkez kaç kuvveti olup.
Siyasi çarkın motorunu, teşkil etmektedir.
Bu motor çalıştığı sürece. Ülkelerdeki siyasal düzen, tıkırında gider demektir.
Aksi, siyasal sistemde ve dolayısı ile ülkelerin yaşam düzeylerinde aksamalar. İnişli yokuşlu dalgalanmalar olur.
Bu da en basit şekli ile vatandaşa olumsuz yansımakta. Vatandaşın idareye karşı olan tavrının belirlenmesinde, birinci derecede önem arz etmektedir.
Demokrasilerin bel kemiğini teşkil eden unsur. Kurallar manzumesidir.
Bunların çıkış kaynağı da Demokrasilerde yasama görevini yapan meclislerdir.
Demokratik Siyasal sistemin olmazsa olmazıdır.
İçte ve dışta, Devletin gidişatına yön veren belli başlı erktir.
Siyasal sistemlerde buna, yasama denilmektedir.
Yasama, kuvvetler ayrımının bir parçasıdır.
Tümü, yasama , yürütme ve yargı olarak demokratik sistemlerin vazgeçilmezleridir.
Bazı Demokrasiler, bunları birbirinden ayırmaktadır.
Bazılarında ise, yasama ile yargı birleşmiş durumdadır.
Atatürk Türkiye’sinde. Yasama ve yürütme, bir bütündür.
Bizde.
Tam kuvvetler ayrılığını, Anayasamız benimsemiştir.
Anayasal kural olarak bu böyle.
Fakat uygulamada. Bu yok.
Yasama yürütme bütünleşmiş gibi.
Yasama, yürütmenin baskısı altında demeyeceğim.
Fakat etkisi altında.
Bu nedenle de Yasamadan beklenen performansı bulmakta güçlük çekilmekte.
Meclis ve komitelerin çalışmasından beklenenleri görmek, mümkün olmamaktadır.
Yasalar ve öneriler, yıllarca komitelerin ve meclis genel kurulunun raflarında beklemekte. Hele hele siyasetteki istikrarsızlık nedeni ile normal süresini tamamlamayan ve erken seçime giden ülkemizde.
Raflarda bekleyen tasarı ve önerilerin tümü kadük olduğundan. Yeni dönem için yeniden sil baştan bir uygulamaya gidildiğinden. Genel kuruldan çıkmaları başka baharlara kalmış demektir.
Bizim ülkemizde bu denli gelişmeler istisnai olmaktan çıkmış.
Siyasette bir yaşam biçimi haline gelmiştir.
Meclisimizin sitesine girdim.
Yasa tasarısı ve önerileri bölümüne.
Meclisimizde şu anda 65 yasa tasarısı ile 22 yasa önerisi var.
Toplam 87 yasa tasarısı ile yasa önerisi.
Bildiğim kadarı ile yasa tasarısı ve önerileri. Haftanın bir gününde görüşülüyor.
Diğer birleşim. Gündem dışılıkla geçiyor.
Tabii bunun evveliyatı da İlgili komitelerde görüşülme süreci var.
Tasarı ve önerilerde. 2018 tarihini taşıyanlar var.
Bunların içerisinde. Halk sağlığını ilgilendiren bir yasa önerisi bulunuyor.
Sebze, meyve toptancı halleri yasa önerisi. 15 .5 . 2018 tarihinden itibaren mecliste bekliyor.
Aslında bu öneri, çok evvel meclise getirilmiş. Kadük ola ola 2018’ lere kadar gelmiş.
Genel hastanenin Onkoloji bölümü, kanser vakalarından dolup taşmış durumda.
Nerede ise her gün, kanserden aramızdan ayrılanları görüyor duyuyoruz.
Yine her Allah’ın günü. Sebze ve meyvelerde çıkan ilaç kalıntılarının haberlerini dinliyor, okuyoruz.
Hayati olan bu yasa önerisi ise, meclisin tozlu raflarında hala daha bekletilmekte.
İnsanlarımız ise ilaç kalıntılı sebze ve meyveleri yiyerek onkolojideki kanserli vatandaş ordusuna dahil edilmekte.
Yoğunluk o kadar çok ki Kanserli yeni vakalara onkoloji bölümünde yatak bulmak mümkün olmamaktadır.
İnsan hayatını çok yakından ilgilendiren bu yasa önerisinin. Mecliste yasalaşmamasının vebali acaba kim ve kimlerde ?
Bu gidişle, Burhan Nalbantoğlu Hastanesinin tüm servisleri onkoloji bölümü haline gelecek.
Gıda maddelerini zaptı rap altına alacak bu öneri, yani hal yasası. Ne zaman yasalaşacak ve insanlarımız güvenlik içinde sebze ve meyve yiyecekler ?

Bu haber 588 defa okunmuştur

:

:

:

: