Kıbrıs’ı kurtarabiliriz!..

“Kıbrıs’ı kurtarmak için alttan alma ve teslimiyetçi politikalar bir yana bırakılmalıdır…
“Kıbrıs’ı kurtarmak için alttan alma ve teslimiyetçi politikalar bir yana bırakılmalıdır…
Hukuk silahı ve gücü kullanarak direnişçi ve talepkar politikalar izlemeliyiz…
Kıbrıs sorunu toplumlar arası anlaşmazlık zemininden çıkarılmalı, yeniden istila ve işgal zeminine oturtulmalı…
Ortak savunma doktrini yeniden canlandırılmalı…
İki ülke arasında daha sıkı askeri işbirliğine gidilmeli…
Ordunun silah sistemleri acilen modernize edilmeli, süper silahlar alınmalı…
Ordu bol bol F-16 ve F-35 almalı…
Bu şekilde Kıbrıs’ı kurtarabiliriz…”
Yukarıda sözü edilen bu cümleler kime mi ait? Yunanistan Genelkurmay Başkanlığı Onursal Başkanı Manusos Parayudakis’e ait…
Bizim taraf yakın geçmişte Crans Montana’da “çözüm” diye Türkiye’nin garantörlüğünü tartışmaya açmak için can atarken, diğer garantör Yunanistan’ın gündemi ne? Neyi konuşuyor? Bilin istedim…
Bu sözlerin 10’da birini bizim garantörümüz Türkiye’den biri etse acaba ne olurdu?
Büyük kıyamet kopar, söylenmedik söz kalmazdı, eminim…
Merak ediyorum. Acaba Yunanlı komutan, neden RMMO’ya bol bol F-16 ve F-35 almayı öneriyor? Ordunun süper silahlarla acil modernize edilmesini istiyor?
Gökyüzünden bize çiçek atmak için mi?
Biz Türkiye’nin 1960 İttifak Anlaşmalarında olduğu gibi adadaki asker sayısını 650’ye çekmesini önerirken, RMMO’nun Kıbrıs Türkü’nün güvenliği için mi güçlenmeye çalıştığını düşünüyor sunuz?
Artık gerçekleri görme zamanı geldi. Bu toplum ham hayalle bir yere varılamayacağını gördü. Geride kalan yarım asırlık süre, bunun kanıtlarıyla dolu.
Elbette kimse Türkiye’ye vilayet olmak istemiyor. Ama bu tartışmayı açanlara sormak lazım. Türkiye’den böyle bir talep oldu mu ki, yüksek sesle reddetme ihtiyacı duydunuz?
Oturduğunuz koltukların güvenliğini, 1974’de Mehmetçikler, mücahitler kan dökerek, can vererek sağlamadı mı?
Türkiye’nin müdahale hakkının olmadığı bir adada, çok meraklı olduğunuz Avrupa Birliği yarın olası bir gerilimde kaç gün sonra adaya gelebilir? Neyle gelir? Brüksel’den gelen politikacılar mı sizin evinizi, toprağınızı koruyacak?
Ya da Birleşmiş Milletler mi güvenliğimizi sağlayacak?
Sahi Birleşmiş Milletler, dünyada en son kan dökülen bir yerde barışı ne zaman sağlayabildi?
Öyle ya da böyle Türk askeri 1974’ten bu yana adada barışın teminatıdır. Sadece Kıbrıs Türkü’nün değil, Rumların da can güvenliği, Türk askerinin adadaki varlığıyla oluşan denge politikasıyla sağlanmıştır.
Elbette Kuzey Avrupa ülkelerinden birinde olsak, belki bu askeri güçlere de gerek kalmaz, iki toplum el sıkışır, yaşayıp giderdik.
Ama bu belalı coğrafyada karşı tarafta “Kıbrıs’ı nasıl kurtarırız” başlıklı askeri doktrinler hazırlanırken, siz burada Türk askerini göndermeyi bir seçenek olarak masaya sürerseniz, bu en iyi tabirle saflık olur.
Kuzuyu kurda emanet edip, “sakın yeme” diyen çobana inanmak istiyorsanız bunun bedelini ağır olarak öderseniz.
Kıbrıs Türkü 1974 öncesinde bu bedeli ödedi. Aynı bedeli bir daha ödemek bu toplumun felaketi olur. Bizden söylemesi…





Bu haber 691 defa okunmuştur

:

:

:

: